Erişilebilirlik

Trump’ın IŞİD Politikaları Tartışılıyor


Amerika’da yeni başkan Donald Trump’ın, Ortadoğu’da özellikle IŞİD’e karşı savaşta nasıl bir strateji izleyeceği henüz açıklık kazanmadı. Trump göreve geldiğinin ilk haftasında, Savunma Bakanlığı Pentagon ve Amerikalı generallerden 30 gün içinde IŞİD konusunda bir plan sunmalarını istemişti. Bu planın Savunma Bakanı James Mattis tarafından Trump’a sunulduğu bildiriliyor. Sadece Amerikan kamuoyu değil, başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere uluslararası camia, yeni dönemde IŞİD’le savaşı şekillendirecek, yakında Trump tarafından detaylarının kamuoyuya paylaşılması beklenen bu planın neler içerdiğini merak ediyor.

Bu konuyu merkezi Washington’da bulunan Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress-CAP) adlı düşünce kuruluşunda Ortadoğu uzmanı Daniel Benaim ile konuştuk.

Geçmişte Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı ve Senato’da Ortadoğu konusunda politika danışmanlığı ve dış politika metin yazarlığı gibi görevler üstlenen Benaim, IŞİD’e karşı savaşta Trump yönetiminden beklentilerle ilgili düşüncelerini paylaştı.

‘IŞİD’den sonra ne adımlar atılacağı önemli’

CAP’in yayımladığı “Trump Yönetiminin Irak’ta Atması Gereken 6 Adım” başlıklı raporun yazarlarından Daniel Benaim’e göre, Trump’ın Pentagon’dan istediği IŞİD planının ayrıntılarını kestirmek güç. Ancak Benaim, özellikle Irak’ta esas sorulması gereken sorunun IŞİD askeri alanda yenilgiye uğratıldıktan sonra nasıl bir süreç yaşanacağı ve ne tür adımlar atılacağı olduğunu belirtti.

“Irak’taki esas soru, IŞİD’in askeri yenilgisinden, topraklarını kaybetmesinden sonra neler olacağı. Çünkü ilk başta IŞİD’in yükselmesine neden olan unsurların hepsi hala geçerli. İdare eksikliği, ötekileştirme, mezhepsel kutuplaşma, bunların hepsi hala mevcut. Amerika’daki yeni yönetim çok kısa bir süre içerisinde büyük kararlar vermek durumunda kalacak. Bana göre bu kararların en önemlilerinden biri, Irak’taki Amerikan askeri varlığının geleceğine dair olacak. Çünkü Amerika Sünni, Kürt, Şii gruplar ve ulusal kurumlar dahil ülkedeki farklı taraflar ve gruplarla birlikte çalışabilen belki de tek ülke. Amerika bu rolü oynamadığı takdirde Irak’ta neler olabileceğini geçmişte gördüm, dolayısıyla benim ümidim ABD’nin Irak’ta askeri varlık bulundurmaya devam etmesi yönünde.”

‘Trump’ın bazı söylem ve icraatı ABD’nin bölgedeki konumuna zarar veriyor’

Benaim, Trump’ın henüz IŞİD konusunda net bir politika açıklamamış olmasına rağmen, bazı sözleri ve eylemleriyle Irak’ta Amerika’nın konumuna olumsuz etkide bulunduğu görüşünü dile getirdi ve her ne kadar yargıdan dönse de 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarına seyahat yasağı kararını örnek verdi.

Yasağın sahada çarpışan Iraklı generallere, ‘IŞİD’e karşı bizim yanımızda savaşıp ölebilirsiniz ama Amerika’ya gelemezsiniz’ demek anlamına geldiğini ve IŞİD’e propaganda malzemesi sağladığını savunan Benaim, Trump’ın ayrıca Irak’ın petrolünü almaları gerektiği şeklindeki söylemlerini de zarar verici bulduğunu kaydetti.

“Şu anda Amerika’nın çok hızlı kararlar vermek durumunda kalacağı bir durumun içerisindeyiz. Irak’la askeri ilişki IŞİD’den sonra da devam edecek mi? IŞİD Musul’dan atıldıktan sonra da Irak içerisindeki etkimiz sürecek mi? Ancak maalesef başkanımız, sürekli olarak bu işi çok daha zor hale getirecek söylemler ve politikalar sergiliyor.”

‘En büyük risklerden biri İran’

Benaim, bölgenin geleceğiyle ilgili en büyük risklerden birinin ise İran’ın nüfuzunu genişletme çabaları olacağı görüşünde.

