Erişilebilirlik

Trump’ın İddiaları Bir Sonuca Varır mı?


Amerika’da seçim sona erdi ama tartışması bitmedi. Başkan Donald Trump’ın yenilgiyi henüz kabul etmemesi, Cumhuriyetçi Parti genelinde bu konuda destek bulması ve geçiş sürecinin resmi olarak başlamaması, 20 Ocak’taki yemin törenine kadar Amerika’yı eski benzer dönemlerden farklı bir sürecin beklediğini gösteriyor.

Amerika’da 3 Kasım seçimleri geride kaldı. Seçim öncesi Demokrat Parti’nin başkan adayı olan Joe Biden artık resmi olmayan sonuçlara göre seçilmiş başkan.

Ancak Başkan Donald Trump yenilgiyi kabul etmiyor.

Kanıt sunmadan seçime hile karıştığı yönündeki iddiaları, süreci yargıya taşıması, geçiş sürecinin başlamaması, tartışmaları da beraberinde getirmiş durumda.

Trump’ın izlediği bu politikaya kendi partisinden de büyük ölçüde destek var.

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi Mitch McConnell Trump’a destek verirken, Adalet Bakanı William Barr iddiaların incelenmesini istedi. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ikinci bir Trump dönemine sorunsuz geçiş olacağını bile söyledi.

Peki Trump’ın bu çabası ve Cumhuriyetçi Parti’nin genelinden kendisine gelen destek bir sonuca varır mı?

Oldukça zor. Öncelikle Trump’ın ve kendisine yakın bazı isimlerin hile iddialarına rağmen tartışmalı eyaletlerdeki Cumhuriyetçi ve Demokrat yetkililer bu konuda önemli bir sorun olmadığını belirtiyor.

Bu da söz konusu hile iddialarının eyalet mahkemelerinde bir karşılık bulamayacağı anlamına geliyor.

Bazı eyalet mahkemeleri oyların sayımının durdurulması ya da yeniden sayılması gibi Trump ekibinin dile getirdiği talepleri geri çevirdi bile.

Trump’ın isteklerinden biri de bu; bazı eyaletlerde oyların yeniden sayımı. Ancak tekrar sayımların geçmişte sonucu değiştirdiğine pek rastlanmış değil.

Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Profesör Jonathan Masur, “Modern dönemde yapılan her türlü seçimde, kaybedeceği belli olan yenilgiyi kabul ederdi. Ama bunun anayasa konusu ya da yasal bir konu olduğunu düşünmüyorum. Yenilgiyi kabul etmenin yasal bir önemi yok. Trump 21 Ocak’ta başkan olmayacak. Yenilgiyi kabul etmenin önemi destekçilerinize seçim sonucunu yasal olarak kabul ettiğinizi, herkesin kabul etmesi gerektiğini ve birlikte çalışarak geleceğe hareket edilmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Yenilgiyi kabul etmeyerek Trump seçimin yasal olduğunu kabul etmediğinin işaretini veriyor ve destekçilerine de seçimi yasal olarak kabul etmeyin diyor, bu tehlikeli” diyor.

Trump’ın tavrı nedeniyle geçis süreci eskilerden farklı olacak gibi. Geçis sürecinde Biden’ın ekibi, alması gereken milyonlarca dolar federal kaynağa ulaşamayabilir, federal yetkililerle görüşmeler yapmayabilir.

Ancak Biden sürecin her durumda işlediğini belirtiyor, istihbarat brifinglerini bu süreçte almayabileceğini kaydediyor.

Uzmanlar da Biden’la aynı fikirde.

Masur, “Burada Trump’tan istenen bir şey yok. Ocak’a kadar yetkisinden vazgeçmek zorunda değil. Biden’la görüşmeler yapmak ya da Biden’ın ekibine brifingler vermek zorunda değil. Bunların hiçbiri gerekli değil. Bunlar geçmişte hep gelecek başkana iyi niyet dahilinde yapılanlar. Eğer ülkeyi önemsiyorsanız gelmekte olan başkanın işe güçlü ve hızlı başlamasını istersiniz. Bu nedenle 2016’da Obama da dahil eski başkanlar gelmekte olan başkan ve ekibinin bütün önemli konularda bilgilendirilmesi konusunda cömert oldular ki işe ilk günden başlayabilsinler” diyor.

Geçis sürecinin resmen başlaması için federal daireleri yöneten GSA’ın Biden’ın Başkan seçildiğini onaylaması gerekiyor ancak GSA’ın başındaki isim Emily Murphy henüz bu yönde bir adım atmış değil.

Trump’ın yenilgiyi kabul etmemesini utanç verici olarak nitelese de Biden ve ekibi, Murphy’nin onayını fazla önemsemiyor ve 20 Ocak’ta göreve başlayacak şekilde hareket ediyor.

Peki süreç nasıl devam edecek? Uzmanlar Trump’ın yargı sürecinden bir sonuç alamayacağı düşüncesinde. Eyaletlerin oy sayımını 8 Aralık’a kadar tamamlaması gerekiyor. 14 Aralık’ta da eyaletlerin oylarına göre seçilen delegeler eyaletlerin başkentlerinde bir araya gelerek aldıkları oya göre oylarını kullanacaklar. 6 Ocak’ta ortak oturumda Temsilciler Meclisi ve Senato delege oylarını sayacak. 20 Ocak’ta da yeni başkan yemin ederek göreve başlayacak.

Trump Beyaz Saray’dan çıkmamakta direnir mi? Ordu devreye girer mi?

Amerika Enterprise Enstitüsü’nden Kori Schake’ye göre böyle bir durumla ilgili anayasal süreç var ve ordu bu denklemin hiçbir yerinde yer almıyor.

Texas Üniversitesi’nde Ulusal Güvenlik Hukuku dalında Profesör Robert Chesney’e göre de Trump 20 Ocak’ta Beyaz Saray’ı terketmezse bir yerde izinsiz oturan kimse durumuna düşecek.

Chesney, başkanları korumakla yükümlü Gizli Servis’in o zaman devreye gireceğini ve Trump’ı Beyaz Saray’dan çıkartacağını belirtiyor.

Bazı yardımcılarına göre Trump sürecin bir yerinde sonucu kabul edecek ancak yenilgiyi kabul etmeyecek.

Kapalı kapılar ardında daha fazla Cumhuriyetçi’nin, Trump’ın politikasının sürdürülebilir olmadığını dile getirdiği kaydediliyor.

Yapılan bir anket de halkın yüzde 80’ini Biden’ı yasal olarak seçilmiş başkan olarak gördüğünü ortaya koymuş durumda.

Trump’ın aslında seçimdeki iddialarını gündemde tutarak 5 Ocak’ta Georgia’da yapılacak Senato seçimine kadar tabanını güçlü tutmaya çalıştığı yorumları da yapılıyor.

Georgia’da yapılacak seçimler Senato’da çoğunluğun hangi partide olacağı konusunda oldukça önemli.

Amerika’nın daha önce tecrübe etmediği bu süreç 20 Ocak’ta sona erecek.

Washington, başka bir ülkede benzeri gelişmelerin yaşanması halinde, hile iddialarının da kanıtı yoksa “çoğunluğa saygı duyulması” çağrısı yapacağı duruma bu sefer kendisi düşmüş görünüyor.

Dünya da gelişmeleri biraz şaşırmış halde takip ediyor.

XS
SM
MD
LG