Erişilebilirlik

TTB: 'Corona Virüsü Türkiye’ye Gelirse Kayıp Olmadan Atlatabiliriz'


Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın da açıkladığı üzere Türkiye’de tespit edilmiş bir Corona virüsü vakası bulunmadığını bildirerek, İran’ın geç bildirim yapması ve komşularda vakalar görülmesi dolayısıyla hasta olsa dahi gerekli tedbirlerle kayıp olmadan buna atlatılabileceğini söyledi.

TTB’nin çağrısıyla dünyadaki salgın nedeniyle ilgili uzman hekimlerden oluşturduğu “TTB Yeni Koronavirüs Hastalığı İzleme Grubu”, bugün Corona virüsü (Covid-19) ile ilgili son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

TTB: 'Corona Virüsü Türkiye’ye Gelirse Kayıp Olmadan Atlatabiliriz'
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:36 0:00

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Adıyaman, TTB, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ile Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) temsilcileri katılımıyla oluşturulmuş İzleme Grubu’yla birlikte açıklamalarda bulundu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da ifade ettiği şekilde henüz bugün saat 13.00 itibariyle Türkiye’de vaka bulunmadığını kaydeden Adıyaman, ancak bunun vaka ortaya çıkmayacağı anlamına gelmediğini belirterek, İran’ın ölümler olduktan sonra geç şekilde Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) Corona virüsü bilgilendirmesi yapması ve Gürcistan, Irak ile Yunanistan ile birlikte Türkiye’nin komşularında vaka görülmesi dolayısıyla Türkiye’de de vaka ortaya çıkması yönünde beklenti olduğunu söyledi.

Adıyaman, vatandaşlara Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu ve TTB gibi bilimsel gerçeklere dayalı açıklamalara güven duyulması gerektiği çağrısında bulunarak, “Unutulmamalıdır ki salgın gibi olağan dışı durumlarla mücadele “olağan” sağlık sistemimizin özellikleriyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle sağlık çalışanlarında güven duygusunun korunması ve toplumda panik ortamının oluşturulmaması önceliklidir. Şeffaf bir sürecin işletilerek toplumun güvenini zedelemeyecek bir süreç yönetimine ihtiyaç olduğu açıktır. Bu güven duygusunun zedelemesine yol açan ve son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan popülist, yer yer şarlatanlığa varan, tıbbın gri alanlarını komplo teorileri ile kişisel çıkar mekanizmasına dönüştüren kişi ve kurumlara karşı tavizsiz bir tutum takınılmalıdır. Kimisi akademik titre de sahip kişilerin sürece verebilecekleri zararın katlanarak büyüyeceğinin bilinmesi gerekir. Ülkemizde bilimin gereklerinin, tıbbi etik başta olmak üzere toplumsal sorumluluğu gerektiren değerler öne çıkarılarak uygulanması esastır. Yurttaşlarımıza çağrımız; panik yapmadan kişisel önlemlerini almaları ve bu konuda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, Birliğimiz tarafından kurulan ‘TTB Yeni Koronavirüs Hastalığı İzleme Grubu’nun önerilerini yakından izlemeleri; doğrulanmamış haber kaynaklarına itibar etmemeleridir” dedi.

“Hiçbir enfeksiyon hastalığı besinle önlenmesi mümkün değildir”

KLİMİK temsilcisi Prof. Dr. Özlem Azap da, Türkiye kamuoyunda tartışıldığı üzere “kelle paça” tüketimiyle Corona virüsü rahatsızlığına yakalanılmayacağı gibi iddiaları yalanladı. Azap, “Hiçbir enfeksiyon hastalığının herhangi bir besinle önlenebilmesi, tedavi edilebilmesi mümkün değildir. Bunun ötesinde kelle paçanın corona virüs hastalığına iyi gelmesi gibi bir yaklaşım söz konusu değil. Fakat bütün enfeksiyon hastalıklarına ilişkin korunmanın önemli yollarından birisi sağlıklı beslenme ve iyi uykudur. Bunun yanı sıra temizlik kurallarına dikkat edilmesidir. Herhangi bir besinin hastalığı önlemede veya tedavi etmede bir etkinliği yoktur” diye konuştu.