“Ortadoğu’daki manzaraya baktığımızda İran’ın bölgeye egemen olmaya çalıştığını ve taşeron gruplar üzerinden giriştiği faaliyetlerle toplumları istikrarsızlaştırma, ulusal kurumların kök salmasını engelleme ve kendi milis gruplarını devreye sokma gibi gayeler peşinde olduğunu görüyoruz. Bu çok ciddi bir sorun. Bana göre Amerika’nın yapması gereken şey, Irak içinde farklı mezhepsel gruplar seçerek bunları desteklemekten ziyade, tüm mezhepleri içeren ulusal kurumların, güçlü bir ulusal ordunun kurulmasına odaklanma şeklinde olmalı. İran’ın Irak üzerindeki etkisini ancak bu şekilde kırabilirsiniz. Irak’ı Amerika’nın İran’la savaştığı bir savaş cephesine dönüştürdüğünüz takdirde bu Amerika’da da Irak’ta da İran’da da olumsuz karşılanır.

‘Askeri zafer yetmez’

Benaim de, IŞİD’e karşı askeri zaferin bölgede istikrarı oluşturmada yeterli olmayacağı uyarısında bulunarak, bu bağlamda Irak ve Suriye’de atılması gereken bazı adımların kritik önem taşıdığını söyledi.

“Bağdat ile Şam arasındaki bölgede ağırlıklı nüfusu oluşturan Sünniler yönetimde yeteri kadar temsil edilmedikleri, güvenebilecekleri bir hükümetin olmadığı, parçası olabilecekleri bir ulusal amacı bulamadıkları düşüncesinde. Bu böyle sürdükçe Ortadoğu’daki müttefiklerimiz terörizm riskiyle yüzleşmeye devam edecekler. Dolayısıyla bizim yapabileceğimiz en önemli şey, sahada Iraklılar ile birlikte, Sünni ya da Şii olsun Iraklılar’ın ülkelerinin geleceğine yatırım yapabilmesini sağlayacak ve kalıcı olacak bir yapıyı inşa etmek. Suriye’de ise IŞİD’den geri alınan toprakları hangi güçlerin kontrol edeceğini tam bilmiyoruz. Örneğin Suriye’deki Kürtler’in, içerisinde bazı Arapların da olduğu çok güçlü bir askeri gücü var. Rakka’yı geri almada en uygun konuma sahipler ama hiç kimse bu Arap kentinde güvenliği sağlayacak sahadaki gücün kim olacağını bilmiyor. Çünkü bu güç eğer Kürtler olursa yerel nüfusla ciddi sorun yaşanacak. Türkler, kenti tutmak için Suriye muhalefetinin Arap üyeleriyle daha iyi çalışabilir ama onlar da şu anda hazır değil ve Kürtlerle çatışıyorlar. Dolayısıyla, Suriye’de IŞİD’i nasıl yenilgiye uğratabiliriz sorusunun yanıtını bulmak zor, hatta Suriye’de’de iç savaşın nasıl sona erdirileceği sorusunun yanıtlanması daha da zor.”

ABD’nin PYD’ye desteği devam edecek mi?

Benaim, Amerika’nın PYD’ye desteğinde yeni dönemde bir değişiklik bekleyip beklemediği sorusunu da şöyle yanıtladı.

“Bu konuda size en tatmin etmeyecek yanıtı vereceğim ama gerçek şu ki, Trump yönetiminin PYD’ye desteğinin derecesi tam olarak bilinmiyor. Obama yönetiminin bu konudaki politikasını devam ettirebilir, hatta ilerletebilir ya da yön değiştirebilir. Bu bağlamda Türk-Amerikan ilişkilerinde ana konulardan biri, sadece IŞİD’le savaşmanın yolları üzerinde birlikte çalışmamız değil, aynı zamanda sınırı güvenli hale getirmenin ve iç savaşa daha geniş çaplı çözümler geliştirmenin yollarını bulmak. Türkiye’nin politikası son bir yıl içerisinde epey değişiklik gösterdi ve bu değişiklik farklı çözümler için daha fazla seçenek yaratabilir. Aynı zamanda kuzey Irak’ın da toparlanma yolunda istikrarlı bir yola girmesini sağlamanın yolunu bulmamız gerekecek. Türkiye’nin bu konuda da önemli rolü olacak.”

Trump yönetiminin yakında açıklaması beklenen IŞİD planında yanıtı en merakla beklenen sorulardan biri, Amerika’nın bölgeye yeni asker gönderip göndermeyeceği ya da mevcut askerlerinin sayısında değişiklik yapıp yapmayacağı. Bu sorunun yanıtı, önümüzdeki dönemde Başkan Trump’ın bölgede nasıl bir angajman içine gireceğinin en net ipuçlarından birini oluşturacak.

XS
SM
MD
LG