Erişilebilirlik

TBMM HDP'yi Kapatma Çağrıları ve CHP'ye Suçlamalarla Açıldı


TBMM ara tatil sonrasında iktidar cephesinden muhalefet partilerini hedef alan baskı söylemleri ve siyasi bölünme tartışmalarıyla başladı.

TBMM bugün itibariyle başladığı yasama faaliyetleri kapsamında, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “2021 reform yılı” ilanı nedeniyle gelecek günlerde AKP’nin yasa teklifi olarak sunacağı “reform paketi” düzenlemesi beklentisiyle çalışmalarına başladı. Ancak Türkiye’nin yargı ve ekonomisi açısından reform ihtiyacı konuşulmasına karşın muhalefet partilerini hedef alan saldırılar ve siyasi bölünmelerin yanı sıra iktidar cephesi AKP-MHP tarafından ana muhalefet partisi CHP’nin sürekli terör bağlantısıyla suçlanarak suçlu gösterilmesi ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da hedef alınması gibi gelişmeler de yaşanıyor. AKP’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün de “HDP’nin kapatılması” talebini yinelerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da bu yöndeki açıklamaları gündemde.

TBMM HDP'yi Kapatma Çağrıları ve CHP'ye Suçlamalarla Açıldı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:27 0:00

YSK seçilme yeterliliğine sahip parti listesi yayımladı

Bu arada yine Bahçeli’nin sıkça gündeme taşıdığı “siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklikler” konusunda nasıl bir adım atılacağı da merak konusu. TBMM’de iktidar ortağı AKP ile MHP’nin seçim sistemini değiştirecek nitelikte ortak bir çalışma için henüz masaya oturmadığı ancak liderler Erdoğan ile Bahçeli arasında görüşme yapıldığı iddiası var. Siyasi partiler açısından ittifak kurulabilmesini etkileyecek şekilde düzenlemeler yapılabileceği konuşuluyor.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2021 yılı Ocak ayı itibariyle şu anda Türkiye’deki 17 siyasi partinin seçimlere katılabilme yeterliliğine sahip olduğunu açıkladı. YSK kararına göre; TBMM’de temsilcisi olan AK Parti, CHP, İYİ Parti, HDP, MHP, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi (BBP) ile Demokrat Parti (DP) seçimlere katılma hakkına sahip. İlaveten Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Demokratik Sol Partisi, Genç Parti, HDP, Hür Dava Partisi (HÜDAPAR), Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin seçimlere katılma yeterliliği mevcut.

HDP’yi kapatma çağrısı, siyasi saldırılar için “film” nitelemesi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM’nin ara tatili sonrasındaki ilk grup konuşmasında da son dönemde sıkça gündeme getirdiği ve “ortağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da mesaj” olarak yorumlanan HDP’nin kapatılması gerektiği yönündeki görüşlerini yineledi.

Bahçeli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçtiğimiz gün paylaştığı PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan posterli HDP’nin Esenyurt İlçe Binası’na ilişkin görüntüleri adres gösterdi. Bahçeli, “Esenyurt’taki görüntüler malumun ifşasıdır. HDP bir siyasi parti dışında ne varsa odur. Ön kapısından giren, arka kapısında Kandil'e çıkmaktadır. Hangi ülkede böylesine bir kepazelik vardır? Bu demokrasi midir? YPG’nin afişlerini asmak, bebek katilinin posterlerini taşımak insan haklarının evrensel prensiplerinin neresinde yazılıdır? HDP’yi savunmak, Türkiye’nin egemenlik haklarını yok saymaktır. Asıl demokrasi düşmanı, asıl insanlık düşmanı, Mehmetlerimize kurşun sıkanlarla kol kola girenlerdir. HDP demek, PKK demektir. HDP demek ihanet demektir. HDP demek bebeklerimize ölüm demektir” dedi. Bahçeli, “6-8 Ekim olayları hakkında hazırlanan iddianame, HDP'nin kapatılması konusunda somut deliller görülecektir” görüşünü ve adeta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yönelik “kapatma davası açılması için hukuki gerekçe mevcut” yaklaşımını da yineledi.

