Erişilebilirlik

TBMM’de Gergin Anayasa Değişikliği Görüşmesi


Turkey Military Coup assembly

TBMM Genel Kurulu’nda anayasa değişikliği üzerindeki görüşme maratonuna saat 18 sonrasında başlanabildi. AKP’li Başkanvekili Ahmet Aydın’ın yönettiği oturumda, gündem dışı söz hakkı verilmemesi nedeniyle görüşmeler usül tartışmasıyla açıldı.

Usül tartışmasında ilk sözü AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan alarak, muhalefet cephesini TBMM’yi geciktirmekle suçladı. Turan, “Biz sabırlıyız, sakiniz, sağduyuyu, soğukkanlılığı elden bırakmayacağız ve 18 maddelik teklifimizin esas söz sahibi olan milletimize gitmesi için var gücümüzle gayret edeceğiz” mesajını verdi. Turan’ın “Tüm bu çalışmalar, tartışmalar milletin gözü önünde yapılıyor” sözleri ise ilk gerilimi tetikledi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Turan’a, “Televizyon açık mı, ‘Bütün milletin önünde’diyorsun?” tepkisi gösterdi. CHP’li Ceyhun İrgil de, “Yalan söyleme, milletin gözü önünde olmuyor, milletten kaçırıyorsunuz” diye seslendi.

CHP adına usül tartışmasında konuşan Grup Başkanvekili Engin Altay, “Sen önce, bu Meclis bombalanırkenken altına attığın ‘Parlamenter sisteme sahip çıkacağız’ imzana sahip çık, sen önce oraya sahip çık. Sen önce kaç madde olduğunu, ne götürüp ne götürmediğini bilmeden boş kâğıda imza attığın Anayasa teklifini oku da, ondan sonra bana samimiyet testinden bahset” diye konuştu.

HDP adına Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım söz alarak, tutuklu milletvekillerini anımsattı ve Anayasa görüşmelerine TBMM’nin eksik katılımla geçemeyeceğini ifade etti. Yıldırım, TBMM Başkanlığı’na, tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir dilekçe sunduğunu açıkladı.

Selahattin Demirtaş: “Oy kullanmamız için tedbirler alınmalı”

Yıldırım’ın seslendirdiği dilekçede, Demirtaş, tutuklular cezaevinde oy kullanma hakkına sahip iken vekiller olarak bu haktan mahrum bırakılmalarına itiraz etti. Demirtaş, dilekçesinde özetle şunları ifade etti:

“Parlamentonun 11 üyesi hukuk dışı yollarla siyaseten rehin alınmışken, bizlerin Parlamentoda görüşlerimizi ifade etme ve anayasa değişikliği oylamasında oy kullanma hakkımız fiilen gasp edilmişken yapılacak bu görüşme ve oylamalar, daha başından itibaren hukuka aykırı ve meşruiyeti tartışmalı olacaktır. Anayasa'ya aykırı bir biçimde tutuklanmış olmamız yasama ve denetleme yetkilerimizin hiçbir şekilde kısıtlanmasına yol açamaz. Yetki, hak ve sorumluluklarımız açısından Parlamentodaki diğer milletvekillerinden hiçbir farkımız yoktur. Bu çerçevede, anayasa değişikliği teklifi görüşmelerinde benim ve tutuklu bulunan diğer 10 milletvekili arkadaşımın her oylamada gizli oy kullanma hakkı vardır.”

Demirtaş, TBMM Başkanlığı’ndan anayasa değişikliğiyle ilgili her oylamasında gizli oy kullanabilmeleri için gerekli tedbirleri almasını istedi.

CHP protesto engelini ve Meclis TV’yi anımsattı

Anayasa değişikliği teklifi üzerinde görüşmelere geçilmesi öncesinde, CHP’liler Ahmet Akın, Melike Basmacı, Gülay Yedekçi, Mahmut Tanal ve Gamze Akkuş İlgezdi, TBMM’nin önünde bugünkü protestolara izin verilmemesini eleştirdi.

Bu sırada AKP’liler, “Rejim değil sistem” diye seslendi. Ancak başta CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel olmak üzere CHP’lilerden “Rejim, rejim, sistem değil; rejim” sesleri geldi.

CHP’li Engin Altay da, bugünkü protestoya izin verilmemesine tepki gösterdi ve “Sayın Hükümet, bugün Ankara Barosu başta olmak üzere Ankara'daki kimi sivil toplum örgütlerince Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili olarak düşüncelerini ve rahatsızlıklarını dile getirmelerine bile tahammülsüzlük gösterdiniz. Demokrasimize katacağınız bir şey yoktur. Sayın Hükümet, burası müstemleke değildir, emniyet kuvvetleri de sizin Gestapo’nuz değildir” dedi.

