Erişilebilirlik

Suriye’deki IŞİD Gözaltı Merkezleri ve Kampları


Suriye’de SDG denetimindeki bölgelerde bulunan gözaltı merkezleri ve kamplardaki IŞİD mahkumları ve ailelerinin akıbeti tartışılıyor. Yabancı terörist savaşçılar nasıl yargılanacak? Vatandaşı oldukları ülkeler onları geri almazsa ne olacak? El Hol Kampı ne kadar büyük bir tehdit? İnsan Hakları İzleme Örgütü Terörle Mücadele Araştırmacısı Letta Tayler VOA Türkçe için yanıtladı.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda başlattığı operasyonun ardından bölgedeki IŞİD mahkumlarının tutulduğu gözaltı merkezleri ve mahkumların ailelerinin tutulduğu kamplar tartışma konusu oldu. Türkiye Suriye’nin kuzeyinde planladığı güvenli bölge sınırları içindeki gözaltı merkezlerinden sorumlu olacağını söyledi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “IŞİD mensupları ve ailelerinin bu aşamada "Suriye içinde terörden arındırılmış bölgelerde tutulması yönünde çalışmaların yapılacağı" ifade edildi.

Bundan sonrası için, Türkiye’nin IŞİD’le ilintili yabancı terörist savaşçıların suça karışmamış eş veya çocuklarının rehabilitasyonu konusunda vatandaşı oldukları ülkeler ve uluslararası örgütlerle birlikte çalışmaya hazır olduğu vurgulandı. “Kalıcı çözümün, yabancı terörist savaşçılar ve ailelerinin vatandaşlığını taşıdıkları ülkelerce geri alınması, yargılanması ve rehabilitasyonundan geçtiği" belirtildi.

Savaş Araştırmaları Enstitüsü’nün Ekim ayı başında yaptığı “IŞİD Kaçışa Hazırlanıyor” başlıklı haritaya göre, Suriye’de SDG denetiminde IŞİD’lilerin tutulduğu toplam 7 gözaltı merkezi, 3’ü büyük 14 tane kamp bulunuyor.

Gözaltı merkezlerinin 3’ü Türkiye’nin oluşturmayı planladığı güvenli bölge sınırları içinde. Bunlardan biri geçtiğimiz günlerde IŞİD’in restoran yakınlarında bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıyı üstlendiği Kamışlı’da bulunuyor. Uluslararası basında sıklıkla yer bulan ve IŞİD’lilerin ailelerinin kaldığı El Hol kampı ise güvenli bölgenin dışında.

Peki Suriye’de SDG denetimindeki gözaltı merkezlerinde tutulan yabancı terörist savaşçılar nasıl yargılanacak? Vatandaşı oldukları ülkeler savaşçıları ya da ailelerini neden geri almak istemiyor? IŞİD’lilerin ailelerinin rehabilitasyonu nasıl mümkün olabilir?

Türkiye’nin sorumluluk alanı dışında kalan ancak ABD istihbaratının “IŞİD’in yeni üreme yeri olabilir” uyarısında bulunduğu El Hol Kampı’nda durum ne? El Hol Kampı’nı geçtiğimiz aylarda 3 kez ziyaret eden İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Kriz ve Çatışma Birimi Terörle Mücadele Araştırmacısı Letta Tayler VOA Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

VOA Türkçe: Suriye’de SDG denetimindeki bölgede bulunan IŞİD mahkumları ve ailelerine ilişkin sizin elinizdeki en son rakamları paylaşır mısınız? Cinsiyet, yaş ve geldikleri ülkelere göre bir döküm verebilir misiniz?

Letta Tayler: Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin denetimindeki bölgelerde bulunan sefil açık hava kamplarında IŞİD zanlılarının 100 binden fazla aile fertlerinin tutulduğu tahmin ediliyor. Bu kampların en büyüğü olan El Hol kampında yaklaşık 70 bin kadın ve çocuk bulunuyor. El Hol kampında gözaltında tutulanların yaklaşık yarısı Suriyeli ve bir o kadarı da Iraklı. 11 bini de çeşitli Batı ülkeleri dahil 40’tan fazla ülkeden gelenler. Bu kampta gözaltında tutulanların üçte ikisinden fazlası 12 yaşın altındaki çocuklar. Bunların çoğu da 5 yaşın altında. 12 bin erkek ve erkek çocuğu da ayrı şekilde kalabalık gayrı resmi cezaevlerinde tutuluyor. Bunların da yaklaşık 2000-4000’i yine 40’tan fazla ülkeden gelen yabancılar.

