Erişilebilirlik

Tennessee’de Yasadışı Göçmenlere Baskın Şoku


Tenessee eyaletinin Hamblen ilçesi 5 Nisan Perşembe günü göçmenlere yapılan baskının ardından yeni bir döneme girdi.

Günün erken saatlerinde Göçmenlik ve Gümrük Polisi, FBI ve yerel polis, Bean Station kasabasındaki Southeastern Provisions et paketleme fabrikasının tüm girişlerini tuttu, yollar kapatıldı, helikopterler havadan devriye gezdi. Göçmenlik polisi yasadışı göçmen olduğundan şüphelendiği 100 kişiyi fabrikadan çıkararak yakınlardaki Ulusal Muhafızlar’a ait silah deposuna götürdü ve sorguya çekti.

Bu, yasadışı göçle mücadele etme sözü veren Başkan Donald Trump’ın göreve gelmesinden bu yana yapılan en büyük fabrika baskını oldu. Geçen Ekim ayında Göçmenlik ve Gümrük Polis Dairesi Direktörü Tom Homan, yasadışı göçmen istihdam eden işverenlere baskı uygulayacaklarını açıklamıştı. Homan, amaçlarının yasadışı göçmenleri Amerika’ya çeken mıknatısı devredışı bırakmak olduğunu söylemişti.

İşçilerin ve ailelerinin yaşadığı Morristown da dahil olmak üzere Tennessee’nin doğusunda haber çabuk yayıldı. Morristown sakinlerine göre o gün ve ertesi gün kasabadaki Hispanik topluluğu sanki kilit altındaydı.

Yerel gazete Citizen Tribune’un editörü John Gullion’a göre en kötüsü de kasabadaki tüm fabrikaların baskına uğradığı haberlerinin dolaşmasıydı. Gerçekte baskın sadece Bean Station’daki et işleme tesisine yapılmıştı.

29 bin nüfuslu Morristown, Great Smokey Dağları’nın eteğinde sakin ve izole bir bölge. Ancak son 20 yılda yeni sektörler kasabaya yeni iş imkanları çekti, bu da büyümeyi beraberinde getirdi. Bu ay başında Belçikalı bir otobüs üreticisi bölgede fabrika açmayı planladığını açıkladı.

Hispanik nüfus ikiye katlandı

Yeni iş imkanları kasabaya yeni işçiler getirdi. 2000-2010 yılları arasında yeni bir tavuk işleme fabrikası, otomobil parçası üretim tesisi ve mobilya fabrikalarının açılmasıyla kasabadaki Hispanik nüfus ikiye katlandı. Hispanikler şu anda Morristown nüfusunun neredeyse yüzde 21’ini oluşturuyor.

Kasabaya Latin kökenlilerin akın etmesi halk arasında da bazen gerilimin artmasına yol açıyor. Çoğunluğu beyaz olan bölge halkı sürekli sayıları artan Hispanikler’e uyum sağlamaya çaışıyor.

Ancak polisin ani baskını toplumdaki dayanışma ruhunu canlandırdı.

Baskının ardından ‘ölüm sessizliği’

Yerel iş bulma dairesinin bir çalışanı, ofisin normalde Hispanik işçilerle dolu olduğu Perşembe günü akşamüstü saatlerinde, baskının ardından ölüm sessizliğine büründüğünü söyledi. Öğretmenler ve diğer okul çalışanları öğrencilerle beraber okul servislerine binerek çocukların boş evlere gitmediğinden emin olmaya çalıştı.

Bu sırada gözaltındakilerin arkadaşları ve aileleri sorguya çekildikleri deponun karşısında bir pizzacının otoparkında toplanarak saatlerce bekledi. Bazıları sabaha karşı saat üçe kadar sevdiklerinden haber almaya çalıştı.

Hispanik kökenlilerin kurduğu HOLA Lakeway grubunun başkanı KC Curberson-Alvarado baskından bir ya da iki saat sonra sabah saatlerinde haberdar oldu. Ülke genelinde faaliyet gösteren bir göçmen hakları grubuyla yasal yardım almak için iletişime geçti, daha sonra ailelerin yardım alabilmeleri, kendilerine belge sağlanması ve bazı durumlarda gözaltındakilere ilaç götürülmesi gibi konularda çalışmaya başladı.

Tennessee Göçmen ve Sığınmacı Hakları Koalisyonu’ndan Stephanie Teatro tam olarak ne olduğunu anlayabilmek için serbest bırakılan göçmenlerle hala görüşmeler yaptıklarını söyledi. 100’den fazla kişinin depoya götürüldüğünü söyleyen Teatro, içlerinden 97’sinin tutuklandığını ve yasal olarak haklarında suçlama yapıldığını söyledi. Bunlardan 54’ü Louisiana ve Alabama’daki Göçmenlik ve Gümrük Polisi’ne ait gözaltı merkezlerine götürüldü. 32’si serbest bırakıldı, ancak bu kişiler hala mahkemede sınırdışı edilmeleri talebiyle mücadele etmek zorunda.

