Erişilebilirlik

Süryaniler'in Bitmeyen Çilesi: El Konulan Mülkleri


Mardin’deki Mor Gabriel Manastırı, 10 yıl önce el konulan binlerce dönüm araziyi geri almak için uğraşıyor. Manastırın başlattığı hukuk mücadelesi Türkiye’de Danıştay’da, Avrupa’da ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde sürüyor.

Mardin’de yaşayan Süryaniler bugünlerde valiliğin Hazine’ye devrettiği malları geri almaya çalışırken verdiği mücadele günlerdir kamuoyuna yansıyor. Ancak bu, Süryaniler'in yaşadığı ilk olay değil. 10 yıl önce Süryaniler yine mallarını kaybetti. Bu kez sadece Mor Gabriel Manastırına ait binlerce dönüm arazi kaybedildi. Manastırın 30 parça araziyi kaybetmesine neden olan olaylar, bölgede ilk kez kadastro çalışması yapılmasıyla başladı. Çalışma sonucu arazinin bir kısmı köylülere, bir kısmı hazineye verilirken, bazıları da orman olarak kaydedildi. Manastıra verilen 12 parça araziyse daha sonra mahkeme kararıyla geri alındı.

Bunun üzerine harekete geçen Manastır Vakfı, arazileri geri almak için dava açmaya başladı. İlk aşamada, geri alınan 12 parça arazi geri alındı. Ancak kalan 18 parça için aynı süreç işlemedi. Yaklaşık 10 yıldır hukuk mücadelesi veren Manastır Vakfı, hiçbir araziyi geri alamadı. 1 arazi için AİHM’e başvuran manastır, diğerlerini almak için Danıştay’da dava açtı.

Mor Gabriel Manastırı Vakfı Başkanı Kuryakos Ergün, geçmiş hükümetlerin verdikleri sözleri tutmadıklarını söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Ergün, “Sorun 2008 yılında kadastro çalışmaları başladığı sırada ortaya çıktı. Hazinenin tekrar el koyduğu bazı yerler oldu. Tapuda bize verilmeyen yerler vardı. O yerler neticesinde manastır biliyorsunuz, 4-5 yıl çok yoğun hukuki sorunla mücadele etmişti. Diasporadaki insanlarımız buna çok büyük reaksiyon gösterdiler. Sonunda 2013 te dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, demokratikleşme paketi içerisinde ‘Mor Gabriel’in sorununu çözüyorum’ açıklamasından sonra büyük bir ümide kapılmıştık ama bu açıklamadan sonra maalesef sadece 30 parçadan 12 tanesi bize iade edildi. 18 parça daha duruyor. Bunlardan bir tanesi AİHM’de geri kalanları şu anda Danıştay’dı. Bunların da bir an önce çözülmesini bekliyoruz. İnşallah yetkililer sesimizi duyup buna çözüm bulurlar ”dedi.

Ergün, arazilerin yüz yıllardır Süryaniler'in olduğunu belirterek, “Bize verilen 1936 tarihli beyannamede şöyle bir ibare var ‘tapuya bağlanmamış bir sürü yerler var’. Bir de yerel insanlar, gerek Müslümanlar olsun gerek Hristiyanlar olsun, bu gibi yerlerin bize ait olduğuna dair şahitlik yapıyorlar. Kadastro çalışmalarında deniliyordu ki 20 yıllık zilliyetlik tespit ettiğin bir yerde o senin malın oluyor. Bizim ise bir yirmi yıl değil, onlarca yirmi yıldır bizim. Yani 2 bin yıldan beri bu mallar bizimdir. Herkes te buna şahittir. Artık belge mi gerekiyor?” diye konuştu.

Süryaniler, Danıştay’daki davalarından sonuç alamazlarsa, önce Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklar. Buradan da sonuç çıkmazsa, AİHM’e başvuru yapılacak.

XS
SM
MD
LG