CHP’li Mehmet Bekaroğlu da, “Meclis ablukaya alındı, bütün yollar kesildi ve yurttaşın vekiline söz söylenmesi engellendi. Gerçekten niye böyle yapılıyor, neyin korkusu, milletten ne saklıyorsunuz, bunu anlamak zor” diye konuştu.

CHP ve HDP’liler, Meclis TV’nin günlerden Pazartesi olması gerekçesiyle anayasa değişikliği üzerindeki görüşmeleri yayınlamamasını da eleştirdi. AKP ile bu konuyu günlerdir görüştüklerini belirten CHP’liler, halktan gizli, saklı iş yapıldığını belirtti.

Bu arada CHP’nin verdiği terör olaylarıyla ilgili araştırma önergesi AKP’nin oylarıyla reddedildi.

Deniz Baykal
Deniz Baykal

CHP adına Baykal kürsüdeydi

Anayasa değişikliği teklifi üzerine görüşmelere geçildiğinde ilk söz sırası ana muhalefet partisi CHP’deydi. CHP adına eski genel başkan Deniz Baykal’ın kürsüye gelmesi, geçmişte Recep Tayyip Erdoğan’a milletvekili seçilme, dolayısıyla Başbakanlık yolunu açan kişi olarak eleştirilmesi nedeniyle dikkat çekti.

Baykal, konuşmasına, “Türkiye'ye sahip çıkmak için geldim. ‘Buna ihtiyaç mı var?’ derseniz, evet, buna ihtiyaç var. ‘Bu sana mı düşer?’ derseniz, hepimize düşer, evet, bana da düşer. Buraya seçilerek gelmiş siz milletvekilleri gibi ben de bütün siyasi ömrümü bu kutsal çatı altında geçirmiş bir kişi olarak milletime karşı bu noktada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Ayrıca, TBMM’nin İstiklal Madalyası'yla onurlandırılmış bir istiklal gazisinin oğlu olarak, babamın helalliğini kazanabilmek için burada konuşmak zorunda olduğumu düşünüyorum” sözlerine başladı.

Türkiye’nin OHAL ile yönetilmesine karşın geldiği noktadan endişe duyduklarını anlatan Baykal, OHAL’deki son durumu şöyle özetledi:

“163 general tutuklu, 150 yüksek yargıç -Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve HSYK üyesi- tutuklu, 2.194 hâkim ve savcı tutuklu, 6.269 subay tutuklu, 80 bin kamu personeli ihraç edildi, 50 bin kamu personeli soruşturuluyor, 230 şirkete kayyum atandı, hala her yeni kararnameyle yüzlerce kişinin işine son veriliyor. OHAL kararları yargı süzgecinden geçirilebilmiş, yargı denetimi altına alınabilmiş değil. Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırılarını yaşıyoruz. Bir buçuk yılda 38 terör saldırısında 516 kişi hayatını kaybetti. Sadece şu son altı ayda, OHAL döneminde 17 saldırıda 214 kişi hayatını kaybetti. Suriye'de 47 askerimiz şehit düştü. Ekonomi alarm veriyor. Suikast timleri kentlerimizde yuvalanmış. Güvenlik krizi sizi muhalefet liderlerine zırhlı araba teklif etme noktasına kadar getirmiş.”

“Cumhurbaşkanı Meclis’i fesh edecek ama denetlenemeyecek”

CHP olarak neden bu anayasa değişikliğine “hayır” diyeceklerini anlatan Baykal, geçmişteki 17 değişiklik paketi gibi değil Anayasa’nın temellerini sarsacak bir projeyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Bu teklif ile milli egemenlik anlayışını ve Meclis’in gücünü ortadan kalkacağını kaydeden Baykal, teklifi şu ifadelerle eleştirdi:

“Cumhurbaşkanı yani tüm Türkiye'nin temsilcisi olması gereken kişi bir siyasi partinin genel başkanı grup toplantısına katılacak, MYK toplantısına katılacak, o partinin yararlarını, çıkarlarını savunacak, takip edecek. Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı olacak, AKP Genel Başkanı da yargıyı belirleyecek, Anayasa Mahkemesi’ni belirleyecek, HSYK’yı belirleyecek. Güvenoyu yok. Cumhurbaşkanı hiç kimseden güvenoyu almadan kabine kuracak. Kabine yüzde 50’yle oluşan bir Cumhurbaşkanının iradesiyle oluşacak ve yüzde 50’yle oluşan bir irade, yüzde 100’le oluşan bir Meclisi feshedebilecek. Meclisin kendisini feshedebilmesi ancak 360 oyu bulabilmesine bağlı.

