Erişilebilirlik

Irak’ta Musul operasyonu sürerken, Türk Ordusu’nun Tel Afer’e girip girmeyeceği gündeme oturdu.

Türkiye’nin önde gelen siyasi liderleri, Şiiler’in milis gücü Haşdi Şabi’ye (Halk Seferberlik Güçleri) birkaç kez sert uyarılarda bulunarak, IŞİD’in işgalindeki Türkmen kenti Tel Afer’e girmemesini istedi. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Tel Afer’e yapılacak bir saldırıya Türkiye’nin hiç seyirci kalmayacağını kaydetti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkmenler’e yönelik bir saldırıya Türkiye’nin duyarsız kalmayacağını belirtti.

Ancak, Amerika’nın Sesi’ne konuşan çeşitli uzmanlar Türkiye’nin Tel Afer’e fiili bir askeri müdahalede bulunma olasılığının pek fazla olmadığında birleşiyorlar.

“Ankara neredeydi?”

Savunma konularındaki tecrübesiyle bilinen serbest gazeteci Metehan Demir, Türkmenler arasında “Türkiye yanlıları” ile “İran’a daha eğilimli” olanlar şeklinde bir farklılık bulunduğuna işaret etti. Demir, “Türkiye’nin fiili müdahalesi işleri çok daha karmaşık hale getirir. Bölgedeki dengeler son derece hassas. Irak ve İran bundan rahatsız olur” dedi. Demir, bazı Türkmenler’in, “IŞİD, Tel Afer’e girdiğinde Türkiye neredeydi?” sorusunu bile dile getirdiğini ifade etti.

Metehan Demir, Türkiye’nin, sadece, Şii Haşdi Şabi milis gücünün Tel Afer’e saldırarak bir katliam yapmaya başlaması halinde fiili müdahalede bulunacağına inandığını kaydetti. Demir, yıllarca Ortadoğu’yu yöneten Türkiye’nin bölgede yaşayanlarca algılanmasının diğer ülkelerden çok daha farklı olduğunu söyledi. Demir, “Türkiye bölgede algı yönetimi yapmakta zayıf kalıyor” diye konuştu.

Metehan Demir, Tel Afer’in Türkiye-İran rekabetinin oynandığı bir sahne olarak görülebileceğini, ancak bölgedeki dengelerin bundan daha karmaşık olduğunu belirtti.

PKK için yapar

Washington Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Soner Çağaptay, “Ankara’nın Türkmen politikası uzun bir süre Sünni Türkmenler temelinde götürüldü” dedi.

Çağaptay, bu çerçevede, Sünni ve Şii Türkmenler arasında Ankara’nın politikaları ile ilgili farklı yaklaşımlar bulunduğunu ve Şii Türkmenler’in İran’a “daha eğilimli” olduğunu söyledi. Soner Çağaptay, “Eğer, Haşdi Şabi kontrolden çıkar da katliam yaparsa o zaman işler daha zorlaşır. ABD bunu engellemeli” dedi. Çağaptay, bunun dışında, Türkiye’nin Tel Afer’e müdahalede bulunacağını pek sanmadığını da ifade etti.

Çağaptay, “Türkiye daha çok PKK kaygısıyla hareket ediyor. Sınıra kaydırılan tank ve birliklerle Irak’a girilirse bu Haşdi Şabi’ye karşı değil, Sincar bölgesinde giderek daha aktif hale gelen PKK’ya karşı olur diye düşünüyorum” dedi.

Başkan Barack Obama Yönetimi, Irak’a müdahale konusunda, Türkiye’nin Bağdat ile danışmalarda bulunarak ve uzlaşı sağlayarak hareket etmesini istiyor.

Haşdi Şabi katliam yapmaz

ABD’de yaşayan aktivist bir Türkmen olan Mustafa Müftü, Haşdi Şabi’nin Tel Afer’e girip katliam yapmayacağını ve Türkiye’nin de müdahalede bulunacağına inanmadığını söyledi. Müftü, Haşdi Şabi’nin içinde Şii Türkmen savaşçıların da yer aldığını kaydetti.

Mustafa Müftü, “IŞİD Tel Afer’e girdiğinde Türkiye hiçbir şey yapmadı. Ben Sünni Türkmenler ile Şii Türkmenler arasında bir sorun olacağını düşünmüyorum. Bu insanlar yıllardır hep birlikte ve birarada yaşadılar” dedi.

Bazı haberlere göre, Haşdi Şabi, Irak’ın Şii lideri Ayetullah Sistani’nin fetvası üzerine, İran’ın askeri ve siyasi desteğiyle oluşturulmuştu.

Sıfır soruna dönülmeli

“İsminin saklı kalması koşuluyla konuşan” Iraklı bir Türkmen lider ise Ankara’nın politikasını “Sünni mezhepçi” diye niteledi. Ankara’nın Türkmenler’i bölücü değil birleştirici nitelikte davranması gerektiğinin altını özellikle çizen aynı Türkmen toplum lideri, “Komşularla sıfır sorun politikasına geri dönülmeli, Irak’ın bütünlüğü savunulmalıdır” dedi.

29 Ekim günü verilen haberlerde, Haşdi Şabi’nin, Tel Afar’ı IŞİD’den almak için operasyon başlattığı bildirilmişti. Türk siyasi liderleri de, gelişmeleri tribünlerden izlemeyeceklerini söylemişlerdi.

XS
SM
MD
LG