Erişilebilirlik

Türk Hükümetinden ABD’yle Müzakere Adımı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sert çıkışlarına karşın Türk hükümetinden ABD tarafıyla müzakereler yürütüleceği mesajları geldi ve tutuklu Amerikan diplomatik misyon personeli Metin Topuz’un avukatıyla görüşebileceği açıklandı.

Türkiye’de gözler, Washington–Ankara hattındaki son krize ilişkin ABD’den gelecek heyete çevrildi. Bunun işaretini Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ verdi. Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’la telefonda görüştüğünü anımsatarak, bunun yapıcı bir görüşme olduğunu duyurdu. Bozdağ, “İki ülke arasında, temsilcilerin bir araya gelip bu konu üzerinde çalışmaları kararı alındı ve bu karar gereği önümüzdeki günlerde bir araya gelinecek, çalışılacak ve sonucuna göre de bir adım atılacaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, Çavuşoğlu-Tillerson görüşmesini anımsatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatları çerçevesinde bu konunun çözülmesiyle ilgili Amerikalıların teklifini aldık. Bunu değerlendireceğiz, detaylı bir şekilde buna bakacağız. Bizim açımızdan aslında ortada karmaşık bir tablo da yok. Yani Türkiye'de devam eden bir yargı süreci var. Bu kişilerle ilgili ifadeler, sorgulamalar devam ediyor. Bırakın yargı konuyla ilgili gerekli kararını versin. Amerika veya bir başka ülke, Türkiye'deki yargı süreçlerine saygı duymak zorundadır. Nasıl başka ülkeler, bizim vatandaşlarımız yargıya konu edildiği zaman tutuklandığı, sorgulandığı veya ülkeye giriş yasağı konduğu gibi örneklerle karşılaştığımızda bize yargının bağımsızlığını öne sürüyorlarsa aynı şekilde Türkiye'de de bir yargı bağımsızlığı var. Bu kararı veren bir savcı var. Devam eden bir soruşturma var” dedi.

Bozdağ: Topuz’un ifadesi avukatı huzurunda alınmıştır

Hükümet Sözcüsü Bozdağ ise, Habertürk TV’de katıldığı programda, son durumu ne Türkiye ne de ABD lehine görmediklerini ve bunun iki ülkeye de zarar verdiğini belirtti. Bozdağ, Washington’la yaşadıkları görüş ayrılıklarını gündeme taşıdı ve PYD-YPG’ye yapılan silah yardımını eleştirdi. Ancak TBMM’nin geçmişte Irak tezkeresini reddetmesiyle 1 Mart krizi yaşandığını anımsatan Bozdağ, sonuç itibariyle ABD’yle ilişkilerde olumsuzlukların aşılabildiğini de anlattı.

Topuz adlı şahsın avukatıyla görüştürülmediği bilgisini de reddeden Bozdağ, Topuz’un 25 Eylül’de gözaltına alındığını, 4 Ekim’de tutuklandığını ve 8 Ekim’de de vizeyle ilgili kararın ortaya çıktığını anımsattı. Bu süreç itibariyle ABD Büyükelçiliği’nin durumdan haberdar olduğunu savunan Bozdağ, “ABD'nin Türk vatandaşı olan yerel çalışanı şüphelinin hem polisteki ifadesi hem de savcılıktaki ifadesi, avukatı huzurunda alınmıştır. Sulh ceza hakimliğindeki ifadesi de yine avukatı huzurunda alınmıştır. Avukatsız bunların yapılması mümkün değil. Zannedersem bu konuda bir bilgi eksikliği var. Avukatları istediği zaman görüşebilir. Buna da kanuni bir engel yoktur. CMK’ya göre bir avukat, kendi özel avukatı da olabilir, istediği zaman müvekkiliyle görüşebilir. Bizim kanunlarımız buna izin veriyor, buna engel yok. Bugüne kadar benim aldığım bilgiye göre herhangi bir avukat görüşme talebi, ifade sırasında hazır bulunan avukat dışında, bir görüşme talebi olmamış. Aileden de bir görüşme talebi olmamış. Ailesine de görüşme hakları bulunduğu savcılık tarafından ayrıca bildirilmiştir. Burada büyükelçilik çalışanının avukatıyla, ailesiyle görüşmesine herhangi bir engel yoktur” dedi.

Şahsa avukatı veya ailesiyle görüşme engeli çıkartılmadığını yineleyen Bozdağ, “Deliller, isnat edilen konular ne ise bunların tamamı avukatında. Dolayısıyla ailesinde ve aile paylaştığı takdirde ABD yetkililerinde de olması gerekir” açıklaması yaptı.

Bozdağ, ayrıca Topuz’un ABD’nin Dışişleri Bakanlığı’na ilettiği personel bilgisi listesinde de olmadığını yineledi. Dolayısıyla da Topuz’un çalıştığı yere göre değil soruşturma verileri itibariyle Türk vatandaşı olarak suçlandığını anlatan Bozdağ, Topuz’a ABD misyon personeli diye negatif ayrımcılık yapılmadığını da öne sürdü.

