Erişilebilirlik

Tarihi Tartışmaya Son Dakikalar


Associated Press

Türkiye, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana televizyonda yapılacak ilk seçim düellosunu bekliyor.

31 Mart Seçimleri’ni kazandıktan sonra Yüksek Seçim Kurulu kararıyla mazbatası alınan Cumhuriyet Halk Partisi adayı Ekrem İmamoğlu ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayı Binali Yıldırım Pazar günü 21.00’de Fox TV’nin çok izlenen sabah programı “Çalar Saat”in sunucusu İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde karşı karşıya gelecek.

Tarihi Tartışma İçin Geri Sayım Başladı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:13 0:00

Rejide kimler var?

Televizyon programı Fox TV’nin stüdyolarında değil, AKP ve CHP’nin günler öncesinden yaptığı protokolle Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde hazırlanacak stüdyoda olacak. Rejide Fox TV’den hiçbir yönetici yer almayacak.

Buna mukabil İsmail Küçükkaya’nın Fox TV’deki yönetmeni ve yönetmen yardımcısıyla CHP ve AKP’den birer teknik temsilci bulunacak. Teknik ekibin seçiminde her iki partinin grup başkan vekilleri Mahir Ünal ve Engin Altay’ın mutabık kaldığı belirtiliyor.

Stüdyo alanında ise İmamoğlu ve Yıldırım’ın birer danışmanı yer alacak.

İsmail Küçükkaya taraflara hazırladığı 10’ar soruyu sırayla adaylara yöneltecek. Tartışmanın moderatörü, her iki adaya en az üçer tane farklı soru soracak. Her soruya yanıt için adaylara ortalama üç dakika düşecek olan programın 10-12 dakikalık reklam kuşağıyla birlikte en geç 23’te bitirilmesi planlanıyor.

Binali Yıldırım
Binali Yıldırım

Küçükkaya: “Yayın öncesi adaylarla görüşmeyeceğim, adil bir tartışma olsun istiyorum”

Kayıtlara Türk siyasetindeki son televizyon düellosu olarak geçen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 2002 yılındaki tartışmasını yöneten Uğur Dündar’ın moderatörlük teklifini reddetmesinden sonra üzerinde mutabık kalınan ikinci isim olan İsmail Küçükkaya hedefinin adil bir tartışma yönetmek olduğunu söyledi.

TV100 canlı yayınında Özay Şendir’in sorularını yanıtlayan Küçükkaya, “Her iki adayı da çok iyi tanıyorum. Çok şık, adil bir tartışma olsun istiyoruz. Yorum yapıp yapmayacağımı bilmiyorum, biraz sürpriz kalsın istiyorum. Ben de çok heyecanlıyım. Bir kültür olsun, birbirimize eleştirilerimizi söyleyip, dinleyebilelim. Böyle bir görevi kabul edeceksen pinçik pinçik edeceklerdir. Bunları kabul ediyorum. Organize saldırılar da oluyor. Bunları tespit ettik. Bireysel eleştiriye açığım ancak organize olanlara dava açacağız. Yayın öncesinde adaylarla görüşmem olmayacak. Yayına makul bir saatte gideceğim. Bu sıralar tüm görüşmelerimi iptal ettim” dedi.

Ekrem İmamoğlu
Ekrem İmamoğlu

Bahattin Yücel: “Küçükkaya baskı altına alınmaya çalışılıyor ama tesir altında kalmaz”

90’lı yıllarda Türkiye siyasetinin etkili isimlerinden olan Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, İsmail Küçükkaya’nın tartışmanın önüne geçmeyeceği kanaatinde.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Yücel, “Küçükkaya’nın mesleğe başladığı 1991-1992 yıllarından beri tanırım. O dönem Sabah gazetesinde DYP muhabirliği yapıyordu. Dengeli ve adil bir gazetecidir. Son dönemlerde çok izleniyor, popülaritesi çok arttı. Muhalif bir çizgide algılanıyor. Ama burada mesleki kaygısı çok ağır basacaktır. Kimileri ‘muhalif’ olarak algılandığı için Binali Yıldırım lehinde pozisyon alabileceğini söylüyorlar. Hatta tam da bu nedenle baskı altına alınmaya çalışılıyor. Ancak ben adil kalacağını düşünüyorum, son dönemdeki popülaritesini riske etmez, bu tesirin altında kalmaz” dedi.

Ertan Aksoy: “AKP tartışmayı kabul ederek Yıldırım’ın geride olduğunu kabul etmiş oldu”

İsmail Küçükkaya’nın AKP muhaliflerinin daha fazla izlemesinin Binali Yıldırım lehine olduğunu söyleyen SODEV Başkanı Ertan Aksoy ise bu televizyon düellosunun yapılmış olmasının iktidar partisinin geride olduğunun kabulü anlamına geldiği görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularının yanıtlayan Aksoy, “Cumhuriyet Halk Partisi ta Deniz Baykal döneminden beri bu tür seçimler öncesinde hep televizyon tartışması talebini dile getiriyor ve hiçbir zaman kabul görmüyordu. İlk kez bu talep kabul gördü. Peki neden şimdi? Çünkü iktidar partisi, kendisinin geride olduğu görüyor. Zaten bu da onun teyididir. Bir televizyon tartışması seçimin sonucu üzerinde etkili olabilir. Elbette kağıt üzerinde seçim programındaki güçlü bir performans bir seçimi, bir adaydan elinden alıp diğerine verebilir. Ama bunun için programda sürpriz şok edici gelişmeler olması gerekir. Ben böyle bir gelişme olacağını tahmin etmiyorum. İsmail Küçükkaya’nın daha çok AKP muhaliflerin izlediği bir gazeteci olması Binali Yıldırım’a avantaj sağlayacaktır” dedi.

Doçent Özpek: “Bu tartışma tarihi bir an”

Siyaset bilimci Doçent Dr. Burak Bilgehan Özpek ise bu televizyon tartışmasının “tarihi bir an” olarak niteliyor.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerini aktaran TOBB Üniversitesi öğretim üyesi, “Türkiye’de 2002-2019 yılları arasında hiçbir büyük seçimde tartışma olmadı. Aslında popüler otoriter rejimlerde hep böyle olur. Bu tartışma programı, aslında tarihi an. AKP’nin söylemlerini tartışmaya açtığı, ahlaki olarak kendisini daha yukarı konumlandırmasının sonu olduğunu gösteriyor. AKP, 31 Mart sonrası Ekrem İmamoğlu’nun psikolojisini bozma, onu karikatürize etme gibi bir strateji belirledi. AK Parti eliti, kampanyasını bunun üzerine kurdu. Binali Yıldırım da programda İmamoğlu’nu daha agresif tepkiler vermeye davranmaya zorlayacak. Onun belli bir kimlik grubunun temsil eden özelliklerini ortaya çıkarmaya çalışacak ve bu sayede kendi potansiyel tabanını radikalleştirecek bir söylem kullanacak diye düşünüyorum. İmamoğlu’nun ısrarla ılımlılığı sağlam tutması gerekiyor. Ahlaki ve hamasi polemiklere girmemesi gerekiyor. İmamoğlu için de büyük bir politik stres testi olacak. Büyük siyasi liderler bu tür stresli anlarda gösterdikleri performansla ortaya çıkıyor” dedi.

XS
SM
MD
LG