Erişilebilirlik

Teröristler PlayStation Üzerinden Mesajlaşmış


Paris saldırıları sonrasında istihbarat birimleri, yeni saldırıları önleyebilmek için daha fazla neler yapabileceklerini anlamaya çalışırken, saldırganların Sony Play Station 4 üzerinden mesajlaştıkları belirlendi.

Paris saldırılarını planlayan ve eyleme dönüştürenlerle ilgili bilgiler ortaya çıktıkça istihbarat ve güvenlik birimlerinin bu saldırıları nasıl olup da, önleyemedikleri sorusu da soruluyor. Daha önce kimlikleri bilinen militanların, işbirlikçilerinin ve Belçika bağlantılarının nasıl olup da gözden kaçırıldığı, Suriye’den dönen militanlara nasıl müdahale edilmediği en önemli eleştiri konuları.

İstihbarat birimleri, Paris saldırılarında parmağı olduğu sanılan 24 kişiden beşinin Suriye’den dönen IŞİD militanları olduğu bilgisini doğruladı. Belçika parlamentosunun istihbarat komisyonu ilgili güvenlik birimlerinin ihmali ihtimalini belirlemek üzere bir meclis soruşturması başlattı. IŞİD militanlarının, istihbarat birimleri Fransa’ya göre daha zayıf olduğu için Paris saldırısını Belçika’da planlamayı tercih ettikleri sanılıyor.

Belçika Yeşiller Partisi milletvekili Stefaan Van Hecke, “Anlaşıldığı kadarıyla militanlar polisin ve istihbarat birimlerinin gözünden kaçmayı başarmış. Bundan sonra daha fazlasını nasıl yapmalıyız sorusu önem kazandı,” diyor.

Bazı Fransız politikacılar da Paris saldırılarını, 1941 yılında, Amerika’nın askeri istihbarat zayıflığından yararlanan Japonya’nın Hawaii’deki Amerikan deniz üssünü bombaladığı Pearl Harbor saldırısına benzetiyor. Bu politikacılar Fransız istihbaratının zayıf kalmasından şikayet ediyor.

Bazıları ise saldırıyı, hem psikolojik hem de istihbarat açısından 11 Eylül saldırılarıyla eş tutuyor. 14 yıl önce New York ve Washington’un hedef alındığı terör saldırılarında, militanların istihbarat ve güvenlik açıklarından yararlandıkları ortaya çıkmıştı.

Fransız Senatosu Dışişleri ve Savunma Komisyonu üyesi Nathalie Goulet, “Bildiğimiz, birçoğu Suriye’den geri dönmüş ve kimse de onları engellememiş,” dedi. Cihatçı şebekeler konusunda aylarca süren bir meclis soruşturmasına başkanlık etmiş olan merkez sağ görüşlü Goulet, yabancı uyruklu radikal imamların Fransa’daki varlığına karşı çıkıyor ve bu kişilerin IŞİD’e eleman kazandırdığı görüşünü savunuyor.

Goulet, Paris saldırısını düzenleyen militanların kullandıkları sofistike yöntemler karşısındaki şaşkınlığını ise saklamıyor. Senatör Goulet, Fransız istihbarat ve güvenlik birimlerinin kaynak sıkıntısı çektiğini kabul ediyor ve sadece Normandi’de 300 tehlikeli cihatçının kimliklerinin belirlenmesine rağmen liberal yasalar nedeniyle harekete geçilemediğinin altını çiziyor:

“Bu insanların kimlikleri ve takip altındalar, ama her birinin arkasına polis takmak mümkün değil, çünkü radikalleşmeye başlamak bir suç teşkil etmiyor.”

Senatör, geçici olarak takibe alınanların da kısa süre içinde terörist listelerinden çıkarılmasını da eleştiriyor ve istihbarat birimlerinin terörist örgütlerle bağlantısı olduğuna inanılan kişileri sürekli olarak bu listede tutması gerektiğine işaret ediyor: “Cinsel taciz suçu işleyen bir insan bu konuyla ilgili listeden hiçbir zaman çıkarılmıyor ve bu da çok yararlı oluyor aynı şey terör şüphelileri içinde uygulanmalı.”

