Erişilebilirlik

Türkiye'de Eğitim Sistemi Velileri Kaygılandırıyor


Türkiye’deki anne babalar ve çocuklar, milli eğitimin içinde bulunduğu durumdan şikayetçi. Hükümet eğitimde reforma gideceğini belirtiyor ancak eğitim, AK Parti hükümetinin iktidara geldiğinden beri siyasileştiriliyor.

Milli eğitimin içinde bulunduğu durumdan rahatsız olan veliler ve öğrenciler sokaklara dökülmüş durumda. Uzmanlar milli eğitim sisteminde yer alan sorunların birçoğunun kökeninin 1980’lerdeki askeri yönetime dayandığını belirtiyor.

12 Eylül darbesiyle birlikte solcu eğilimli yada liberal görüşe sahip olduklarından şüphelenilen binlerce öğretmen görevden atılmıştı. Darbenin getirdiği yeni düzenlemelerle birlikte bireysel hak ve özgürlükler kısıtlandı, devlete bağlılığı öne çıkaran katı bir disiplin sistemi oluşturuldu.

Geçtiğimiz ay eğitimdeki sorunlara dikkati çekmek amacıyla yurt çapında protestolar düzenlendi. Öğrenciler, sistemin ve koşulların daha da kötüye gittiğinden şikayetçi.

Kütüphane ve laboratuvardan yoksun olduklarını belirten öğrenciler sınıflarının da öğrenim için uygun olmamasından şikayetçi. “Bu koşullarda nasıl eğitim, öğretim yapılabilir ki” diye yakınan öğrenciler, okulların ve öğretmenlerin zamanın gerisinde kaldığını belirtiyor.

Hükümet yetkilileri eğitime büyük önem verdiklerini ve bu alanda reform yapmak için çalıştıklarını belirtiyor. AKP hükümeti döneminde eğitime ayırılan bütçe artmış olmasına rağmen uzmanlar şu ana kadar uygulamaya geçirilen reformların gelişigüzel yapıldığına ve planlanan reformların da sürekli değişken bir yapı içerisinde olduğuna dikkati çekiyor.

Hükümetin din derslerine verdiği önemin artması ve bununla birlikte birçok okulu İmam Hatip Liselerine dönüştürmesi birçok velinin çocuklarını devlet okullarından almasına neden oldu. Bu da, daha önce Türkiye’de pek yaygın olmayan özel okulların sayısının artmasına neden oldu.

Ortalama bir özel okulun harcı 10 bin dolardan başlıyor, bu rakam da Türkiye’nin ortalama gelirinin üzerinde. Ancak çocuklarının eğitiminden endişe duyan aileler pek fazla seçenekleri olmadığı görüşünde. Devlet okuluna giden öğrencilerin nelerle karşılaşabileceğini bilemediklerini belirten veliler, din derslerine verilen önemin artmasından ve okulların katı bir dini disiplin çerçevesinde eğitimlerine devam edecek olmalarının kendilerini düşündürdüğünü belirtiyor. Bu tür bir ortamda öğrencilerin serbestçe düşünüp, kendilerini geliştiremeyeceklerini ifade eden veliler, öğrencilerin de baskı altında yetişeceklerinden korktuklarını belirtiyor.

Milli eğitimin içinde bulunduğu durumdan endişelenenler sadece veliler ve öğrencilerle sınırlı değil. Sanayi ve endüstri de bu durumdan pek memnun değil. Finansbank Baş Ekonomisti İnan Demir Türk ekonomisinde elde edilen ilerlemelere rağmen artık bu ilerlemenin durduğunu ve bunun temel nedenlerinden birinin de eğitimden kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’deki iş gücü potansiyelinin tam olarak kullanılamadığını belirten Demir, kullanılan kısmının da aslında çok daha verimli bir şekilde kullanılabilecek kapasitede olduğunu belirtiyor. İş gücü potansiyelini doğru yönlendirip, kullanmanın ve ekonomiyi büyütmenin yolunun eğitimden geçtiğini belirten Finansbank Baş Ekonomisti, bu anlamda Türkiye’nin pek fazla bir reform girişiminde bulunmadığına dikkati çekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a göre dinini tanıyan bir nesil yetiştirmek eğitimin temel önceliklerinden birisi olmalı. Ancak Cumhurbaşkanı’nın bu görüşüne katılmayan uzmanlar kendisini ‘toplum mühendisliği’ yaparak, AK Parti’ye destek vermeye devem edecek olan yeni bir seçmen tabanı yaratmayı planladığını belirtiyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Profesörü Kerem Cankoçak, toplum mühendisliğine dayalı bir eğitim sisteminin pahalıya mal olabileceği uyarısında bulunuyor. Milli eğitim sisteminin giderek daha da kötüleştiğini belirten Profesör Cankoçak, otuz yıldan fazla bir süre önce, lisede öğrenci olduğu yıllarda evrimin ders kitaplarında yer aldığını ancak şimdiki lise müfredatında evrim konusunda hiçbir bilginin bulunmadığını söylüyor. Evrim dersi olmadan genetik ve biyoloji öğretilemeyeceğini belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Profesörü, müfredatında bilim olmayan bir ülkenin kalkınamayacağını söylüyor.

Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlerde öne çıkacak olan konulardan biri de milli eğitim politikası. Ancak AKP bölünmüş durumda olan ve milli eğitim politikasına katkıda bulunmaktan uzak bir görüntü çizen muhalefete göre çok daha iyi bir konumda bulunuyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

EKOTÜRK Stüdyo VOA 24 Mayıs
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:06 0:00
XS
SM
MD
LG