John Bass örneğinden Almanya’ya da tepki

Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Büyükelçi John Bass’ı da eleştirerek, “Sayın Büyükelçi bu konuda bilgi sahibi olmak istediğinde, bunun yolu bellidir. Gazetecileri toplayıp onlara açıklama yapmak değil. Veyahut da Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin olumsuz etkilenmesini sağlayacak şekilde ABD başkentini bilgilendirmek hiç değil. Yapılması gereken; Dışişleri kanalıyla müracaat edilir, ziyaret izni talep edilir, ki izin verilebilir. Çünkü Adalet Bakanı takdiri ama gidip kendi konuşabilir, avukat gönderebilirler, avukatı onlarla gidip konuşabilir, dosyaya bakabilir. Bunun yolu, diplomatik usulde de bellidir, hukuk usulünde de bellidir” diye konuştu. Bozdağ, Bass’ın açıklamalarını büyük bir saygısızlık olarak gördüklerini de ifade etti.

Bozdağ, Bass’ı eleştirirken Türkiye’nin gerginlik yaşadığı Almanya’yı da hedef alarak, “Rehin alma dili bir defa hukuku tanımamaktır. Biz ABD ile yargıda olanı konuşurken, onlar, 'Bizde yargı var' diyor ama Türkiye'de yargıda olan konuyu konuşurken onlar, 'Türkiye rehin alıyor' diyor. Bu esasında sakat bir anlayıştır. Sizde yargı bir şey yaptığında, 'Yargı ayrı, yargı bağımsız, biz hukuk devletiyiz' Ama bizde yargı bir şey yaptığı zaman 'Sizde yargı rehin alıyor' Bu sakat bir anlayıştır. Aynısını Sayın Merkel de söylüyor. Tutuklu gazeteciyi serbest bırakmamızı istiyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ifade almaya çağırdığı ABD İstanbul Konsolosluğu personeli N.M.C. adlı şahsı da hatırlatan Bozdağ, Büyükelçi Bass’ın bu kişiyi konsoloslukta saklamadıklarını açıkladığını söyledi. Bozdağ, “Güvenlik güçlerimiz hakkında yakalama kararı bulunan kişilerle ilgili Türkiye'nin her tarafında arama ve onu bulduğu zaman yargıya teslim etme görevini yerine getirecektir. Büyükelçiliklerde çalışan kişilerin sicillerinin temiz olması son derece önemli. Türkiye'de PKK, DHKP-C, FETÖ, DAEŞ terör örgütüdür. Bu örgütlerle irtibatı, üyeliği bulunan birisini Türkiye'de hiçbir büyükelçiliğin barındırmaması lazım. Barındırırsa zan altında olan birisini veya böyle olan birisini çalıştırdığı zaman o iki ülke arasındaki ilişkilere bu fevkalade bir zarar verir” dedi. Bozdağ’ın bu noktada, darbe girişiminde koordinasyon rolü oynadığı iddia edilen Adil Öksüz’ün ABD konsolosluğuyla yaptığı telefon görüşmeleri kaydını da hatırlatması dikkat çekti.

Adalet Bakanı: Yarın avukatıyla görüşecek

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ise, Bozdağ’ın ABD personeli Topuz’un avukatıyla görüşmesinde sakınca olmadığı açıklamasından sonra yarın avukatıyla görüşmesine izin verileceğini açıkladı.

Tutuklu Topuz’la ilgili başsavcılığa düne kadar herhangi bir başvuru yapılmadığını söyleyen Gül, “Dün itibarıyla 'Avukatımla görüşmek istiyorum' diye bir talebi oldu, anında bunun teknik olarak hazır olduğu ifade edildi. Dün yapılan başvuru neticesinde Cuma günü, yarın görüşeceği kendisine ifade edildi.

Ancak Bakan Gül’ün açıklaması itibariyle Topuz’un dünden önce ifadesi alınırken yanında avukatı olup olmadığı veya tutuklandığında avukatıyla görüşebileceğini bilip bilmediği gibi sorular ise yanıtsız kaldı.

Başsavcılıkça ayrıca yine ABD personeli N.M.C.’nin ifadeye çağrıldığı anımsatılınca Bakan Gül, “O açıklamalar dikkate alınmalı. Başka tarafların açıklama yetkisi yok. Savcılık açıklamasında bir kişiye daha ifade çağrısı yapıldığı bildirildi. O kişinin ifade vermeye gittiğine ilişkin bir bilgi ulaşmadı. Herkes hukuk sürecine saygılı olsun. Her türlü savunma hakkı kutsaldır. Yasalar çerçevesinde sağlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olma ilkesi şaşmayacaktır. Büyükelçinin basın üzerinden konuyu farklı bir yere çekmeye çalıştığı açık” dedi.

XS
SM
MD
LG