Erişilebilirlik

Terörle Mücadelede Yeni Konsept: Gıda Kontrolu


İçişleri Bakanlığı, PKK ile mücadelesinde yeni bir yöntem uygulamaya koydu. 32 ilin valiliklerine genelge gönderen bakanlık, kırsal kesimlere götürülen gıda ve yaşam malzemelerinin sıkı denetlenmesi talimatı verdi. Bakanlık yaylalarda kalanların da dönerken geride gıda maddesi bırakmaması uyarısı yaptı.

Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki 32 ilin valiliğine gönderilen ‘Yayla Genelgesi’nde PKK’nın kış tedbirlerinin engellenmesi amacıyla alınacak önlemlere yer verildi. Genelgede PKK'lıların temel gıda ve yaşam malzemesi teminini engellemek amacıyla yayla dönüşlerinde alınacak güvenlik önlemleri şöyle sıralandı:

”Yayla ve meraların vatandaşların kullanımına açılması ile birlikte terör örgütüne yardımcı olabilecek kişilerin terör örgütü mensuplarına erzak ve yaşam malzemesi sağlamalarını önlemek için gerekli tedbirler alınacak. Yayla dönüşlerinde vatandaşların artan yaşam malzemelerinin terör örgütü mensuplarınca alınabileceği düşünülerek yaylada bırakmamaları konusunda uyarılacak. BTÖ mensuplarının lojistik faaliyetlerine yardım eden ve erzak götüren işbirlikçilerinin genellikle yol kontrollerinde ana yollar yerine ara ve tali yolları kullanması nedeniyle bu yolların denetimine ağırlık verilecek.“

Genelgenin en dikkat çeken maddesi ise kırsal kesimlere götürülen malzemelerin denetlenmesi. Buna göre topluca alınan gıda maddeleri yakın takibe alınacak. Köye giderken aracında bulunan gıdanın gideceği yer, kullanacak kişi sayısı sıkı denetimden geçecek. Bakanlığın yerel birimlere bu konuda verdiği talimat ise şöyle:

“Kolluk kuvvetlerince toptan satış yapan yerler ile market ve bakkallardan dikkat çekici miktarda un, şeker, konserve, helva, reçel vb. gıda ve yaşam malzemelerin satışı takip edilecek ve istihbarata ağırlık verilecek. Yol kontrollerinde kamyonet, panelvan, minibüs gibi şüpheli araçlar detaylı aramalardan geçirilecek. Terör örgütü tarafından kullanılması muhtemel gıda ve yaşam malzemelerini aracında bulunduran şahısların yerleşim yeri ile yol güzergahı ve kaç kişilik malzeme götürdüğü hususları ayrıntılı sorgulanacak.”

Genelgeyi Amerika’nın Sesi’ne değerlendiren Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilcisi Av. Barış Yavuz, genelgenin kendi içinde çelişkili olduğunu söyledi. Yavuz, “Vatandaşını suçlu görüyor ve ona göre muamele yapın diyor. Bir yandan yaylacıların unuttukları olabilir diyor, bir yandan da yoldan gelip geçenleri arayın diyor. Marketlerin yüklü satışlarına bakın diyor. Vatandaşına otomatikman suçlu gözüyle bakmak budur. Suçlu gözüyle bakmanın yansımasıdır. Içselleştirilmiş olan ‘herkes örgüt üyesidir’ anlayışını yansımasıdır. Bütün yaylaları serbest bırakıp, yaylalara gidenleri engellemekten başka bir şey değil. Henüz, 90’lardaki gıda ambargosuna evrilmedi ama olur mu olmaz mı bilmiyorum. Vatandaşın kendine göre kışa hazırlığı var. Bunları da suç olarak görmektir. Bu ceza kanunu ile bağdaşmayacak bir anlayıştır. Bende 8 çuval buğday ya da un buldunuz. Benim bunu örgüte ya da başka bir yere vereceğime dair bir inançla hareket ederek el koymak, ceza kanuna mantığıyla bağdaşmaz. Bunları yayınlarken ceza kanununa bakmıyorlar. Bundan önce arama kararınız mı var? Arama kararı alacak mısınız, almayacak mısınız? El koyma kararı nasıl olacak? Bunlar hukuksuzluğun göstergesidir. Siyasi iktidarın hukuku bypass etmesinin belgesidir” dedi.

XS
SM
MD
LG