Cuma günkü Paris saldırılarını düzenleyenlerden bazıları, daha önceden Fransız istihbaratı tarafından “güvenlik riski” taşıyan isimler olarak belirlenmişti.

Fransız istihbaratı, saldırıların planlayıcısının Abdül Hamid Ebu Oyd olduğunu belirledi. Oyd, Ocak ayında Belçika’nın Verviers kasabasında düzenlenen polis operasyonunda öldürülen iki cihatçı militanın işbirlikçisi olarak kayıtlara geçmişti.

Suriye’de IŞİD için savaştıktan sonra geri dönen Fas asıllı Belçika vatandaşı Ebu Oyd Ocak ayından bu yana kaçak durumdaydı. IŞİD’in aylık dergisi Dabiq, Şubat sayısında, örgüt içinde Ebu Omer El-Balciki adıyla tanınan Oyd hakkında, Belçika’da yakalanmadan faaliyetlerine devam ettiği için övgü dolu bir yazı yayınladı.

Oyd, dergiye verdiği demeçte, “Verviers’deki operasyon sonrasında yetkililer, kardeşlerimle beraber olduğumu ve eylemleri birlikte planladığımızı anladılar, fotoğrafım ve ismim gazetelere çıktı, ama yine de ülkelerinde kalmayı, onlara karşı eylemler planlamayı ve gerektiğinde güvenli bir şekilde ayrılmayı başardım,” ifadelerini kullanmış.

Oyd, bir seferinde polis tarafından durdurulduğunu ancak kendisini tanıyamadıkları için serbest bırakıldığını da anlatıyor aynı yazıda.

Cuma günkü saldırılar sırasında stadyumu hedef alanlardan Ömer İsmail Mustafay’ın 2010 yılında radikaller arasına katıldığı sanılıyor. 2013 yılında Suriye’ye giden Mustafay, 2014 yılı başında Fransa’ya döndü. Türk yetkililer, Aralık 2014 ve 2015 Haziran’ında olmak üzere iki ayrı defa Fransız yetkilileri Mustafay konusunda uyardıklarını ancak militanın tutuklanmadığını söylüyor.

Al Cezire’ye konuşan bir Türk yetkili, “Fransızlar’dan bu konuda hiçbir şey duymadık. Ancak, Paris saldırıları olduktan sonra bizden Ömer İsmail Mustafay hakkında bilgi istendi,” dedi.

Saldırganlardan Sami Amimur ise teröristlerle bağlantıları olduğu gerekçesiyle 2012 yılı Ekim ayında gözaltına alınmış. Ancak daha sonra serbest bırakılınca, Suriye’ye gidip, hiç sorun yaşamadan 2014 yılı Ekim ayında Fransa’ya giriş yapmış.

Türkiye gibi Irak da Fransa’yı olası bir saldırı konusunda uyarmış, ancak Fransız yetkililer, Irak’tan aldıkları bilgilerin detay içermediğini söylüyor.

Fransız ve Belçikalı yetkililer, saldırganların elektronik iletişim araçları yerine, Sony PlayStation 4 gibi video oyunlarının mesaj sistemiyle birbirleriyle yazıştıklarını belirledi.

Ancak yine de Belçika Dışişleri Bakanı Didier Ryenders, tüm Avrupa istihbaratının eksik noktaları birleştiremediğini, bundan sonra bilinen teröristler konusunda daha iyi istihbarat paylaşımında bulunulması gerektiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande, parlamentonun iki kanadının ortak oturumunda yaptığı konuşmada, sınır güvenliğinde değişiklikler yapılmasını istedi, Cuma günü AB liderlerinden Shengen sözleşmesinin askıya alınmasını isteyeceğini kaydetti. Sözleşme, üye ülke vatandaşlarına Birlik içinde serbest dolaşım hakkı tanıyor.

Hollande konuşmasında güvenlik güçlerine 8 bin 500 yeni personel alınacağını da açıkladı. Ancak, işe alım ve eğitim süreci göze alındığında bu yeni elemanların dört yıldan önce etkili olması beklenmiyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

EKOTÜRK Stüdyo VOA 18 Mayıs
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:09 0:00
XS
SM
MD
LG