Erişilebilirlik

Trump Doğum Yoluyla Vatandaşlığı Kararnameyle Kaldırabilir mi?


Amerika Başkanı Donald Trump bir televizyon kanalına verdiği söyleşide, vatandaş olmayanların ve kayıt dışı göçmenlerin çocuklarına ABD topraklarında doğum yoluyla vatandaşlık hakkı verilmesini kaldırmak istediğini söyledi. Trump'ın Amerika'da Kongre seçimleri öncesinde göçmenlik tartışmasının alevlendiği bir döneme denk gelen açıklamasına tepki var.

Trump, “Biz dünyada, bir kişinin gelip bebek sahibi olup, o bebeğin ABD vatandaşlığının tüm haklarından faydalandığı tek ülkeyiz. Bu çok saçma ve sona ermeli” diye konuşmuş, bu uygulamaya başkanlık kararnamesiyle son vermeyi planladığını belirtmişti.

Amerika'da anne ve babanın vatandaşlık durumuna bakılmaksızın bu ülkede dünyaya gelen çocuklar otomatik olarak Amerika vatandaşı oluyor. Bu uygulamanın Amerikan anayasasında da yeri var. Amerikan Anayasası'nın 14. maddesi "Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan ve Amerika'nın yargı yetkisine tabi olan bütün kişiler Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır" ifadesi yer alıyor.

Trump Amerika'nın doğum yoluyla vatandaşlık veren tek ülke olduğunu savunmuştu. Ancak Kanada, Meksika dahil olmak üzere 30'dan fazla ülkede benzer uygulama bulunuyor. Avustralya, İngiltere, Fransa ve İrlanda son yıllarda bu uygulamaya son veren ülkeler.

"Doğumla gelen vatandaşlık anayasanın koruması altında"

Trump'ın açıklamasına hem kendi partisi Cumhuriyetçi Parti'den hem de rakip Demokrat cepheden tepkiler geldi. Demokrat Senatör Tim Kaine "Amerika başkanlığı diktatörlük değildir. Vatansever Amerikalılar Başkan'ın Anayasayı tek başına yeniden yazma girişimine karşı birleşmeli" sözleriyle tepki gösterdi.

Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi Başkanı Paul Ryan da Trump'a tepki gösterdi. Ryan katıldığı bir radyo programında "Elbette böyle bir şey yapamazsınız. Doğum yoluyla vatandaşlığa kararnameyle son vermek mümkün değil" diye konuştu.

Trump'ın bu açıklamasına Cumhuriyetçi Parti'den deneyimli siyasetçi Lindsey Graham ise destek verdi. Graham Amerika'da doğanlara doğrudan Amerikan vatandaşlığı verilmesi uygulamasının Amerika'yı yasadışı göç için bir "mıknatıs" haline getirdiğini savundu ve kendisinin de bu amaçla bir tasarı sunacağını vurguladı.

Anayasa hukuku uzmanlarıysa Kongre devreye girmeden başkanlık kararnamesiyle bu uygulamaya son verilip verilemeyeceğini ve söz konusu anayasa maddesinin nasıl yorumlanması gerektiğini tartışıyor. 1868 yılında onaylanan 14. maddenin amacı Amerika'da iç savaş sonrası dönemde eski kölelerin temel vatandaşlık haklarına Güney eyaletleri tarafından kısıtlama getirilmemesini sağlamaktı.

Bazı muhafazakarlar, söz konusu maddenin Amerika'da yasal olarak kalıcı oturma ve çalışma iznine sahip olanların çocuklarına vatandaşlık verilmesini amaçladığını savunuyor. Amerikan anayasasındaki "Amerika'da doğan ve Amerika'nın yargı yetkisine tabi olan" ifadesinden yola çıkarak yasanın farklı şekilde yorumlanabileceğini, bu nedenle ülkede yasa dışı bulunan göçmenlerin çocuklarına otomatik olarak Amerikan vatandaşlığı verilmesi uygulamasına son verilmesinin anayasaya aykırı olmayacağını savunuyor. Bu muhafazakar kesim, anayasadaki söz konusu maddenin, Amerika'da yasal olarak kalıcı oturma ve çalışma iznine sahip olanların çocuklarına vatandaşlık verilmesini amaçladığını savunuyor.

Başkan Yardımcısı Mike Pence ise Trump'ın açıklamasından sonra Politico gazetesine verdiği mülakatta "14. maddeye hepimiz saygı duyuyoruz. Ama Anayasa Mahkemesi bu maddede kullanılan dilin yani "yargı yetkisine tabi olan" ifadesinin ülkede yasadışı olarak bulunanlar için geçerli olup olmadığı konusunda bugüne kadar bir karar vermiş değil" dedi.

Anayasadaki bir maddenin değiştirilmesi için Kongre'nin her iki kanadında yapılacak oylamada üçte iki çoğunluğa ulaşılması gerekiyor. Sonrasında da 38 eyaletin değişen maddeyi onaylaması şartı aranıyor.

Trump'ın açıklamasına insan hakları örgütlerinden de tepki var. Human Rights First, Trump'ın Kongre seçimleri öncesinde bu tartışmalı konuyu gündeme getirmesinin bir ara seçim yatırımı olduğunu savundu.

XS
SM
MD
LG