Erişilebilirlik

Türkiye ve Libya Akdeniz’de Yetki Alanı Anlaşması İmzaladı


Türkiye ve Libya’nın uluslararası alanda tanınan hükümeti, Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ile güvenlik ve askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik anlaşmalar imzaladı. Anlaşmalara Libya’nın doğusundaki hükümetin yanı sıra Yunanistan ve Mısır da tepki gösterdi.

Yeni anlaşmalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün akşam Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez el Sarraj’la Dolmabahçe Ofisi’nde yaptığı görüşmede imzalandı.

Anlaşmanın ayrıntılarıyla ilgili henüz fazla ayrıntı bulunmuyor ancakDoğu Akdeniz’de Türkiye’yle Kıbrıs Rumları, Atina ve AB arasındaki enerji kaynakları gerilimini daha da arttırabileceği yorumları yapılıyor.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Kıbrıs açıklarında münhasır ekonomik bölgeyi ihlal ettiği savunulan sondaj faaliyetlerinden dolayı iki hafta önce Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar üzerinde anlaşmaya varmıştı.

Gerilim Türkiye’yi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimiyle denizcilik ve münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yapan bazı Doğu Akdeniz ülkeleriyle karşı karşıya getirirken, şimdi Ankara bölgede yeni müttefik arayışına girdi.

Ankara, Libya’nın doğusunda üslenen Halife Hafter öncülüğündeki askeri güçlere karşı Trablus’taki Sarraj hükümetini destekliyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “(Güvenlik) anlaşması, eğitim faaliyetleri tesis ediyor, hukuki çerçeveyi yapılandırıyor ve ordularımız arasındaki bağları güçlendiriyor. Demokratik, istikrarlı ve refah sahibi bir Libya’yı inşa etmeye yönelik bir siyasi çözümü desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Altun’un ofisinden yapılan açıklamada, iki ülkenin “deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını” içeren ve “iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen bir mutabakat muhtırası imzaladığı” belirtildi.

Çavuşoğlu: “Diğer ülkelerle de zemin uygun oldukça bu tür görüşmeler yapmaya devam edeceğiz”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtarası imzalanmasıyla ilgili soru üzerine, Türkiye'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimi hariç Akdeniz'de deniz yetki alanları konusunda her ülkeyle görüşmeler yapabileceğini belirtti.

Libya ile de bu çerçevede görüşmeler yapıldığını ve mutabakat imzalandığını aktaran Çavuşoğlu, bunun Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının korunması anlamına geldiğine dikkati çekti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin bundan sonraki süreçte Akdeniz etrafındaki tüm ülkelerle birlikte de bunu yapabileceğini ifade ederek şöyle devam etti:

"Şu anda bazı ülkelerle bilinen sebeplerden dolayı şimdi yapılması mümkün gözükmese de ileride bunlar da mümkün olabilir. Biz Doğu Akdeniz'de olsun Ege'de olsun her zaman kendi uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı korurken buraların zenginliklerinin de hakça paylaşılması taraftarıyız. Bu Kıbrıs etrafındaki rezervler için de geçerli. Bizim kıta sahanlığımızın dışındaki alanlarda da Kıbrıs'ta Rum tarafı ile Türk tarafı arasında buradaki zenginliklerin hakça paylaşılmasının garanti altına alınmasını her zaman savunuyoruz. Bizim pozisyonumuz Doğu Akdeniz'deki bu tür zenginliklerin ve yetki alanlarının sınırlandırılmayla ilgili herkesle çalışarak hakça paylaşımdan yanayız. Buna yanaşmayan ülkeler olursa onların kendi bileceği iş. Bundan sonra diğer ülkelerle zemin uygun oldukça bu tür görüşmeler yapmaya devam edeceğiz."

Libya 2014’ten bu yana biri başkent Trablus diğeri doğuda üslenmiş birbirine rakip askeri ve siyasi gruplarca bölünmüş durumda. Doğuda Hafter’e bağlı güçler ülkenin petrol sahaları ve tesislerinin çoğunu kontrol ediyor ancak petrol gelirleri Trablus’taki merkez bankası tarafından idare ediliyor. Birbiriyle rekabet halindeki gruplar başkente yakın bölgelerde de zaman zaman çatışıyor.

Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LNA) geçen Haziran ayında yaptığı açıklamada Türkiye’yle tüm bağlarını kestiklerini ve Libya’ya girmeye çalışan tüm Türk ticari uçuşları ve gemilerine “düşman” muamelesi yapacağı uyarısında bulunmuştu. Diplomatlar, Ankara’nın Serraj’a insansız hava araçları ve kamyonlar sağladığını, LNA’in de Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’dan destek aldığını söylüyor. LNA’ye Fransa ve Rusya da destek verirken, Trablus’daki hükümet de Türkiye’nin yanı sıra İtalya ve Katar’ın da desteğini almış durumda.

Libya’nın doğusundaki hükümet ve parlamento anlaşmayı kınadı

Libya’nın doğusundaki parlamento, Türkiye’yle Trablus’taki hükümet arasında imzalanan deniz yetki sınırları ve güvenlik anlaşmasını kınadı, anlaşmayı Libya’nın güvenlik ve egemenliğinin “açıkça ihlali” olarak niteledi.

Kınama açıklaması parlamentonun Dış ve Uluslararası İşbirliği Komisyonu tarafından yapıldı. Parlamento, başkent Trablus’a Sarraj hükümetinden almak için saldırı başlatan Libya Ulusal Ordusu’yla ittifak içinde bulunuyor. Doğudaki hükümet de, anlaşmayı “gayrimeşru” gördüklerini belirtti.

Yunanistan ve Mısır da anlaşmaya tepki gösterdi

Anlaşmaya bir tepki de Yunanistan’dan geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Libya ve Türkiye arasında her türlü deniz anlaşmasının “çok bariz bir şeyi göz ardı ettiğini”, bunun da “bu iki ülke arasında Girit gibi büyük bir coğrafi kara parçası bulunduğu gerçeği olduğunu” kaydetti. Dendias, “Neticede sınırlar üzerinde böyle bir girişimde bulunmak absürt” ifadesini kullandı.

Mısır da yaptığı açıklamada anlaşmayı “yasa dışı” olarak niteledi ve “herhangi bir üçüncü tarafın çıkarlarını ya da haklarını etkilemediğini ve bağlayıcı olmadığını” savundu.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

Türkiye’den İsveç ve Finlandiya’ya Yeşil Işık - 28 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:02 0:00
XS
SM
MD
LG