Teatro’ya göre yapmaya çalıştıkları göçmenlerin burada aileleriyle birlikte mücadele edebilmelerini sağlamak. Aksi halde Göçmenlik ve Gümrük Polisi’nin tesislerinde gözaltında tutulanların serbest kalmak için binlerce dolar harcaması gerekiyor. Güney Yoksulluk Hukuk Merkezi gözaltındakilere yasal savunmalarında yardım ediyor.

Diğer taraftan gözaltındakilerin aileleri eve ekmek getiren aile üyesini kaybettikleri için ayın sonunu getirmekte zorlanıyor.

"Kalbim durdu sandım"

Beatriz’in amcası Louisiana’daki gözaltı merkezinde tutulan 11 göçmenden biri. Baskının olduğu gün babasının onu aradığını, o sırada yerel meslek okulunda derste olduğunu anlatıyor. Babası ona gözaltına alınanlardan bazılarının depoya götürüldüğünü söylemiş.

Beatriz, "Kalbim durdu sandım. Neler olup bittiğini bilmiyordum" diye anlatıyor. Babası da olanları sadece haberlerden duymuş çünkü aile üyeleri onlarla iletişime geçememiş.

Amerikan vatandaşı olan Beatriz, Morristown’da yaşayan Meksika kökenli göçmen bir ailenin üyesi. Ailesinin durumundan dolayı 18 yaşındaki öğrenci soyadını vermek istemedi.

Babasının yönlendirmesiyle depoya giden Beatriz, aile üyelerini görmek isteyince geri çevrilmiş ve caddenin karşısında diğer ailelerle birlikte içeriden haber almayı beklemiş. Beatriz’in yengesi Cumartesi sabah erken saatte serbest bırakılmış, ancak amcası depodan çıkanlar arasında yokmuş.

O zamandan bu yana Beatriz’in yengesi yedi yaşındaki oğluna ailenin yardımıyla bakıyor. Babasının ne zaman geleceğini soran çocuğa kimse bir cevap veremiyor.

Hamblen ilçesi sakinlerinin yüzde 77’si geçen seçimlerde Trump’a oy verdi. Yerel gazetenin Facebook sayfasında yazan yorumcular da sık sık yasadışı göçle ilgili hayalkırıklıklarını dile getiriyor.

Morristown’dan Carolyn Gilliam, "Çok iyi iş! Çocuklarını da onlarla birlikte yollamayı unutmayın" yorumunu yapıyor.

Yine Morristown’dan Trista Shaver, "Eminim sınırdışı edilmesi gereken daha yüzlercesi vardır. Umarım bu iş devam eder ve onları yasadışı şekilde işe alanları da yargılarlar" diye yazdı.

Tennessee Rogersville’den Matthew Gilbert, "Eğer yasadışı şekilde buradalarsa o zaman ne olursa olsun sınırdışı edilmeleri gerekir" yorumunda bulundu.

Ancak Citizen Tribune’un editörü Gullion’a göre göçmen karşıtı söylem sosyal medyayla sınırlı.

Gullion, halkın bir yandan muhafazakar ama bir yandan da insan sevgisiyle dolu olduğunu kaydetti. Gullion göçmenlerin çocuklarına duyduğu sempatiyi dile getiren ve bunun yapılma yönteminin yanlış olduğunu söyleyen çok kişi bulunduğunu anlattı.

"İnsan ilişkileri her şeyi değiştiriyor"

Curberson-Alvarado, grubun kayıp üyeleri için yas tutarken toplumun tepkisine ve hatta baskını gerçekleştiren yetkililere bile minnet duyduğunu söylüyor. "Göçmenlik ve Gümrük Polisi’ni şeytanlaştırmamak lazım" diyen Curberson-Alvarado, baskın sırasında koşullar nasıldı bilmiyor; ancak polisin gözaltındakiler ve aileleri için depoya git gel yaptıkları sırada kendilerine samimi ve içten davrandığını söylüyor.

Yasadışı göçle mücadele etme sözü veren Trump’a oy veren aynı toplum, baskının ardından çoğu gelir kapısını kaybeden aileler için 60 bin dolar yardım toplamış, kamyonlar dolusu bebek bezi, hijyen ürünü ve gıda bağışlamış. Öğretmenler olaydan etkilenen çocuklara nasıl yardım edilebileceği konusunda çalışma grupları düzenlemiş.

Curberson-Alvarado’ya göre Morristown’un kıdemli sakinleri Cumhuriyetçiler’e oy veren muhafazakar kişiler. Ancak onlar da bu yöntemin anlamsız olduğunun farkında. Curberson-Alvarado, insan ilişkilerinin her şeyi değiştirdiğini söylüyor.

Beatriz’se vatandaş olmasına rağmen 5 Nisan’ın şokunun içine kolay kolay geçmeyecek korku tohumları ektiğini söylüyor.

Amcası, yıllardır tanıdığı onlarca kişiyle birlikte hala hapiste.

Beatriz "Tek yapabildiğimiz iyi bir şey olması için dua etmek" diyor.

XS
SM
MD
LG