Erişilebilirlik

‘Türkiye Başkanlık Sistemine Geçerse Üyelik Süreci Yeniden Değerlendirilecek’


Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri, 16 Nisan’daki halk oylamasında anayasa değişikliği kabul edilerek, Başkanlık Sistemi’ne geçilirse üyelik sürecinin yeniden değerlendirileceğini açıkladı.

Kati Piri, geçen yıl 9 Kasım’da yayımlanan 2016 Yılı Avrupa Birliği (AB) Türkiye İlerleme Raporu’nda kaleme aldığı ciddi eleştiriler nedeniyle AKP hükümetinin tepki gösterdiği bir isimdi.

AB Bakanı Ömer Çelik ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “önyargılı” olmakla suçladığı rapor da Türkiye tarafından resmi olarak AB’ye iade edilmişti.

Bu sıkıntılı dönemden sonra Piri, 21 Şubat’ta yeni rapor hazırlığı için Ankara’ya geldi. Piri, AB ve Dışişleri bakanlıkları nezdinde kabul edilmedi ancak hükümetten daha üst düzeyden bilgi almasıyla dikkat çekti. Piri, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile biraraya geldi. Piri’nin neden Başbakan Yardımcılığı düzeyinde görüşme gerçekleştirdiği noktasında ise, Şimşek’in, hükümetin yabancı yatırımcılar, kredilendirme kuruluşları gibi tepki gösterdiği kesimlerle diyaloğu yürüten isim olarak ön plana çıktığı kulislerde ifade edildi. Piri, Şimşek’in yanısıra iktidar partisi AKP’nin dış politika alanında uzman milletvekilleri Mehmet Gülpınar, Berat Çonkar ve Fatma Benli ile de öğle yemeğinde biraraya geldi.

İktidar cephesi sonrasında Piri, DİSK, KESK gibi sendikal kuruluşlarla da görüştü. Piri, Meclis’te siyasi partilerle de temaslarda bulundu. Piri, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ve İstanbul Milletvekilleri Selina Doğan ve Onursal Adıgüzel’le görüştü. Ardından HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile ayrı ayrı biraraya geldi.

CHP de Piri’yi yapıcı eleştiriye davet etti

Bu arada CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, görüşme sırasında Piri’nin geçtiğimiz aylarda raporunu açıklaması sonrasında “Türkiye ile müzakereler geçici olarak dondurulsun” önerisinde bulunmasına tepki gösterdiği açıklandı. Kılıçdaroğlu’nun, Piri’ye, “Bir raportör olarak olumlu-yapıcı eleştirilerde bulunarak, Türkiye’nin zor zamanlarında AB üyeliği sürecinden kopmaması için çalışması” yönünde görüşlerini aktardığı dile getirildi.

Piri halk oylaması sürecine dikkat çekti

AP Raportörü Kati Piri ise, Ankara sonrasında İstanbul’da Cumhuriyet Gazetesi’ne ziyaret gibi basın özgürlüğü alanındaki gelişmeleri de ele aldığı temasları sonrasında üç günlük değerlendirmelerini basın açıklamasıyla duyurdu.

Türk halkı açısından zor bir dönemden geçildiğini kaydeden Piri, sayısız terör saldırısı, komşu ülke Suriye’deki savaş, 250 can kaybına yol açan darbe girişimi ve takiben olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesiyle çok sayıda vatandaş açısından anayasal hakları ihlalleri ortaya çıktığını ve tutuklamalar yaşandığını söyledi. Ülkede yaşanan bu zorluklarla mücadele edilmesinin herhangi bir hükümet için mutlaka zor olduğunu kaydeden Piri, ancak AP ile birlikte Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Konseyi’nin temel insan hakları açısından ciddi kısıtlamalara gidilmesinden endişe duyulduğuna dair sayısız kez görüş bildirdiğini hatırlattı. Türkiye’nin en eski gazetesi Cumhuriyet’ten 10 gazeteciye hapis cezası verilmesini, Güneydoğu’da belediye başkanlıklara kayyım atanmasını ve HDP Eş Başkanları’nın da aralarında bulunduğu muhalefet milletvekilleri hakkındaki tutuklama kararlarını da anımsatan Piri, “OHAL kaldırılarak Hükümet (Türk Hükümeti) demokrasiye ve Türk anayasasına bağlılığa geri dönünceye değin Parlamento (AP), üyelik müzakerelerini dondurma çağrısı yapmaktan başka bir olanağa sahip görünmemektedir,” açıklaması yaptı.

Piri, hükümetin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nı (AGİT) 16 Nisan’daki halk oylamasını izlemek üzere ülkeye davet etmesinden memnuniyet duyduğunu da söyledi. Piri, halk oylaması süreci açısından taraflarca eşitliğe uygun şekilde Başkanlık Sistemi aleyhine veya lehine görüşlerin kamuoyuna ulaşması gerektiğini de ifade etti. Ardından Kati Piri, halk oylamasında eğer “Evet” oyu çıkarsa “AB bu durumda Kopenhag Kriterleri açısından yeni hükümet yapısının uygunluğunu değerlendirecektir. Gelecek rapor Venedik Komisyonu’nun temelinde değerlendirmeleri içerecektir,” dedi.

Piri, ayrıca Ankara – Brüksel hattındaki gerilimli ilişkiyi de işaret ederek, gelecek aylarda ileriye doğru adımlar atılmasını umut ettiğini söyledi. Piri, vize serbestliği, terörizmle mücadele ve Suriye’deki savaşın durdurulması gibi konularda adımlar umut ettiğini vurguladı.

Piri, AP olarak aday ülke konumundaki Türkiye’nin temel haklara bağlılığı, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı gibi süreçlerine odaklandıklarını ve ayrıca Türkiye’nin, AB üyesi adayı sıfatıyla yerine getirmesi gerekli gerçekçi ilerlemeler bulunduğunu dile getirdi. Piri, sözlerini AP’nin Türkiye’nin üyeliğinin her zaman güçlü destekçisi olduğu görüşüyle noktaladı.

Türkiye’deki medyada hedef gösterildi

Bu arada Piri’nin, İstanbul’da yaptığı basın açıklaması Türkiye’deki medya kuruluşlarınca sadece halk oylamasıyla ilgili bölümü alınarak “küstahlık” ve “tehdit” gibi ifadelerle haberleştirildi. Piri’nin açıklamasından sadece halk oylamasında “Evet” sonucu çıkmasında durumunda Türkiye’deki yeni hükümet biçimini değerlendirmek gerekeceği yönündeki sözleri medyaya yansıdı. Piri’nin, Başkanlık Sistemi’ne geçildiğinde AB’nin yeniden Kopenhag Kriterlerine göre durum değerlendirmesi yapması gerektiğine ilişkin sözleri “tehdit” olarak yorumlandı.

XS
SM
MD
LG