Olağanüstü hal kararnamesi çıkarma hakkına sahip başkan. Olağanüstü hal ilan etme hakkına sahip. Olağanüstü hal var diye kararname çıkarmaya yetkili. Çıkaracağı kararnameyle Anayasa'yı değiştirme imkanı var. Anayasa’yı değiştirme yetkisini veriyoruz, farkında mısınız Allah aşkına?”

Yetkilerle donatılmasına rağmen Cumhurbaşkanı’nın gensoru, güvenoyu gibi Yürütme’nin denetlenebildiği mekanizmalardan hiçbiriyle denetlenemeyeceğini kaydeden Baykal, teklifte sadece Meclis Soruşturması denildiğini ancak fiilen bunun da olamayacak şekilde var olduğunu söyledi. Baykal, “Suç varsa ver mahkemeye diyorsunuz. Nasıl vereceğiz? Suçun olduğunu iddia edenlerin yapması gereken şey önce 300 üyeyi bulup teklif etmek, daha sonra 360 üyeyi bulup Komisyon’a sevk kararı çıkarmak, sonrasında da 400 oyu bulup Yüce Divan’a sevk etmek” dedi.

Baykal, “Bütün yetkiler sarayda. Biz Dolmabahçe Sarayından egemenliği Ankara'ya Meclise getirdik, şimdi siz Ankara'da Meclisteki egemenliği götürüp Beştepe'deki saraya emanet ediyorsunuz. O egemenliği siz saraya emanet edebilirsiniz ama şunu herkesin bilmesini isterim ki biz kapı kulları değiliz, orada bir saray olabilir ama bu Meclis kapı kullarının Meclisi olamaz, olmamalıdır” diye konuştu.

Meral Danış Beştaş
Meral Danış Beştaş

HDP’li Beştaş, MHP Lideri Bahçeli’yi seslendirdi

HDP adına Meral Danış Beştaş söz alırken; konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz Haziran ayında Başkanlık sistemi aleyhine sözlerinden alıntılar yapmasıyla dikkat çekti. Beştaş, Bahçeli’nin, “Mesele Erdoğan'ın kişisel gayesinin tatmin olmasıdır. Erdoğan Başbakanken de, Cumhurbaşkanıyken de çift başlılıktan şikayetçidir. Bu milletin yegane derdi koltuk imal etmek midir? Peki, Erdoğan başkan olduktan sonra krallık ilan etmeyeceğini kim garanti edebilir? Oğlunu 2'nci Erdoğan olarak tahta geçirmeyeceğine kim garanti verecektir?” sözlerini aktardı.

Beştaş, AKP’li Abdülhamit Gül ile birlikte teklif hazırlığını yürüten MHP’li Mehmet Parsak’ın da geçmişteki sözlerini anımasttı. Beştaş, Parsak’ın “Sistemin adı seçilmiş krallıktır. Bu ihanet dolu teklifleri o gün nasıl bertaraf ettiysek bugün de aynı şekilde bertaraf edeceğiz” dediğini ifade etti.

HDP’li Beştaş, MHP’lilere seslenerek, şimdi bu ihanet teklifinde neler değiştiğini sordu. Beştaş, “Tek adam kültüne dayalı birtakım ilkelerin kendi varlığımızı hiçe saymak pahasına vücut bulmasına imkân verecek olan bu düzenlemeye bir Anayasa, bir toplum sözleşmesi diyebilir miyiz? Bu metinde halk yok, bu metinde 80 milyon yurttaş yok, bu metinde toplumun yarısı kadınlar yok, bu metinde çocuklar yok, gençler yok, Kürt halkı yok, Ermeniler yok, Çerkezler yok, Süryaniler yok, Aleviler yok, farklı inançlar, diller, kimlikler, eğilimler yok, bu metinde farklılıklar yok, bu toplumu ilmek ilmek örenler bu metinde asla yerini bulamamış. Anayasa, mevcut 82 Anayasası tarif edilirken, ‘Erkek, Türk, Sünni bir Anayasa’ denilmiştir. Şimdi ‘Erkek, Türk, Sünni Anayasa'nın üstüne bir de erkek bir sultan ekleniyor. Yine kadın yok, yine farklı diller yok, yine farklı kimlikler yok, yine farklı inançlar yok, bu toplumu kucaklamayan bir yöne doğru hızla yuvarlanıyor” dedi.

XS
SM
MD
LG