“Bu küçük çocuklar IŞİD yönetimi altında yaşamayı seçmedi”

VOA Türkçe: Kamplardaki koşullar nasıl?

Letta Tayler: İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün elindeki bilgilere göre IŞİD zanlılarının aileleri olan kadın ve çocukların tutulduğu 3 kamp bulunuyor: El Hol, Ayn Isa ve Roj. Bu kamplardaki koşullar çok kötü. Haziran ayı sonlarında El Hol’a yaptığım 3 ziyarette çocukların kurtlu yıkanma suyu içtiklerini, yüzlerine konan sineklerle yırtık pırtık çadırlarda bitkin şekilde yattıklarını gördüm. Neredeyse orada gördüğüm bütün çocuklar bir deri bir kemikti. Dolaştığım her yerde çocukların öksürme ve ağlama seslerini duyuyordum. Bu küçük çocuklar IŞİD yönetimi altında yaşamayı seçmedi. Anne-babalarının işledikleri suçlar yüzünden onlar cezalandırılmamalı. Lağım ve çürümüş çöp kokusu her yerdeydi. Sağlık hizmetleri yetersizdi, okul da yoktu. Uluslararası Kurtarma Komitesi’ne göre, Aralık ve Eylül ayları arasında El Hol kampında ölen çocukların sayısı 340. İnsan Hakları İzleme Örgütü olarak erkeklerin ve 12 yaş ve üstü erkek çocukların tutulduğu derme çatma cezaevleri, okul ya da diğer binaları göremedik. Kürt yetkililer bu gözaltı merkezleri, bunların yerlerine ilişkin güvenlik gerekçesiyle bilgi vermiyor. Güvenilir tanıklarla yaptığımız mülakatlar ve gördüğümüz görüntülere dayanarak, buralarda da cezaevi koşullarının insanlık dışı olduğunu, şoke edici bir kalabalık olduğunu ve sağlık koşullarının da yetersiz olduğunu düşünüyoruz.

“ABD’nin yaklaşık 50 yüksek profilli mahkumu Suriye’den çıkardığı belirtiliyor”

VOA Türkçe: Türkiye’nin sorumluluk alanına girecek olan merkezlerde kaç IŞİD savaşçısı tutuluyor? Bunlar yüksek profilli savaşçılar mı?

Letta Tayler: Planlanan güvenli bölge içinde hangi mahkumların hangi cezaevinde olduğuna ya da sayılarına ilişkin ilk elden bir veri yok elimizde. Türkiye’nin operasyonundan bu yana ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki cezaevlerinden 50 kadar yüksek profilli mahkumu Irak’a naklettiği ve bunların arasında kendilerine “The Beatles” adını veren İngiltere vatandaşı olan azılı IŞİD’lilerin olduğu belirtiliyor. ABD bu mahkumların hukuki statüsünü netleştirmeli ve bu kişilerin işkence riskiyle karşı karşıya kalmamasını sağlamalı. İdam cezasını kaldıran ya da askıya alan İngiltere ve diğer ülkelerden gelen mahkumlar ancak ABD federal mahkemelerinde suçlu bulunmaları halinde idam cezasıyla karşı karşıya kalmayacakları konusunda etkili güvenceler verilmesi halinde iade edilmeli.

VOA Türkçe: Bazı IŞİD mahkumlarının olası bir karışıklıktan faydalanarak cezaevlerinden kaçabilecekleri endişesi dile getiriliyor. Bu süreç nasıl yönetilmeli?

Letta Tayler: 11 Ekim günü Kürtlerin liderliğindeki koalisyonun uluslararası basınla paylaştığı güvenlik kamerası görüntülerinde, havan topu saldırısının ardından, IŞİD mahkumlarının ve gardiyanların panik içinde Kamışlı’daki SDG kontrolundaki gözaltı merkezinden kaçmaya çalıştıkları görüldü. Suriye Demokratik Güçleri beş mahkumun kaçtığını söyledi. Bu durum IŞİD firarilerinin yeniden toparlanmasının dışında, gerçekleştirdikleri infaz, cinsel kölelik ya da işledikleri başka suçlardan dolayı adalet önünde hesap vermekten kaçma olasılığını da doğurabilir.

“Yabancı savaşçıların iadesi önündeki engeller lojistik değil siyasi”

VOA Türkçe: Suriye’ye akın eden yabancı savaşçıların geldikleri ülkeler kendi vatandaşı olanları geri almak istemiyor. Eğer bu ülkelerle ortak zemin bulunamazsa diğer seçenekler neler?

