Erişilebilirlik

Trump’tan 11 Eylül Öncesi Dış Politika Mesajları


ABD Başkanı Donald Trump düzenlediği basın toplantısında dış politika başlıklarını öne çıkardı. Irak’taki Amerikan askeri sayısını 2 bine düşüreceklerini belirten Trump, “Suriye’den büyük ölçüde çıktık ama petrolü koruyoruz. Kürtler’e yardım ediyoruz” dedi.

ABD Başkanı Trump Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, 3 Kasım’da yapılacak seçimlere az zaman kala dış politika alanında attığı adımlar ve aldığı kararlara değindi.

Trump’ın gündeminde ilk olarak 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin başlattığı terörle savaşta 2001 yılında işgal ettiği ve 19 yıldır savaşın sürdüğü Afganistan vardı.

Başkan Trump 11 Eylül saldırılarının yıldönümünden bir gün önce düzenlediği basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun bu akşam Afganistan’da Taleban’la barış görüşmelerine katılmak üzere Katar’ın başkenti Doha’ya gideceğini açıkladı.

Pompeo’nun ziyaretini tarihi olarak niteleyen Başkan Trump, Afganistan’da “Şubat ayından bu yana hiç can kaybı yaşanmadığına ilişkin bu sabah bir rapor geldi. Şubat ayından bu yana hiçbir ölüm ve sorun yaşanmadı” dedi. Taleban’la görüşmeler için de “Bir süredir müzakere ediyoruz. İyi anlaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Taleban’ın serbest bırakılmasını istediği altı mahkumun da Afganistan’ın başkenti Kabil’den Doha’ya gittiği belirtiliyor. Afgan güçlerine yönelik saldırılarla suçlanan mahkumların Katar’ın başkentinde Kasım ayı sonuna kadar gözetim altında tutulacakları, gerekirse yeniden Kabil’e gönderilebilecekleri kaydedildi.

“Irak’taki askeri sayısını 2 bine düşüreceğiz”

ABD Başkanı, Irak’taki Amerikan askeri sayısını çok yakın zamanda iki bine düşüreceklerini söyledi.

Daha önce ABD’li bir yetkili Irak’taki asker sayısının önümüzdeki iki üç aylık süre içinde 3.500’e düşürüleceğini belirtmişti.

“Suriye’de Kürtler’e yardım ediyoruz”

Başkan Trump Afganistan ve Irak’ın ardından sözü Suriye’ye getirdi. “Suriye’den büyük ölçüde çıktık. Ama petrolü koruduk. Petrolü koruyan askerlerimiz var. Sayıları fazla değil. Kürtler’e yardım ediyoruz. Petrol bizde olduğu için hayatlarını daha güzel hale getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ortadoğu’ya barış gelebilir”

ABD Başkanı 15 Eylül’de Beyaz Saray’da imzalanması beklenen İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki normalleşme anlaşmasına da değindi. Trump başka bir ülkenin daha anlaşmaya katılmak isteyebileceğini belirtti ancak ülke ismi vermedi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la görüştüğünü ve kendisiyle diyaloga başladıklarını belirten Trump, “Kısa zaman içinde başka ülkelerin de bu anlaşmaya katılacağını duyacaksınız. Ortadoğu’ya barış gelebilir” dedi.

Önümüzdeki hafta Beyaz Saray’da düzenlenecek imza törenine İsrail ve BAE heyetlerinin katılması bekleniyor. Trump yönetimi yetkilileri İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini öngören anlaşmaya Bahreyn ve Umman gibi diğer Körfez ülkelerinin de katılması için çaba gösteriyor.

Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçiliği ise Suudi Büyükelçi’nin ya da başka bir temsilcinin önümüzdeki hafta yapılacak imza törenine katılıp katılmayacağı konusunda bir açıklama yapmadı.

Trump’tan “Halka neden yalan söylediniz?” diye soran gazeteciye tepki

ABD Başkanı Trump’a, basın toplantısının soru-cevap bölümünde, deneyimli gazeteci Bob Woodward’ın önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak olan kitabında, Şubat ayında Corona virüsünün ne kadar ölümcül olduğunu bildiği ancak halkı paniğe sevk etmemek amacıyla virüsü hafife aldığı yönündeki sözleri soruldu.

Başkan Trump, “ABD halkına neden yalan söylediniz?” sorusuna, “Soruyu sorma şeklin utanç verici. Ben yalan söylemedim. Bob Woodward bunun kötü bir şey olduğunu düşündüyse, derhal kamuoyuna bunu açıklaması gerekirdi” dedi.

Bob Woodward Başkan Trump’ın sözlerini o dönem haberleştirmeme kararını “Başkan’ın söylediklerinin doğruluğundan emin olmalıydım” diyerek savunmuş, “Şubat ayında ne bildiğine ilişkin haberi o zaman yapsaydım, bize bilmediğimiz bir şeyi söylemeyecekti” demişti.

Watergate skandalını ortaya çıkaran gazeteci olarak bilinen Woodward, Associated Press ajansına telefonla verdiği mülakatta, konunun o aşamada artık bir kamu sağlığından ziyade siyaset konusu olduğunu ve önceliğinin haberi Kasım ayındaki seçimlerden önce vermek olduğunu belirtti.

ABD Başkanı gazetecilerden birkaç soru aldıktan sonra basın toplantısını sonlandırdı.

Demokrat senatörlerden “Taleban’a para ödülü” iddialarında yaptırım tasarısı

Bu arada, bir grup Demokrat senatör, 11 Eylül saldırılarının yıldönümünden bir gün önce, Afganistan’daki Amerikan askerlerinin hedef alınması için Taleban militanlarına para ödülü verdiği iddia edilen Ruslar’a yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısı sundu.

Söz konusu tasarı, Başkan Trump’ın Rus hükümetinin verildiği iddia edilen para ödüllerinden sorumlu olup olmadığı ya da böyle bir talimat verip vermediğinin ortaya çıkarmasını öngörüyor.

Trump yönetiminin Moskova’nın böyle bir emir verdiğinin belirlenmesi halinde de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve diğer Rus yetkililere yönelik vize yasakları getirmesi ve malvarlıklarını dondurması çağrısı yapılıyor.

ABD istihbaratının konuyla ilgili bulgularına ilişkin ilk haber Haziran ayı sonlarında basında yer almıştı. Rusya iddiaları yalanlamıştı.

Tasarının Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’dan geçmesi olası görünmüyor. Ancak Birinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’da ölen askerler için kaybedenler ifadesini kullandığı iddia edilen ve bu sözleri sebebiyle eleştirilerin hedefinde olan Başkan Trump üzerindeki baskıyı artırabileceği yorumu yapılıyor.

XS
SM
MD
LG