Erişilebilirlik

TBMM’de Kadın Vekiller Las Tesis’in Sloganıyla Soylu’ya Seslendi


İlk kez Şili’de gerçekleştirilen ve kadına yönelik şiddete karşı protesto amacıyla tüm dünyaya yayılan ancak sadece Türkiye’de polis müdahalesiyle engellenen Las Tesis’in sloganı bugün Meclis’te İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun karşısında seslendirildi. CHP’li kadın vekiller, boyunlarında kadın hareketini simgeleyen mor renkli eşarplarıyla sıralara vurarak Las Tesis dansındaki tempoyu tuttu ve polis müdahalesine yol açan “Tecavüzcü sensin, öldüren sensin, polisler, hakimler, devlet ve başkan” sloganını Meclis’te dile getirdi.

İçişleri Bakanlığı’nın 2020 yılı bütçe görüşmeleri kapanışına kadın cinayetlerindeki artış tartışması ve Las Tesis’in Türkiye’de yasa dışı ilan edilmiş sloganı damga vurdu. CHP’li kadın vekillerce Las Tesis performansı sergilenmesiyle, önce İstanbul’da ardından Ankara’da kadınlara polis tarafından şiddet uygulanmasına neden olan slogan TBMM tutanaklarına geçti.

CHP’li Sera Kadıgil Sütlü, gece yarısına doğru İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da hazır bulunduğu bütçe görüşmesinde kapanış aşaması öncesinde söz aldı ve neden sadece Türkiye’de Las Tesis dansına polis müdahalesi olduğunu sordu. Sütlü, “Sayın İçişleri Bakanı, Şili'de başlayan ve dünyanın her yerinde kadına karşı şiddete dikkat çekmek için yapılan bir dans var, adı ‘Las Tesis’. Bu eylemi yapmak için dokunulmaz olmanız gereken tek ülkeyse sayenizde Türkiye oldu” dedikten sonra CHP’li kadın vekiller, boyunlarına mor renkli eşarplarını taktı. Sütlü’nün, “Şimdi kadın milletvekilleri olarak şiddet gören, öldürülen tüm kadınlar adına size iki çift lafımız olacak izninizle” sözleriyle birlikte kadın vekiller, hep bir ağızdan İstanbul ve Ankara’da meydanlarda polis müdahalesiyle engellenmeye çalışılan, Las Tesis’in sözlerini hep bir ağızdan dile getirdi.

Tutanaklara da geçtiği şekliyle “Ataerkil bir yargıç/ Kadın olmak suçumuz/ Kestiğiniz cezamız/ Seyrettiğiniz şiddet/ Suç bende değil/ Her neredeysem/ Ne giydiysem/ Suç bende değil/ Suç bende değil/ Her neredeysem/ Ne içtiysem suç bende değil/ Tecavüzcü sensin/ Öldüren sensin/ Polisler, hâkimler, devlet ve başkan/ Direnen kadınlar/ Dünyada, her yerde/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin/ Asla yalnız yürümeyeceksin” sözleri TBMM Genel Kurulu’nda yankılandı.

Soylu’ya hitaben oturdukları yerde sıralarına vurarak Las Tesis’in tempolu performansını sergileyen kadın vekillere, CHP’li erkek vekiller de ayağa kalkarak, Türkiye’de yaşanan cinayetlerde hayatını kaybetmiş kadınlara ait fotoğrafları ellerine alarak gösterdi.

CHP’li kadın vekillere, İyi Parti ve HDP sıralarındaki milletvekilleri de sıralarına vurarak destek verdi. Bu sırada AKP’li vekillerse eyleme karşı çıkmaya çalıştı.

CHP’li Sütlü, kadın vekiller olarak protesto eylemleri bittikten sonra Türkiye’deki kadınlar tarafından Las Tesis’in sergilenmek istendiğini anımsatarak, “Bu sene kaybettiğimiz tüm kadın arkadaşlarımız için de bu eylemi biz de yapabilmek istiyoruz Sayın Bakan, ilgilerinize ve bilgilerinize” ifadesini kullandı.

Sonrasında Bakan Soylu, CHP’li Sütlü’nün soru sormadığını ancak eylem yaptığını belirterek, yine de yanıt vereceğini söyledi.

