Erişilebilirlik

Türkiye’den Katar’a Destek


Körfez ülkeleri arasında başgösteren gerginlikten rahatsız olan ülkeler listesinde ilk sıralarda Türkiye yer alıyor. Son dönemde Katar’la güçlü ilişkiler kuran Ankara, Riyad yönetimiyle de sorun yaşamıyor.

Suudi Arabistan’ın başını çektiği ülkelerin Katar’a yönelik yaptırımları Ankara’da sıkıntı yarattı.

Her ne kadar Suudi Arabistan ve Katar arasında arabulucu olmak için telefon diplomasisi yapmış olsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar’ın izole edilmek istenmesine tepkili.

Erdoğan: “Katar’a yönelik yaptırımların kaldırılacağını ümit ediyorum”

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi’nde dün düzenlenen Büyükelçiler İftarı’nda konuşan Erdoğan, Katar'a karşı başlatılan yaptırımları, doğru bulmadığını ifade etti.

Erdoğan, “Körfez İşbirliği Konseyi üyelerinin kendi aralarındaki meseleleri karşılıklı diyalog yolu ile çözmesi en doğru yoldur. Bu çerçevede Katar'ın ortaya koyduğu soğukkanlı ve yapıcı tutumu takdirle karşılıyoruz. Terör örgütlerine karşı etkin bir mücadele verdiğini yakinen bildiğimiz Katar'ın bu şekilde izole edilmeye çalışılması hiçbir sorunun çözümüne katkı sağlamayacaktır. En kısa sürede Katar'a yönelik tüm yaptırımların kaldırılacağını ümit ediyorum. Burada farklı bir oyun oynanıyor. Bu oyunun arkasında kimler var şu anda henüz onu tespit edebilmiş değiliz. Bölgenin daha da karışmaması için fırsat kollayanların umutlarını boşa çıkarmalıyız” dedi.

Katar’la imzalanan protokoller yasalaştı

Adalet ve Kalkınma Partisi bu konudaki tutumunda ne kadar kararlı olduğunu gündemin 101. ve 102. sırasında bulunan Katar'la ilgili iki kanun tasarısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun bugünkü gündemine sokarak göstermiş oldu.

Bunlardan ilki, Türkiye ile Katar arasında Katar topraklarında Türk kuvvetlerinin konuşlandırılmasına ilişkin uygulama anlaşması ile anlaşmanın tadili hakkındaki protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı. Tasarı Çarşamba gecesi yapılan oylamada kabul edildi.

Buna göre şu anda Katar’da inşa edilmiş askeri üste 200 olan Türk Silahlı Kuvvetleri gücünün mevcudiyeti 3000 ila 5000’e yükselebilecek.

Diğer kabul edilen tasarı ise Türkiye ile Katar arasında jandarma eğitim ve öğretimine ilişkin kanun tasarısı.

Bu tasarının genel kurulda kabul edilmesiyle “Birlik, karargah ve kurumlara ziyaretler; tarafların okul, eğitim merkezi ve birliklerinde karşılıklı verilecek eğitim ve öğretim; iç güvenlik eğitimi, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele eğitimi, toplumsal olaylara müdahale eğitimi, askeri kolluk görevlerine yönelik eğitimler ve mobil eğitim timi görevlendirmeleri; her iki tarafın birlik, karargah ve kurumlarında verilecek görev başı eğitimi; tarafların okul, eğitim merkezi ve birliklerinde karşılıklı verilecek kurslar, müşterek konularda tecrübe ve bilgi mübadelesi ile teknolojik iş birliği; eğitim-öğretim ve teknik-lojistik konularda bilgi ve tecrübe aktarımı maksadıyla ‘danışmanlık hizmeti’ sağlanması ile Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim, öğretim ve kurs görmek üzere personel gönderilmesi” yürürlüğe girmiş oldu.

CHP’li Çiçek: “Tasarıların bugün genel kurula indirilmesi ihtiyaç değil, siyasi adım”

CHP İstanbul milletvekili ve TBMM Milli Savunma Konseyi üyesi Dursun Çiçek, Adalet ve Kalkınma Partisi Meclis Grubu’nun hamlesini siyasi bir adım olarak nitelendirdi.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Çiçek, “Bu ne savunma ihtiyacı ne de devletin ihtiyacıyla açıklanabilir. Bu siyasi iktidarın Katar’a destek vermeye yönelik siyasi bir adımıdır. Siyasi adımın arkasında hangi ilişkiler var millet olarak merak ediyoruz. CHP olarak da alelacele gündeme getirilmesini yanlış buluyoruz. Bu anlaşmalar Katar krizi gündemden düştükten sonra Genel Kurul’a gelse sıkıntı olmayacaktı. Ama zamanlama siyasi destek anlamına geliyor” dedi.

CHP milletvekili Dursun Çiçek, Türkiye’nin Katar’daki krize tezkere çıkarmak yoluyla müdahil olacağı iddialarını gerçekdışı buluyor: “Türk Silahlı Kuvvetleri oraya gitmez ve silahlı çatışma olmaz. Katar’dan geliştirilen bu iddiaların temel amacının İhvan (Müslüman Kardeşler) gibi merkezlere ve kendi seçmen tabanlarına mesaj vermek olarak değerlendiriyorum.”

Kılıçdaroğlu’dan AKP’ye “Rabia simgesinden vazgeçin” çağrısı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dün Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmada hükümeti uyardı.

CHP lideri, “Ortadoğu’da akan kanlardan hepimizin ders çıkarması lazım. Eğer siz siyaseti etnik ve dini siyaset üzerinden yaparsanız acıyı önleyemezsin. Bizim bu konuda hükümete önerilerimiz var. Birinci öneri: Katar İhvan’a desteğini kesmeli, bu konuda İhvan’ı destekleyecek siyasetten AKP uzak durmalı. Bu çok tehlikedir. Aynı şekilde Rabia simgesinden de vazgeçmelidir. Siz gitmişsiniz Müslüman dünyanın terör örgütü olarak gördüğü ihvanın simgesini AKP’nin işareti olarak yapıyorsunuz. Hani bunun yerlisi, hani bunun millisi.
Bir terör örgütünün dört parmağını kendinize simge yaptınız” dedi.

Mensur Akgün: “Öncelik darbe ve savaş ihtimalini ortadan kaldırmak”

Katar gerilimi büyürken hükümete yakın dış politika uzmanlarından “diyalog” uyarıları geliyor. Dış politika uzmanı Prof. Mensur Akgün, Karar gazetesindeki köşesinde “Suudi Arabistan’ın Katar’ı Bahreyn’leştirmek, kendi çıkarlarına hizmet eder bir ‘beylik’ haline getirmek istediği doğrudur. Katar’ın Suudi taleplerine boyun eğmesi de Katar’ı Katar olmaktan çıkartır. Katar, boyun eğerse 1971’den bu yana aşama aşama elde ettiği yumuşak gücünü, ikna kabiliyetini, dolayısıyla da dünya siyasetindeki ağırlığını kaybeder. Tüm bunların bize de zararı dokunur. Fakat şu aşamada düşünülmesi asıl gereken, krizin istikrara kavuşmasının sağlanması, savaş, müdahale, darbe gibi olasılıkların ortadan kaldırılmasıdır” yazdı.

XS
SM
MD
LG