“Grip hastalığı daha öldürücü ama Corona virüsü paniği yaşanıyor”

Prof. Dr. Azap, Grip (Enfluenza) nedeniyle her yıl Nisan ayından başlayarak Ekim ayı sonuna kadar salgın görüldüğünü ve aslında enfeksiyon uzmanları Türkiye’de şimdi de Corona virüsü ile değil daha çok grip ile uğraştıklarını söyledi. “Bunu hiç konuşmuyoruz. Hep Covid-19’u konuşuyoruz” diyen Azap, dünyada da Corona virüsünden ölümlere bakıldığında, grip vakalarına da bakıldığında özellikle 65 yaş üzerinde ağır seyir olduğunu ifade etti.

TTB Halk Sağlığı Konulu temsilcisi Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz da, Corona virüsü ile ilgili “Türkiye’de gereksiz bir panik havası olduğunu görüyoruz. Bu enfeksiyon DSÖ verilerine göre yüzde 80 oranında hafif atlatılan bir enfeksiyon. Biz de hava tam tersi. Sanki yüzde 80 oranında öldürüyormuş gibi. Dolayısıyla vaka olması kötü bir şey değil tam tersine iyi bir şey. Biz eğer vaka bulabilirsek riskli bölge ve gruplarımızı doğru yönetebiliriz. Bizim bu panik havasını doğru bilgilendirmelerle aşmamız gerekiyor. Özellikle yaşlılar konusunda dikkatli olunmalı. Burada şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp rahatsızlıkları olanların daha iyi korunması gerekiyor. Unutmayalım ki bu hastalık grip gibi geçen bir hastalık” dedi.

Yavuz da, gribi aslında daha tehlikeli görmek gerektiğini belirterek, “DSÖ verilerine göre dünyada her yıl mevsimsel grip hastalığı 290 bin ila 650 bin arasında ölüme yıl açıyor. Aslında grip ortalama ayda 20 bin ila 50 bin arasında insanı öldürüyor. Böyle baktığınızda grip virüsü çok daha öldürücü. Ama grip bizim daha normalleştirdiğimiz ve alıştığımız bir hastalık. Türkiye’de çok kesin rakamlar olmamakla birlikte 70 bin kişiyi grip nedeniyle kaybediyoruz. Ama corona virüs dünyaya çok hızlı bir şekilde yayıldığı için ön plana çıktı” ifadesini kullandı.

Corona virüs salgınından nasıl korunulur?

Prof. Dr. Sinan Adıyaman, vatandaşlara Corona virüsü salgına karşı nasıl korunulabileceğine ilişkin İzleme Grubu olarak önerilerini de şöyle sıraladı:

“Hastalık, hasta kişilerin öksürmesi, aksırması ve hapşırması sonrası saçılan damlacıkların yoluyla sağlam kişilere bulaşmaktadır. Bu damlacıkların etrafa saçılması önlemeye çalışılmalıdır.

Genel bir önlem olarak kalabalık ortamlara girilmemeli, öksüren, aksıran ve hapşıran kişilerden en az 1 metre uzakta durulmalıdır.

Korunmada en etkin yöntem diğer birçok hastalıktan korunmada olduğu gibi el temizliğidir. Ellerin temiz olması, sadece Corona virüsten değil, diğer tüm solunum yolarında hastalık yapan virüslerden korunmayı sağlar. Bu amaçla el temizliğine dikkat edilmesi, temiz olmayan ellerin göz, ağız ve buruna götürülmemesi çok önemlidir.

El temizliğinin sağlanabilmesi için eller sık sık, parmak aralarını, el sırtını, tırnakları ve başparmağı da içerecek şekilde sabunlayarak en az 20 saniye süreyle yıkanmalıdır.

Maske kullanımı genel olarak öksürüğü olan kişiler için önerilmektedir. Bu anlamda sağlam bireylerin maske takmasına gerek yoktur. Maske kullanımı el temizliği ile birlikte yapılmadığında koruma sağlamamaktadır.

Sağlık çalışanları ve hasta kişilere bakan aile bireyleri ya da görevliler mutlaka maske kullanmalıdır.

Yeni Corona virüs hastalığının görüldüğü ülkelere ve bölgelere seyahat edenler ya da bu bölgelerden gelen kişilerle temas edenler ateş, öksürük, nefes darlığı yakınmaları olduğunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.”

XS
SM
MD
LG