Soylu kadın vekillere sinirlendi “cinayetler düştü” savunması yaptı

İçişleri Bakanı Soylu, “CHP’nin sorduğu bir soru var, daha doğrusu, yaptığı bir eylem var, şimdi söyleyeyim: Bakın, arkadaşlar, oradaki hanımlar, kadınlar her birimizin acısıdır. Bu meseleyi hep beraber çözeceğiz ama sizin söylediğinizi size şimdi okuyacağım, eğer bunları söyleyerek bu mesele çözülecekse Meclis de duysun. Eğer bu Meclis, ‘Bunları söylemeye devam etsinler’ derse, ben İçişleri Bakanı’yım, kanuna rağmen, Anayasa'ya rağmen en geniş hakkımı kullanacağım. Ama söyledikleriniz şunlar: ‘Tecavüzcü sensin, öldüren sensin; polisler, hakimler, devlet ve Başkan.’ Şimdi, bakın, sizin söylediğiniz söz, TBMM’de stenograflar eğer yazıyorlarsa… Şimdi, biz dans etmeye veya bir meseleyi gündeme getirmek için sivil toplum örgütlerinin kadın meselesi konusunda, cinayetler konusunda söylediği sözlere biz ne söyleyebiliriz yani? Hep beraber yapacağımız bir iş. Türkiye'nin şu andaki yasaları, bütün kadın örgütleri ve kadın sivil toplum örgütleri derler ki Avrupa Birliği yasalarının standardı, hatta biraz da üzerindedir. Peki, bizim hep birlikte ne yapmamız lazım? Uygulamayı biraz daha bir noktaya getirmemiz lazım. Peki, dünyada ölçeğimiz nedir? Elbette ki bir tek kadının şiddet görmesi bile bizim ıstırabımızdır, acımızdır ve engellememiz gerekir, bu da doğru” diye konuştu.

Soylu’nun bu sözlerine HDP’li Hüda Kaya, polisler, hakimler, devlet ve başkan ile kastın “erkekler” olduğunu dile getirdi. CHP’li Sütlü de “Engelleyemiyoruz ama” tepkisini gösterdi.

Bu durum üzerine sinirlendiği gözlemlenen Soylu ise, “Bi saniye ya” ifadesi ardından “Bakın, 2017'de Türkiye'de 353 kadın cinayeti oldu. O sivil toplum örgütlerinin gazete kupürlerinden topladıkları cinayetler değil, ilgili yasanın çerçevesi içerisindekileri söylüyorum. 2018'de bu, 279'a düştü. Bu mart ayından itibaren sinyali gördüm ve bu konuda ciddi şekilde bütün kamu kurumlarını hep beraber… Çünkü ilk sinyal bana gelir. Neden? Ölümlere bakarım. Yani bu kadın cinayetlerindeki artışı gördüm. Artış sadece bizde değil; Fransa'da, Avrupa'da, birçok ülkede var. Ve artı, aile içi kadına karşı şiddet olay sayısı da 2018’de 219 bin, 2019’un ilk on bir ayında 170 bin. Geçen yılın on bir ayına göre de yüzde 17 düştü. Sonuç şu: Cinayetlerde 2017 gibi olmasa da bir artışımız söz konusu ama olaylarda azalmamız söz konusu. Küresel bazda, dünya ölçeğinde, Dünya Sağlık Örgütü’nde kadın cinayeti ilgili yasa çerçevesinde milyonda 13, Avrupa kıtasında milyonda 7, Türkiye’de milyonda 3,8. Peki bu 3,8 daha aşağı düşmeli mi? Evet, sıfır olmalı, bu doğru” açıklaması yaptı.

Soylu ile CHP arasında “o slogan Türkiye’ye uygun değil” polemiği

Soylu, konuşmasında devamla Las Tesis’in çıkış noktası itibariyle Şili’de polis eliyle öldürülmüş kadınlar olayı olduğunu söyleyerek, o sloganın Türkiye’ye uygun olmadığını da savundu.

AKP’yle muhalefet partileri arasında gerilime de yol açan şekilde TBMM tutanakları itibariyle Bakan Soylu ile CHP’li vekiller arasında meydanlardaki kadınlara polis müdahalesine gerekçe gösterilen slogan nedeniyle özetle şu diyaloglar yaşandı:

Soylu: Bakın, siz milletvekilisiniz, sorumlusunuz; ben de Bakanım, ben de sorumluyum, hepimiz sorumluyuz. Vatandaş, sizi, beni ayırmaz. Ama biz eğer ‘Tecavüzcü sensin, öldüren sensin; polisler, hakimler, devlet’ diye bir grubu çerçeve içerisine alırsak ki bu Şili’de çıkmış… Dans, elbette ki dans…

CHP’li Sütlü: O bir anlayış Sayın Bakan… Kişisel olarak sizden bahsetmiyoruz ya.

