Erişilebilirlik

“Türkiye–AB Gerginliği Kalıcı Hasar Bırakabilir”


Türkiye’de 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumundan çıkacak sonuç, ülkenin özellikle Batı ile diplomatik krizlerin yaşandığı bir ortamda gidiyor. Hollanda kriziyle başlayan ve Almanya ile devam eden krizde karşılıklı sert açıklamalarla tansiyon giderek yükseliyor. Peki, Türkiye’nin AB’yle ilişkilerinin geleceği ne olacak? Bu soruyu, Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı ve Carnegie Vakfı Türkiye uzmanı Sinan Ülgen yanıtladı.

Yaşanan son krizleri Avrupa’daki seçim atmosferi ve referandumun da sona ermesiyle bitecek bir gerginlik olarak niteleyen belirten Ülgen, yine de son gelişmeler ve ilişkilerdeki sert üslubun, “kalıcı hasarlara” yolaçabileceğini uyarısında bulundu.

“Sandıktan ne çıkarsa çıksın ilişkiler etkilenecek”

Avrupa Konseyi’nin Venedik Komisyonu’nun Türkiye’deki referandumda sunulacak anayasa taslağını incelemesi sonucu “eleştirel” rapor hazırladığına dikkat çeken Ülgen,Avrupalı liderlerin de bu rapora tepki vermek için referandum sonuçlarını beklediğini söylüyor.

Carnegie Vakfı Türkiye uzmanı Sinan Ülgen, sandıktan “Hayır” kararının çıkmasının da referandum sırasında yükselen tansiyon nedeniyle Türkiye – AB ilişkilerini etkileyeceği görüşünde.

Gümrük Birliği’nin geleceği de tehlikede mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son olarak AB’ye yönelik “16 Nisan’ı bekleyin, çok büyük sürprizlerle karşılaşabilirsiniz, onlar da karşılaşabilir” mesajını da yorumluyor. AB uzmanı, “Tam üyeliğe devam etmeme kararının hem Brüksel hem de Ankara tarafından alınması ya da 2017’de Gümrük Birliği’nin derinleştirilmesine yönelik beklenen sürecin askıya alınması olasılığını” ise olabilecek en kötü senaryo ihtimali olarak aktarıyor.

Mülteci Paketi’nin geleceği ne olacak?

Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik daha iyi tedbirler karşılığında yapılacak mali yardımı da içeren ve bunun karşılığında vize serbestisinin koşullu bir taahhüt olduğunu hatırlatan Ülgen, 72 koşulun çoğunu Türkiye’nin yerine getirdiğini ve 5 koşuldan en önemlisinin ise “terörle mücadele yasasındaki değişiklikler” olduğunu söylüyor. “AB’nin Türkiye’de bu yasanın çok geniş bir yoruma tabi tutulduğunu ve özellikle yazar ve gazetecilerin bu çerçevede değerlendirilmesini Avrupa normlarına aykırı bulduğunu söylüyor. AB uzmanı, AB’nin “Terörle mücadele yasası değişmeden vize serbestisi olmaz” tutumunun ve karşılıklı diplomatik tutumlarının sertleşmesinin de müzakere alanını daralttığını kaydediyor.

“AB’nin engelleri Türkiye’nin reform iştahını kaçırdı”

Sinan Ülgen, Türkiye’nin on yıllardır AB üyesi olamamasını da AB’nin şu hatalarına bağlıyor: “Türkiye’nin kriterleri yerine getirip getirmemesinden çok AB’nin içinde de Türkiye’nin AB’ye kabul edilmesine yönelik net bir irade çıkmaması ve bu durumun ikircikli tutum içinde değerlendirildi. Bu iki ters dinamik birbirini besledi. Sarkozy dönemindeki ilave engellerin koyulduğu dönemin Türkiye’nin AB yolundaki reform iştahını kötü etkiledi.”

Sinan Ülgen, son olarak Avrupa’da aşırı sağ hareketlerin zemin kazanmasının da, ilişkileri zor bir konjonktüre soktuğunu sözlerine ekledi.

  • 16x9 Image

    Mehtap Çolak Yılmaz

    Mehtap Çolak Yılmaz, 1997 yılında Star Haber’de başladığı televizyon haberciliğine, 2000 yılında ATV Haber’le devam etti. Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde haber takip etti, söyleşiler ve canlı yayınlar yaptı. 2003 yılında iki ay boyunca Irak’ın işgalini Bağdat ve Kuzey Irak’tan takip etti. 2005 yılında  ATV Haber Washington Temsilcisi olarak mesleğine Amerika’da devam eden Yılmaz, 2012 yılından bu yana da Amerika’nın Sesi’nde çalışıyor.

XS
SM
MD
LG