Erişilebilirlik

Suriyeli Kadınlar İçin Hapse Girmek Ömür Boyu Mahkumiyet


Sundus Filfleh adlı iki kız çocuğu annesi öğretmen kadın, katıldığı bir eylemden sonra hapse atılmasının ardından tahliye oldu ancak bu kez de hapse girmiş kadın damgasından kurtulmaya çalışıyor.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Filfleh, “Hapisten çıktıktan sonra insanların sordukları ilk soru tecavüze uğrayıp uğramadığım oldu. Toplum kadınlara şüpheyle yaklaşıyor. Hapisten çıkmış bir kadını toplumun reddetmesi gibi bir durum söz konusu” dedi.

Suriye’de rejim güçleri Filfleh’i, 2011 yılında katıldığı bir barışçı eylem sonrasında, hükümet karşıtı protestocularla birlikte kaçmaya çalışırken gözaltına aldı. Filfleh, göstericilerin toplanmasını önlemek için güvenlik güçlerinin silahsız kişilerin üzerine ateş açtıklarını söyledi.

Bir yıl hapis yattı, bebeğini orada doğurdu

Filfleh yaklaşık bir yıl hapiste kaldı. Hapse girmiş olmasının ailesinin ve çevresinin ona karşı bakışını değiştirdiğini söylüyor.

Filfleh, “Kocam da beni kesinlikle kabul etmedi. Hapisten çıkınca boşandık. Benim gibi birçok tutuklu kadın tahliye olur olmaz eşleri ve aileleri tarafından terk edildiler” diye konuştu. Filfleh kendisi hapisteyken ailesinin onu dışarı çıkarmak için çaba sarf ettiklerini ama hapisten çıktıktan sonra ona sırtlarını döndüklerini söyledi.

Filfleh gözaltına alındığında kızına hamileydi. Hapishanede gardiyanlardan yediği dayaklar ve gördüğü işkence nedeniyle erken doğum yaptı.

Asıl zorluk tahliye sonrası başladı

Hapisten çıktıktan son Filfleh hayatına yeni bir yol çizmeye çalışıyor. Halen ayrılıkçıların kontrolünde olan Idlib’te yaşıyor. Ülkedeki iç savaşta cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle şiddet gören kadınlara yardımcı olmak adına bir sosyal sorumluluk çalışmasında görev alıyor.

Ancak bir sosyal sorumluluk projesinde çalışıyor olmasının da zorlukları var. Filfleh, yaptığı çalışmaların, kadın faaliyetleri ve haklarını kabul etmeyen radikal grupları provoke etmesinden korkuyor.

“Hapishanede kalma deneyimi korkularımı içimden söküp attı. Her şeye rağmen bu radikallere karşı mücadele etmeliyiz” diyor.

BM: Hapse girmenin kadınlara bedeli ağır

Son yayınlanan Birleşmiş Milletler raporuna göre, Suriye’de kadınlar ülkede savaşan farklı gruplar tarafından cinsel şiddet, taciz, işkence gibi birçok saldırıya maruz kalıyor.

Raporda aynı zamanda Filfleh’in de yaşadığı sıkıntılara dikkat çekiliyor ve hapis yatmış olmanın kadınlara çok ağır bedeller ödettiği ve hayatlarını tamamen değiştirdiği belirtiliyor. Raporda, “Erkekler için bir gurur ve onur kaynağı, toplum tarafından takdir gören bir durum olan hapisten çıkmak, kadınlar için utanç kaynağı oluyor, kadınlar damgalanıyor ve tecavüze uğradıkları düşüncesiyle aileleri ve eşleri tarafından terk ediliyorlar” deniliyor.

"Vicdan Konvoyu" kadınlar için yola çıktı

Bu yıl Türkiye Suriye sınırında “Vicdan Konvoyu” adlı kadın projesinin öncülerinden Gülden Sönmez, Türkiye’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye’de rejim tarafından 14 bin civarında kadının hapsedildiğini, bu kadınların büyük çoğunluğunun taciz ve işkenceler sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

Toplum tarafından dışlanmaları, söz konusu kadınların biraraya gelerek psikolojik travmayı aşma konusunda yardımlaşmalarına neden oldu. Bazı kadınlar biraraya gelerek hapisten çıkmış kadınlara yardımcı olup, bu konuda farkındalığı arttırarak kendi deneyimlerini aktarmak için bazı örgütler kurdular. Kendisi de eski bir mahkum olan Walaa Ahmed, merkezi Idlib’de bulunan Release Me adlı kuruluşu açtı. Kar amacı gütmeyen kuruluş, Suriye’de kadınlara tutuklulukları ve sonrasında psikolojik destek ve eğitim yardımı sağlıyor.

Eşleri bırakıyor, aileleri dışlıyor

Ahmad, “Bu kadınların yaşadıkları en büyük sorun toplum tarafından kabul edilmemek oluyor. Kadınların çoğu eşleri tarafından terkediliyor, aileleri tarafından istenmiyor ve kendilerini yaşadıkları yerle tüm bağlarını kopmuş halde buluyorlar. Bazıları hapse çocuklarıyla birlikte giriyor. Bu onlar için tahliye sonrası daha da büyük bir baskı yaratıyor” dedi.

Ahmad, katıldığı protesto eylemi nedeniyle 2014 yılında gözaltına alındı, 2017 yılının başında da serbest bırakıldı. Rejim güçlerine ait bir kontrol noktasında gözaltına alındığını ve daha sonra da Şam’ın kuzeydoğusunda kötü şöhretiyle bilinen Adra hapishanesine gönderildiğini söylüyor.

Ahmad yaşadıklarının detaylarını anlatmak istemese de bugün o da Filfleh gibi, benzer durumda hapishane hayatı sonrası sorunlar yaşayan kadınlara yardımcı olmaktan dolayı mutlu.

140 bin tutuklu

Merkezi İngiltere’de bulunan insan hakları izleme merkezi Suriye Gözlemevi, Suriye’de 2011 yılından bu yana 140 binden fazla kişinin rejim güçleri tarafından hapse atıldığını belirtiyor.

Gözlemevi’ne göre aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 15 bine yakın tutuklu, işkence nedeniyle hayatını kaybetti.

İnsan Hakları Gözlemevi, 15 bin kişinin ancak kayıtlarına ulaşılabildiğini, asıl rakamın bunun çok daha üzerinde olduğunu bildiriyor. Amerika’nın Sesi, bağımsız kaynaklardan rakamların doğruluğunu doğrulatamadı. Suriye rejimine uluslararası birçok kuruluş tarafından 2011’de başlayan iç savaştan bu yana hapiste tutulan kişilerin serbest bırakılması konusunda çağrı yapılıyor.

2017 Mart ayında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad El Hüseyin, Cenevre’deki forumda konuya dikkat çekti ve Suriye halkının barış ve adalete ulaşması gerektiğini söyledi. El Hüseyin, “Bugün bütün bir ülke bir işkence merkezi, acımasızlık, korku ve adaletsizliğin odağı haline geldi” dedi.

Suriyeli yerel kaynaklar, binlerce tutuklunun kaderinin, rejimin geride kalan yıllarda ayrılıkçı gruplara kaybettiği toprakları geri kazanmasının ardından, belli olabileceğini söylüyor.

XS
SM
MD
LG