CHP’li Ali Şeker: Niye üzerinize alınıyorsunuz?

Soylu: Bakın bir anlayış değil bu hayır, hayır. Böyle bir şey yok ya

Sütlü: Ataerkil anlayıştan bahsediyoruz.

Soylu: Ya böyle bir şey yok. O zaman CHP Grubu ‘Tamam, tecavüzcü demekte bir mahzur yok’ desin ya. ‘Tecavüzcü polis’ Böyle bir şey olabilir mi?

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: Sayın Bakan, önce bir şeyi netleştirelim. Cumhuriyet Halk Partisi, ben, arkadaşlar, sizi bir konuda suçlamaktan ve suçlu gördüğü noktada teşhir etmekten hiç kaçınmazlar ama buradaki meselenin kendisi şu: Bu şarkı, bu sözler, arkadaki 8 kadın vekil tarafından maalesef bir tek Türkiye’de söyleyemeyen tüm Türkiye’deki kadınlar adına ve o kadınlar tarafından öldürülmüş ve tecavüze uğramış kadınların sesi olarak-dillendiriliyor. Şili’den başlıyor…

AKP’li Yılmaz Tunç: Kadın istismarı yapıyorsunuz. İstismar bu, istismar. (Bu şekilde sıkça bağırıyor)

CHP’li Sütlü: Ne istismarı ya!

CHP’li Özel: Çok uluslararası, çok anlamlı ve çok manalı bir şeydi. Allah aşkına, tutanaklara Türkiye Cumhuriyeti milletvekillerini utandıracak sözler geçirmeyin, lütfen dinleyin. Şili dinliyor bunu, Almanya dinliyor, Japonya, Meksika, Venezuela, İspanya, Hindistan, Almanya, İngiltere dinliyor. Biz de bunu dinlemek, duymak ve hissetmek durumundayız. Bu ses… Öldürülen kadınlar çığlık atıyorlar ve diyorlar ki: Bizi devlet öldürüyor, bizi polis öldürüyor, hâkim ve başkan...

AKP’li İsmet Yılmaz: Uydurma.

Özel: Burada bizzat polisin öldürdüğünü söylemiyor. Polis, alması gereken tedbirleri almadığı için, Parlamento çıkarması gereken yasaları çıkarmadığı için, hâkim canını okuduğumun bir kravatına indirim yaptığı için ve koskoca -Türkiye için konuşuyorsak- övüneceğimiz bir İstanbul Sözleşmesi varken ona, bu Meclis tam uyum yasalarını çıkarmadığı için… Sayın Bakan, ben bu Meclis’in bir erkek milletvekili olarak, bu kadınların sesi olduğu, öldürülen, tecavüze uğrayan bütün kadınlardan, onu korumak için gerekli tedbirleri alamamış bir milletvekili olarak bu eleştiri başımla beraber. Sen de aynısını yaparsan bu kadınlar kurtulur.

Soylu: Özgür Bey, muhakkak hepimizin eksikleri olabilir ama Şili'de bu şarkı sizin söylediğiniz sebeple çıkmadı. Neden çıktı, biliyor musunuz? Polis 2 kadını öldürdü, onun için çıktı. Yani sizin söylediğiniz sebeple çıkmadı.

Özel: Almanya'da neden okunuyor?

Soylu: Bakın, Almanya'da malmanyada yok.

Özel: Her yerde okunuyor.

Sütlü: Evrensel bir hâle geldiği gerçeğini değiştirmiyor.

Soylu: Bakın, bunu size söyleyeyim, bu sebepten çıkmadı, sebebi bu.

CHP’li Aysu Bankoğlu: Ya, sonuçta kadınlar öldürülüyor ve onun için de bir çığlık atılıyor. Tamam mı? Kim öldürüyorsa öldürüyor, fark etmiyor ki, öldürülüyorlar sonuçta.

Soylu: Ama siz kendiniz buna bir mana üretebilirsiniz. Fakat bu, Türkiye'de polise, hakime, devlete, Başkan’a ‘tecavüzcü’ ve ‘öldüren’ demeyi gerektirmiyor. Eğer dans da olacaksa hepimiz dans edelim ayrı da en çok dansı Latin Amerika yapıyor, ne durumda olduğunu biliyoruz.

Bankoğlu: Utanıyoruz ya, vallahi, utanıyorum ya. Hakikaten utanıyorum sizden.

XS
SM
MD
LG