Erişilebilirlik

Türk İran İlişkilerindeki Bahar Havası Ticarete de Yansıyacak mı?


Arap Baharı ve Suriye’deki iç savaş sürecinde farklı siyasi taraflarda duran Türkiye ve İran, özellikle Astana Toplantıları’nın başlangıcıyla birlikte önce Suriye, ardından da Irak’a dair politikalarında yakınlaşmaya başladı. Her iki ülke de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin “bağımsızlık referandumu”na karşı çıktılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü Tahran ziyaretinde dış politikanın dışında özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerle ilgili mesajlar öne çıktı. Bu da beraberinde iki ülke arasındaki bölge siyasetindeki yakınlaşmanın ekonomik ilişkilere de pozitif yansımakta olduğu yorumlarını getirdi.

Dış ticaret hacmi 2012’den sonra yarı yarıya düştü

Aslında 2000 yılında 1 milyar dolar civarında olan Türkiye ve İran arasındaki dış ticaret hacmi 2012’de yirmi kattan fazla artarak 22 milyar dolara çıkmıştı. Her ne kadar bunda özellikle altın ticareti öne çıksa da bu tarihten sonra dramatik bir düşüş başladı. 2013’te 14,5 milyar dolara gerileyen dış ticaret hacmi, bir sonraki yıl 13,7 milyar dolara, 2015’te ise 9,7 milyar dolara düştü.

Üstelik 1 Ocak 2015’te yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması’yla dış ticaret hacminin 35 milyar dolarlara ulaşması hedeflenirken 2016’yı da 9,6 milyar dolarla kapatabildi.

Erdoğan: yerli parayla alışveriş kararını hayata geçirdik

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dış ticaret rakamlarındaki gerilemeden rahatsız gözüküyor. Erdoğan, Türkiye ile İran’ın 4. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’ndan sonra İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yle birlikte düzenlediği basın toplantısında iki tarafın da bu kısırdöngüyü kırmak için hemfikir olduğu yönünde mesajlar verdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı, “Stratejik Konsey’de 30 milyar dolarlık bu hedef gündemimizin ana belirleyicisi oldu. Enerjiden turizme, karayolu taşımacılığına, savunma sanayine varıncaya kadar her türlü alanda yoğun bir şekilde arkadaşlarımızın çalışmasını teşvik ettik. Merkez bankalarımızın riyasetinde ve bankaların kendi aralarındaki iş birliği ile finans sektörüne bir canlanma, bir hareketlilik getirme kararı aldık. Ekonomik ilişkilerimizi mevcut kur baskısından kurtarma suretiyle yerli parayla alışveriş yapma kararını hayata geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği gibi merkez bankalarımız önümüzdeki hafta bir araya gelerek bu anlaşmayı imzalayacaklar. Tabi bunlarla birlikte aynı zamanda bankalarımızın İran’da şube açmaları aynı şekilde İran bankalarının Türkiye’de şube açmaları hareketlenecektir. Enerji sektöründe işbirliğimizi yoğunlaştırma konusunda kararlılığımızı ortaya koyduk” dedi.

Aygül: 35 milyar dolar gerçekçi bir hedef

Türkiye İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül, bankacılık alanında güçlü işbirliğinin, ticari ilişkilerin ivme kazanması açısından yaşamsal öneme sahip olduğu görüşünde.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Aygül, “ Eximbank ülke kredisi açsa bu çok ciddi bir potansiyel oluşturur. Tabii Türk parasıyla bankalarının akreditif açılsa ve sınır ticaretine ağırlık verilse beklenen sıçramalar daha hızlı hayata geçer. Tabii gümrük kapılarında da iyileşme gerek. Mesela Gürbulak sınır kapısında senkronizasyon sağlanamıyor. Ayrıca İran’a Kapıköy geçişi sorunlu. Esendere kapısı da güvenlik gerekçesiyle kapalı kalabiliyor. Tüm bunlara rağmen bizim İran’a ihracatımız 5 milyar dolara yaklaşıyor. Bu iyileşmeler yapılırsa 35 milyar dolar gerçekçi bir hedef olur. Sabrederek çalışmak gerekli” dedi.

Tercihli Ticaret Anlaşması sayesinde Türkiye’nin İran’a sattığı 140, İran’ın da Türkiye sattığı 125 kalem malda %40 ila %60 oranında gümrük indirimi uygulanıyor. Gümrük indirimi uygulanacak mal sayısının 400’e çıkarılması için görüşmeler sürüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde turizmin de önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Türk turizm yatırımcılarını İran’a davet eden Erdoğan, Türk Hava Yolları’nın İran seferlerinin de bu işbirliğine yardımcı olacağını ifade etti.

Bahattin Yücel: 2,5 milyon İranlı turist Türkiye’ye gelebilir

İranlı turistlerin Türkiye’ye olan ilgisi beklendiği kadar artmasa da sürüyor. 2015 yılında 1 milyon 750 bin İranlı turist gelirken 2016’da tüm turist sayısı bir önceki yıla göre gerilerken, İranlı turist sayısı yalnızca %5 gerileyerek 1 milyon 660 bin oldu.

Amerika’nın Sesi’ne kısa bir değerlendirmede buluna Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, “ İranlı turistler uzun bir süredir Türkiye üzerinden dünyaya açılıyor. Ancak bir süredir arzu edilen artışları gerçekleştiremiyoruz. Bunun nedeni charter uçaklarında İran makamlarının yaptığı kısıtlama. Eğer iki ülke politik olarak sorunları aşarsa Türkiye iyi bir İranlı potansiyeli çeker. Ancak burada demokrasi standardı da önemli. İranlılar güçlü demokratik ülkelere gitmeyi tercih eder, bunu da unutmamak gerekir. Ama şu bir gerçek ki doğru bir zemin kurulursa 2,5 milyon İranlının Türkiye’ye gelmesi mümkün” dedi.

Türk şirketlerinin İran’daki yatırımı 2 milyar dolar civarında

Türkiye, dünyadaki en büyük dördüncü petrol rezervine sahip ülke olan İran’ın en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Hindistan ve Güney Kore’nin ardından beşinci sırada yer alıyor.

Türk şirketleri, İran’da özellikler ağaç sektörü ile ev tekstili sektöründe önemli yatırımlara imza atarken enerji sektöründeki şirketler yatırım arayışlarını sürdürüyor.

Türk şirketlerinin İran’daki toplam yatırımının 2 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Ancak ismini vermek istemeyen bir işadamının belirttiği üzere “iki ülke arasındaki ticari ve ekonomi ilişkilerde her zaman siyasi ilişkiler belirleyici oluyor.”

XS
SM
MD
LG