Bahçeli, son olarak Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın ve gazetecilerin hedef olduğu şiddet saldırılarıyla ilgili ise MHP bağlantısını reddetti. “Bazı gazeteci ve siyasilere yönelik saldırılarda MHP ile bağ kurmak zorlama bir isnattır. Gözümüzü daldan, budaktan esirgemeyiz. Taraf olmadığımız saldırının faili olarak gösterilmek ucuz bir provokasyondur. Biz bu taktiklerin arka planını, masa başında yapılan kanlı planları 12 Eylül’den beri tanırız. Hiç kimse şiddet ihalesini üzerimize yıkmaya çalışmasın. Tavsiyem odur ki suç ve suçluyu uzaklarda araştırmasınlar. Sicili kabarık birisinin kavga anını kayda aldırması ve masumiyet pozuna bürünmesi bilindik bir numaradır. Film setlerindeki bu numara eskimiştir, alıcısı da kalmamıştır” diyen Bahçeli, Özdağ’ın saldırıya uğradığı sırada durumu fark eden komşularınca cep telefonuyla görüntü çekilmesi nedeniyle olayı “film” ifadesiyle kurgu olarak nitelendirdi.

Buldan: "Dünyada halk iradesinin önüne geçecek bir formül yok"

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, bugünkü grup konuşmasında, İçişleri Bakanı Soylu’nun paylaştığı görüntülere ilişkin “2013-15 yılları arasında bu iktidar çözüm için İmralı’yla Sayın Öcalan'la görüşmeler yürüttü. 2015 yılında Dolmabahçe’de bu görüşmelerin bir aşaması olarak heyetimizle devlet ve hükümet heyeti bir mutabakat metni açıkladı. Bunlara rağmen ilçe binamızın içindeki görüntüleri sosyal medya üzerinden yaygınlaştırıp partimizi Sayın Öcalan üzerinden terörize etmeye çalışanlara sesleniyoruz: Size buradan ekmek çıkmaz, HDP bildiğinden şaşmaz. Devletin güvenlik bürokrasini siyasallaştıranlar, hukuk ve demokratik hakları çiğneyenler hukuk önünde halka yaptıklarının hesabını verecekler” tepkisini gösterdi. Dolayısıyla Buldan, Soylu’nun da üyesi olduğu AKP iktidarı tarafından Öcalan’ın daha önce Kürt sorunu çözümünde siyasi aktör olarak kabul edildiği mesajını verdi.

Buldan, HDP’ye yönelik kapatma çağrısına karşılık da “Dünyada halk iradesinin önüne geçecek bir formül yok. Sandık mühendisliği yapmaya çalışanlara hatırlatırız, en iyi mühendis halktır. HDP’nin siyasetteki gücünü ve etkisini engelleyemeyeceksiniz. HDP’siz bir siyaset hayali kuranlara: Halk sizin olmadığınız bir ülke hayalini çoktan kurdu, sabırsızlıkla sandıkları bekliyor. Halk, AKP iktidarının gitmesi için seçim bekliyorum. Erken seçim olmak üzere iktidardan, AKP-MHP ittifakından kurtulmanın yolu sandıktır” ifadesini kullandı.

CHP liderine yönelik “militan” gerilimi büyüyor

İktidar cephesi ana muhalefet partisi CHP’yi ise, hem HDP’yle yakın olmak iddiasıyla terör ile bağlantılı olmakla suçluyor hem de başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’lilere yönelik adli kovuşturma süreçleri oluşturuyor.

İçişleri Bakanı Soylu, bugün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu hakkında AKP’nin politikalarına hizmet eden vali ve kaymakamlara yönelik kullandığı “militan” ifadesi nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Kılıçdaroğlu ise geri adım atmadı ve bugünkü grup toplantısında, “Dünya kadar militan var. Tekirdağ'da çocukların karnesini dağıtan kim? AK Parti İl Başkanı. Veren kim? MEB Müdürü. Al sana militan. İçişleri Bakanlığı bir yazı yazıyor bütün valiliklere, hepiniz dava açın diyor. Dava açmazsanız namertsiniz. Hepiniz militansınız. Hepiniz yolsuzluğun, ahlaksızlığın militanısınız” diye konuştu.

TBMM’de Aden Körfezi tezkeresi gündemde

Ankara siyasetindeki gerilimli gündem dışında TBMM’nin yasama takviminde ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi var.

TBMM Genel Kurulu’nda ayrıca “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmelerine başlanacak. Teklif, Ar-Ge insan kaynağı kapasitesinin arttırılması, teknoloji ve yenilikçi şirketlerin ortaya çıkması, üniversite ve sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gerekçesini içeriyor.

TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda ise 44 maddelik TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ele alınacak. Teklifte uzman erbaşların özlük haklarının iyileştirilmesi, emeklilik yaş hadlerinin 55’e çıkarılması öngörülüyor.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG