Erişilebilirlik

Suriye ve Irak’ta artan IŞİD tehdidiyle mücadele stratejisi çerçevesinde kurmayı planladığı uluslararası koalisyona Türkiye’yi de katmayı çabalayan Amerika, bununla birlikte Türk kamuoyunun gönlünü kazanma konusunda başarılı olmuşa benzemiyor.

Amerikan Alman Marshall Fonu tarafından her yıl hazırlanan Transatlantik Eğilimler raporunun bu yılki sonuçları Türk kamuoyunun Amerikan dış politikasına olumsuz bakışının fazla değişmediğini gösteriyor. Ancak Avrupa Birliği ve NATO’ya yönelik görüşlerde nispeten iyileşme görülüyor.

Transatlantik Eğilimler 2014 raporunun Türkiye bölümünde, kamuoyunun Türk dış politikası konusunda da farklı görüşlere sahip olduğu dikkat çekerken, en büyük kaygı unsuruysa ekonomi olarak ortaya çıkıyor.

Bu yılki rapora eklenen en yeni unsur ise, özellikle Suriye’deki iç savaştan dolayı Türkiye’de artan sığınmacı sayısından duyulan kaygı.

Türkiye’de Amerika’ya ve dış politikasına bakış olumsuz

Önceki raporlarda olduğu gibi Türkler, Amerika’nın dış politikasından rahatsız. Amerika’nın uluslararası alandaki güçlü liderliğinden duyulan rahatsızlık oranı yüzde 71. Bu oran geçen yıla göre yüzde 2 artış kaydetti. Amerika’nın uluslararası liderlik rolünü benimseyen Türkler’in oranıysa yüzde 20’de kalmış durumda.

Ayrıca Başkan Barack Obama’nın dış politikasına duyulan güvensizliğin Türk kamuoyundaki yansıması da yüzde 57. İlk göreve başladığı ve Türkiye’yi ziyaret ettiği 2009 yılından bu yana Obama’ya duyulan sempati, Türkiye’de de önemli ölçüde düşmüş durumda.

Amerika’ya olumsuz bakan Türkler’in oranı, son Transatlantik Eğilimler raporuna yüzde 64 olarak yansımış. Olumlu bakanlarsa yüzde 31’de.

AB’ye destekte 5 artış

Türkiye’de Avrupa Birliği üyeliğine yönelik beklentilerde düşme olsa da AB’ye bakışta geçen yıla oranla düzelme var. Avrupa Birliği’nin liderliğine olumlu bakışta yüzde 31’le geçen yıla oranla yüzde 5’lik bir yükselme görülüyor. Genel anlamda AB’ye olumlu bakanların oranıysa yüzde 45. Olumsuz bakanlarsa yüzde 10’da kalmış.

Avrupa Birliği’ne üyelik konusunda da olumlu görüşe sahip olanların oranı yüzde 53’e çıktı. Bu hem 2013’ten bu yana yüzde 8’lik bir artışa, hem de son beş yılda ilk kez yüzde 50’nin üzerinde bir desteğe işaret ediyor. Ankete katılanların yüzde 29’u tam üyeliğin AB’ye üye ülkelerin ekonomilerinin düzelmesine yardımcı olacağına inanırken, yüzde 22’si AB sınırları içinde iş, seyahat ve eğitim serbestliği beklentisi içinde olduklarını vurguluyor.

Uluslararası olaylarda Avrupa Birliği’yle işbirliğini destekleyenlerin oranı geçen yıla oranla yüzde 7 artarak yüzde 28’e yükselmiş durumda. NATO’nun Türkiye’nin güvenliği için önemli olduğunu düşünenlerin oranıysa yüzde 10’luk bir artışla yüzde 49’a ulaşmış.

Ankara’nın dış politikasına yönelik kendi vatandaşlarının desteğiyse yüzde 47. Aynı şekilde destek vermeyenlerin oranı da yüzde 47 olarak görünüyor.

Türk kamuoyunda Rusya ve Çin’in dünya liderliğine bakış da olumsuz. Türkler’in yüzde 71’i Rusya’nın, yüzde 70’i de Çin’in güçlü liderliğine karşı. İki ülkeye de yönelik genel olumsuz bakış yüzde 68’le başa baş gidiyor.

İran’ın nükleer programına yönelik bakışsa Avrupalılar’la benzer görünüyor. Türkler’in yüzde 20’si İran’a ekonomik yaptırımlara destek verirken, yüzde 13 nükleer programından vazgeçmesi için Tahran’a ekonomik teşvik verilmesini, yüzde 13’lük bir diğer kesim İran’ın nükleer tesislerine siber saldırı düzenlenmesini, yüzde 6 askeri müdahalede bulunulmasını destekliyor. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına destek verenlerin oranıysa yüzde 12.

Ukrayna krizine yönelik soru sorulan Türkler arasında yüzde 42’lik kesim Rusya’yla çatışma olasılığını arttırsa da, Kiev hükümetine ekonomik ve siyasi destek verilmesini istiyor. Ama soru sorulanların yüzde 24’ünün kriz konusunda hiç bilgisi yok.

Ekonomik kaygılar artıyor

Türkleri kaygılandıran iki önemli unsur, terörizm ve ekonomi olarak öne çıkıyor. Bu soruda yüzde 24’lük oranı terörizm alırken, yüzde 18’lik kesim ekonomiden kaygılandığını söylüyor, yüzde 16’ysa işsizlikten.

Transatlantik Eğilimler anketine katılan Türkler’in yüzde 76’sı ekonomik krizden etkilendiğini söylüyor. Bu rakam geçen yıla oranla yüzde 14 daha fazla. Raporda 2009 yılından bu yana Türkler’in ekonomik sorunlardan bu denli kaygı duyduklarına rastlanmıyordu.

Yabancı düşmanlığı artıyor mu?

Türkler’in yeni fobisiyse sığınmacılar, özellikle de Suriye’den gelenler olacağa benziyor. Yüzde 77’lik kesim, Suriye’de iç savaştan kaçanların sığınmacı olmaya çalıştığına inanırken, yüzde 47 bu kişilerin Türkiye’deki sosyal programlardan yararlanmaya çalıştığını, yüzde 33 de çalışmaya geldiklerini düşünüyor. Yüzde 47 Türkiye’de “çok fazla” göçmen olduğu düşüncesinde. Böyle düşünenlerin oranı geçen yıldan bu yana iki kat artmış durumda. Ayrıca yüzde 66 göçmenlerin ülkeye uyum sağlayamadığını düşünürken, yine yüzde 66’lık kesim Türkiye’nin göçmen politikalarının sertleştirilmesi talebinde bulunuyor. Türkler’in yüzde 67’si Ankara’nın göçmen politikalarından memnun değil.

Geçen yıla oranla daha büyük bir farksa, çalışmak ya da yaşamak için Türkiye’den başka ülkelere göç edenlere bakışta göze çarpıyor. Transatlantik Eğilimler anketine katılan yüzde 75’lik kesim, kendi vatandaşlarının başka ülkelere göç etmesinden memnun değil. Bu oran geçen yıl yalnızca yüzde 46’ydı.

Transatlantik Eğilimler raporu, 10 AB üyesi İngiltere, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç'in yanı sıra AB üyesi olmayan Türkiye, Rusya ve ABD'yi de kapsayan kamuoyu araştırmalarını yayınlıyor.

XS
SM
MD
LG