Erişilebilirlik

Theresa May Macron'dan 'Brexit İçin' Yardım İstedi


Avrupa Birliği ve İngiltere arasında yürütülen Brexit müzakerelerinin çıkmaza girmesi üzerine, AB liderleriyle doğrudan görüşme taktiği izleyen İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit sürecinde en sert tutumu alan ülkelerden Fransa’yla başladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la görüşen May, Macron'dan 'hard Brexit' riskine karşı destek istedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May’le Fransa'nın güneyindeki cumhurbaşkanlığı yazlık sarayı Bregançon'da görüştü. Önce heyetler arası yapılan görüşmenin ardından Macron, May ve eşi onuruna akşam yemeği verdi.

Macron, iki haftalık yaz tatiline Theresa May ile görüşerek başlarken, May de Brexit konusundaki gecikme nedeniyle İtalya'daki tatilini yarıda keserek, Avrupa turuna önce Brexit müzakerelerinde sert tutum izleyen Fransa'dan başladı.

AB-İngiltere müzakerelerinin Ekim ayında bir uzlaşmayla son bulması öngörülürken, İngiltere'nin sunduğu 'Chequers planının' AB Komisyonu tarafından reddedilmesi planları alt üst etti. May de bunun üzerine, komisyona müzakerelerin yanı sıra gelecekteki AB-İngiltere ilişkilerinin temelini atmak için liderlerle baş başa görüşme taktiğini uygulamaya koydu.

Avrupa Birliği ile İngiltere arasında çıkmaza giren Brexit görüşmeleri Bregançon buluşmasının ana gündem maddesini oluşturdu. Macron, Brexit görüşmelerini yürüten Fransız AB komisyonu üyesi Michel Barnier'nin üzerinde olduğu izlenimi vermemek için May’le görüşmesinin ardından bir açıklama yapmadı. Ancak görüşmede, Brexit kapsamına giren Kuzey İrlanda’yla AB üyesi olarak kalan İrlanda arasındaki sınır tartışması ve AB-İngiltere ticaretinin geleceği konuları ele alındı.

Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu konuda AB'nin ortak tavır belirlemesini savunuyor ve uzlaşmanın önce İngiliz Hükümeti ile AB Komisyonu arasında gerçekleşmesi politikasını izliyor. Uzmanlar, "Dostane bir yaz akşam yemeğinin" Macron'un bu tavrını değiştirmesinde yeterli olmayacağını söylüyor. Zira Fransa, İngiltere'nin AB'den çıkmasının ardından, uluslararası şirketlerin Paris'e akın etmesini umut ediyor.

Zamana karşı yarış

AB ve İngiltere'nin, Birlik'ten çıkma ve yeni ticari ilişkilerin durumunu belirleme konularında uzlaşmak için Ekim ayına kadar süresi var. Uzlaşma sağlandıktan sonra, Brexit müzakerelerinin bitiş tarihi olan 29 Mart 2019'a kadar, üye ülke parlamentolarının kararı onaylaması için süre gerekiyor.

Müzakereler, özellikle Kuzey İrlanda sınırı, gümrük birliği ve İngiltere'nin gelecekte kuracağı özel ticaret ilişkileri üzerinde tıkanıyor. İngiltere, AB hukukuna tabi olmadan gümrük birliği kurallarının uygulanmasının devam etmesini istiyor.

Ancak Brüksel, İngiltere'nin sınır kontrolunu kaybetmesi anlamına gelen bir öneride bulunmasına karşı çıkıyor ve 'kendi ihtiyaçlarına göre seçecekleri bir pazar ilişkisi kurma lüksleri olmadığı' uyarısında bulunuyor.

AB Komisyonu adına müzakereleri yürüten Komisyon üyesi Michel Barnier, pek çok Avrupa gazetesinde Perşembe günü yayınladığı bir makalede, "Chequers planını" neden reddettiklerini açıkladı. Barnier, "İngiltere ekonomik bağımsızlığını ve kendi yasalarının kontrolü altındaki ticari ilişkileri istiyor. Buna saygı duyarız. Ancak AB'den kendi sınırlarının ve yasasının kontrolünü kaybetmesini isteyemez" sözleriyle kaygılarını açıkladı. Ve eğer İngiltere, AB'nin kırmızı çizgilerini anlarsa bir uzlaşmaya varmanın olanaklı olduğunu vurguladı.

'Sert Brexit dev bir stratejik hata'

AB ve İngiltere 13 Ağustos tarihinden itibaren her hafta toplanılan yeni bir tempo ile çalışmaya başlayacak ancak müzakerelerin çıkmaza girmesi bu temponun da yetersiz olduğunu gösteriyor. Özellikle Mayıs 2019'da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri nedeniyle Londra'ya ek süre verilmesi ihtimali de çok zayıf.

Hafta başında Paris'te temaslarda bulunan İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, "uzlaşmasız bir Brexit ihtimalinin güçlü olduğunu ve bundan kaygı duyduklarını" dile getirdi. Paris ve Berlin yönetimlerinden AB Komisyonu'na güçlü bir mesaj göndermelerini isteyen Hunt, "Sert Brexit seçimi dev bir jeo-stratejik hata olur" dedi.

Taraflar bu çıkmazın aşılamaması durumunda müzakerelerin 'no deal' (anlaşmazlık) ile sonuçlanmasından ve İngiltere'nin ortak pazar ve gümrük birliğinden çıkacağı bir 'hard (sert) Brexit' ihtimalinden endişe ediyor.

İngiliz hükümetinden acil ekonomik plan

Eğer Brexit görüşmeleri 30 Mart 2019'da uzlaşmayla son bulmazsa, bu durum İngiltere'de ekonomik bozulmaya, mali kargaşaya ve ülke için uzun vadeli enflasyon riskine yol açacak.

The Sun Gazetesi, İngiliz Hükümeti'nin "hard Brexit ihtimaline karşı acil ekonomik tedbirler almaya" hazırlandığını, gıda, ilaç ve yakıt stoklamasına gitmeyi planladığını yazdı. Üstelik Brexit'in faturası ekonomik angajmanlar nedeniyle İngiltere’ye yaklaşık 40 milyar Euro'ya mal olacak. İktidar partisi milletvekillerinin Brexit konusunda bölünmesi nedeniyle, sürecin Theresa May ve muhafazakar hükümet üzerindeki siyasi faturasının da bir hayli ağır olacağı tahmin ediliyor.

XS
SM
MD
LG