Erişilebilirlik

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin hazırlanan olay yeri inceleme ve keşif raporu da olayı aydınlatamadı. Raporda, eldeki bilgilerle Elçi'yi öldüren kurşunun nasıl atıldığının tıbben ve fizikken bilinemeyeceği vurgulandı.

Daha önce iki kez saldırılar nedeniyle yarım kalan Tahir Elçi cinayetine ilişkin olay yeri incelemesi Mart ayında tamamlanarak, rapor yazıldı. Adli tıp, balistik ve olay yeri inceleme birimlerinden 5 uzmanın hazırladığı 17 sayfalık raporda önce hangi yöntemlerin kullanıldığı anlatıldı. Raporda, Elçi’yi temsilen eden bir cansız mankenin minarenin ayaklarının altına yerleştirilerek, mermi giriş-çıkış yaralarından oluşabilecek muhtemel açıların, Elçi'nin yatış pozisyonundaki ayaklarının bulunduğu konuma göre lazer işaretleyici kullanılarak canlandırma yapıldığı belirtildi.

1.75 santimetre boyunda olan Elçi'nin ayakta dik olarak durması, boynu zemine eğik olması, eğilmesi ve çömelmesi ihtimali ile zemine göre mesafe tespiti yapıldığı ifade edilen raporda, 4 pozisyon için ayrı ayrı mesafe tahmini yapıldı. Buna göre, Elçi'nin ayakta dik durması halinde silah yarasının, zeminden dik olarak 160 santimetre, boynu zemine doğru eğik olarak 150 santimetre, eğilmesi sırasında 94 santimetre, çömelmesi kabulünde ise 89 santimetre olduğu belirtildi. Bilirkişi heyeti tanımlanan vücut ve baş pozisyonlarının yapılacak ölçüm ve saptamalara örnek teşkil etmesi için seçildiğini vurgulayarak Elçi’nin vurulma anında hangi baş ve vücut pozisyonunda olduğunun net bilinmediğini kaydetti.

Bilirkişi heyeti, Canlı ve cansız manken ile lazer işaretleme yoluyla Elçi’ye isabet edenin mermi çekirdeğine uygun 8 atış açısı tespit etti. Raporda, olay yerinde park halinde bulunan aracın yanından, önünden, Dökmeciler Sokak’tan ve Dört Ayaklı Minare istikametine koşarak ilerleyip ateş edenler olduğuna dikkat çekildi.

Ayrıca olay yerinde Dicle Sokak, Aliemiri Sokak ile Yenikapı sokak birleşim yeri ve olay anında mevcut olduğu bildirilen cami duvarı kenarında ateş eden şahısların bulunması halinde, Elçi’ye isabet eden merminin atış istikameti ve açısının ortaya çıkabileceği belirtildi. Maktulün vurulma anında refleks bir hareketle olay yerindeki yatış pozisyonunda yüzüstü yatar vaziyette düşmesinin tıbben ve fiziken mümkün olduğu belirtilen raporda, vurulma anındaki baş ve vücut pozisyonu net olarak bilinmediğinden bu konuda kesin bir yorum yapılamayacağı da vurgulandı. Raporda farklı bölge ve istikametlerden yapılabilecek atışların da maktulün vücudunda meydana gelen ateşli silah mermi çekirdeği giriş çıkış yaralarına neden olabileceği vurgulandı.

Bilirkişi heyetinin Elçi’nin ölümü sonrası yerde yattığı pozisyonu baz alarak detaylı bir şekilde ölçüm ve saptama yaptığına dikkat çekilen raporda, olay esnasında çekilmiş görüntülerde ateş eden şahısların bulundukları ve hareket ettikleri istikametlere ait pozisyon ve açıların öncelikli değerlendirildiği ifade edildi. Raporda Elçi'yi öldüren merminin kısa veya uzun namlulu bir silah ile atıldığı ve uzak atış mesafesinden yapıldığı belirtildi.

Kişilerin hareketli olması nedeniyle sürekli olarak yer ve pozisyon değiştirebilecekleri vurgulanan raporda, maktule isabet eden mermi çekirdeği yaralamasının baş bölgesinde olduğu ve başın değişik eksenlerde hareket edebileceği belirtildi. Olay anında Elçi’nin başının ve vücudunun nasıl bir pozisyonda olduğunu gösterir herhangi bir veri bulunamadığından, mermi çekirdeğinin geliş açı ve istikameti ile ilgili birçok olasılık olabileceğine vurgu yapıldı.

Raporun sonuç bölümünde ise toplanan verilerle, Elçi’nin ölümüne neden olan atışın hangi silahtan, hangi açıyla, kişinin hangi vücut pozisyonu ile nasıl gerçekleştiğinin tıbben ve fizikken bilinemeyeceğine dikkat çekildi. Rapor sonuç bölümünde; Olay anında çekilmiş görüntülerde şahısların ateş ettikleri istikamet ve açılardan meydana gelebileceği gibi başka açı ve istikametlerden de meydana gelebileceği, bunlar arasında ayırım yapılamayacağı belirtildi. Bununla birlikte ateşli silah mermi çekirdeğinin vücudun içerisinde izlediği yolun ense soldan kafasına isabet ederek, arkadan öne, hafif aşağıdan yukarıya ve soldan hafif sağa seyirle kafatası kemiklerinde kırıklar meydana getirip, beyin beyincik kanaması ve harabiyeti yaparak sol kaş üzerinden vücudu terk etmiş olduğu sonucuna varıldığı kanaatindeyiz" görüşlerine yer verildi.

Olaydan yaklaşık 4 ay sonra yapılan olay yeri incelemesinde Elçi'yi vuran mermi çekirdeğinin isabet ettiği tahmin edilen işyerinde yoğun inceleme yapıldı. İncelemede Elçi'nin vurulduğu noktanın tam karşısında bulunan ve 150'ye yakın merminin isabet ettiği işyerinde 2 tabanca ve 1 uzun namlulu silaha ait çekirdek bulunmuştu. Elde edilen mermi çekirdekleri Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvarı'na gönderilirken, çekirdekler üzerindeki incelemenin devam ettiği öğrenildi. 17 Mart günü olay yerinde yapılan keşif çalışmasında toplam 23 parça kanıt bulunurken, deliller özel kurye ile Ankara'ya gönderilmişti.

Bölgedeki incelemeye katılan jandarma kriminal uzmanlarının hazırladığı raporda yaşanan çatışmalar nedeniyle bölgenin zarar gördüğünü ve olay sırasındaki özelliklerini kaybettiğini belirtilmişti.

XS
SM
MD
LG