Erişilebilirlik

Trump'ın Göçmenlik Kararnamesi Amerikan Tarihinde Bir İlk mi?


1789 yılında yürürlüğe giren Amerikan Anayasası, Kongre’ye, göçmenlik yasası hakkında mutlak yetki tanıyordu. Başkanlar, bu yasaları, çeşitli düzenlemelerle uyguluyordu.

Kongre, Amerikan tarihinin ilk yüz yılında göçmenliğe herhangi bir federal kısıtlama getirmedi.

Bu süre zarfında çok sayıda İrlandalı ve Alman göçmen Amerika’ya ayak bastı. 1860‘larda ise birçok Çinli göçmen Amerika’yı boydan boya kateden demiryolu inşaatında çalışmak üzere geldi ve Amerika’da kaldı.

Amerikan kamuoyu bu göçmenlerden rahatsız oluyordu. Bunun nedeni, İrlandalı ve Alman göçmenlerin çoğunun Katolik olmasıydı. Uzakdoğulu göçmenlerse suçlu olarak görülüyor, kadınlara ‘hayat kadını’ gözüyle bakılıyordu. Amerikalılar ayrıca bu göçmenlerin işlerini ellerinden aldıklarına inanıyordu.

Kongre bunun üzerine 1800’lü yılların sonunda ilk kez Amerika’ya giriş yapan göçmen sayısını kısıtlama yönünde adım attı. Uzakdoğulular, özellikle de Çinliler hedef alındı. Çıkarılan yasalar Çinli kadınlarla işçilerin Amerika’ya girişini yasakladı.

Başka göçmenlere de kısıtlama getirildi

Federal hükümet, 20‘inci yüzyılın başında göçmenlik üzerinde oynadığı rolün kapsamını genişletti. Göçmenlerin girişi New York’taki Ellis Adası’ndan kontrollu olarak yapılmaya başladı. Bu dönemde özellikle İtalya ve Orta Avrupa’dan çok sayıda göçmen Amerika’ya ayak bastı. Gelenlerin çoğu eğitimsiz ve yoksuldu.

Kimi Amerikalılar gelenlerin sayısı ve niteliği konusunda olumsuz görüşler açıklamaya başladı. Göçmenliği Kısıtlama Birliği kuruldu. Birlik, göçmenlerin en azından okuma-yazma bildiklerini kanıtlama şartı getirilmesi talebiyle Kongre’ye dilekçe sundu.

Hem Başkan Grover Cleveland hem de Başkan Woodrow Wilson, bu öneriye karşı çıktı. Ancak Kongre, 1917’de, Başkan Wilson’ın itirazına rağmen tasarıyı kabul etti. Artık Amerika’ya yerleşmeye gelenlerin okuma-yazma sınavını geçmeleri gerekiyordu.

Göçmenlik kısıtlamaları 1920’li yıllarda artmaya başladı. 1924 Göçmenlik Yasası, o güne kadarki en sert uygulamaydı. Yasa, Amerika’ya gelen göçmen sayısına kısıtlama getirdi ve her ülke için kota uygulaması başladı. Uygulama, özellikle Doğu Avrupa ve Afrika’dan gelenlerin sayısını ciddi ölçüde düşürdü, başta Japonya ve Filipinler olmak üzere Uzakdoğulu göçmenlere yasak getirildi.

Yasa uyarınca İngiltere ve Batı Avrupa’dan gelenlerse daha çok vize almaya başladı.

Dışişleri Bakanlığı arşivlerine göre 1924 Göçmenlik Yasası’nın temel amacı, Amerikan toplumunun homojen yapısını korumaktı.

Büyük bir değişim

Amerika, 1940 ve 50’li yıllarda göçmen sayısı ve çeşitliliğini az da olsa arttıracak uygulamalara gitti.

1965’te ise büyük bir değişim yaşandı. Medeni haklar hareketlerinin baskısının da rol oynadığı bu değişim, Kongre’nin Göçmenlik ve Tabiyet Yasası’nı çıkarması ve Başkan Lyndon Johnson’un yasayı imzalaması oldu.

Yasa, göçmenlerin milliyetine göre uygulanan kotayı kaldırdı. Bunun yerine Amerika’ya daha önce ayak basmış aile fertleri bulunan göçmenlere öncelik tanınmaya başladı. Şiddet ve çatışma bölgelerinden kaçan mültecilere de koruma uygulaması getirildi.

Yasa, kimi kısıtlamalara dokunmasa da Amerika’ya gelen göçmenlerin kökenlerinde büyük değişiklikler görülmeye başladı. 20‘inci yılın sonlarına doğru, Batı Avrupa ülkeleri yerine Meksika, Filipinler, Kore, Dominik Cumhuriyeti, Hindistan, Küba ve Vietnam’dan çok sayıda göçmen Amerika’ya akın etti.

Trump’ın kararnamesi ne anlama geliyor?

Hukukçular, 1965’te geçirilen göçmenlik yasasının açık ayrımcılığı sona erdirdiğini söylüyor.

Göçmenlik konusundaki uzmanlara göre, Trump’ın başkanlık kararnamesini protesto edenler, kararnameyi, Amerika’nın 1965‘ten beri uyguladığı geleneklere ters düştüğü şeklinde algılıyor.

Başkan Trump’ın kararnamesi, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan İran, Irak, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemenli mülteci ve göçmenlere Amerika’ya giriş yasağı getiriyor.

Protestoculara göre Trump’ın kararnamesi, Müslümanlar’a ayrımcılık uygulayarak Amerika’nın göçmenlere kucak açma geleneğini ihlal ediyor.

Hukukçular, Trump’ın hamlesinin yasadışı olarak görülmesine karşı bir uyarı yapıyor ve Anayasa Mahkemesi’nin tarih boyunca başkana ve Kongre’ye göçmenliği düzenleme yetkisi tanıdığı hatırlatmasında bulunuyor.

Ayrıca Barack Obama da yönetimi döneminde göçmenlikle ilgili bir kararnameye imza attı. Kararname, Amerika’da doğan çocukları olan kaçak göçmen aileleri koruma altına aldı.

Hukukçular, göçmenlik düzenlemesi getirirken başkanın ve Kongre’nin bazı kurallara uyması gerektiği hatırlatmasında bulunuyor. Bu usuller, ayrımcılık uygulanmamasını garanti altına alıyor.

XS
SM
MD
LG