Letta Tayler: Yabancı savaşçıların iadesinin önündeki engeller lojistik değil siyasi. Batılı demokrasiler iade konusunda oyalanmaktan başka hiçbir şey yapmadı. Sadece bir avuç yetim kalmış küçük çocukları geri aldılar. Bazı hükümetlerse, binlerce Iraklının ve yabancıların kusurlu yargılama süreçleriyle suçlu bulunduğu, bazı durumlarda işkence yapılarak elde edildiği anlaşılan delillerle idam cezasına mahkum edildiği Suriye’nin kuzeydoğusundan ya da Irak’tan kendi vatandaşı olan uçaklar dolusu kişiyi nakletti.

Örneğin Kazakistan, Rusya, Kosova, Özbekistan, Tacikistan ve Türkiye, çoğu çocuk aralarında çok sayıda kadın ve az sayıda da erkeğin olduğu toplamda en az 13 bin kişiyi kendi ülkelerine nakletti.

Gerekli hukuki süreci ve hukukun üstünlüğünü işletecekleri işleteceklerinin garantisini verebilen ülkeler vatandaşlarının ülkelerine dönmesine izin vermeli ve bu kişilerin rehabilitasyonuna yardımcı olmalı. Uygun olması halinde, bu ülkelerdeki yetkililer zanlıları takip edebilir ya da yargılayabilir. Ancak çocuklar yalnızca son çare ya da olağanüstü durumlarda ve çocuk suçluların yargılanmasına ilişkin standartlara uygun olarak yargılanmalı. İşkence riski bulunan ya da kendi ülkelerinde zarar görme ihtimali bulunan yabancı ya da Suriyeli mahkumlarsa üçüncü ülkelere yerleştirilmeli.

Uluslararası mahkeme kurulabilir mi?

IŞİD zanlılarını yargılanması için uluslararası mahkemelerin kurulması seçeneği gündeme gelmişti. Böyle bir mahkemenin kurulması konusunda anlaşma olsa bile, bunların oluşturulması yıllar alır. Çok sayıda davaya bakılması olasılığı olmaz. Suriye’nin kuzeydoğusunda ya da ona komşu Irak’ta tutulan IŞİD mahkumları ya da ailelerinin içinde bulunduğu insani krizin çözülmesine de bir katkısı olmaz.

El Hol Kampı

VOA Türkçe: ABD istihbarat kaynakları IŞİD mahkumlarının eşlerinin ve çocuklarının tutulduğu El Hol Kampı’nın yeni IŞİD mahkumlarının ortaya çıkabileceği bir üreme alanı olabileceği uyarısında bulunmuştu. Kampı gören birisi olarak sizin izleniminiz nedir?

Letta Tayler: Kamplarda tutulanların temel hak ve özgürlüklerini sağlamayarak ve sefillik içinde perişan olmalarına müsaade ederek, ülkeler IŞİD’in eline militan devşirme kozunu vermiş oluyor ve onları hükümetlerinin değil örgütün koruyacağı doğrultusundaki zehirli söylemini alevlendiriyor.

El Hol kampında konuştuğum çok sayıda kadın radikal unsurların, IŞİD davasına ihanet ettiklerini düşündükleri kadın ve çocukları tehdit ettiğini söyledi. Konuştuğum kadınların çoğu Suriye’ye giderek büyük bir hata yaptıklarını, İslamcı bir ütopyaya katıldıklarını düşünürken kendilerini sapkın bir cehennem içinde bulduklarını anlattı. Paramparça olduklarını, yalnızca evlerine gitmek istediklerini ve çocuklarına da hayatta yepyeni bir başlangıç sağlamak istediklerini anlattılar. Cezaevinde cezalarını çekmeleri gerekirse de bu bedeli ödemeye hazır olduklarını söylediler.

VOA Türkçe: Son dönemde El Hol kampı içinde büyük ve önemli vukuatlar yaşandı mı?

Letta Tayler: Türkiye’nin operasyonundan bu yana yaşananlara ilişkin haberleri doğrulatamadım. Ancak gerilim zaten çok yüksekti. Sadece radikal ve ılımlı mahkumlar arasında değil aynı zamanda mahkumlar ve gardiyanlar arasında da kötü koşullar yüzünden gerilim yaşanıyordu. Geçtiğimiz birkaç ay içinde kampta görevli en az iki gardiyan üzerindeki kıyafetin altında bıçak tutan iki kadın tarafından bıçaklandı. Geçtiğimiz yaz aylarında gardiyanlar ateş açarak, kendilerine taş atmaya çalıştıkları iddia edilen erkek çocukları yaraladılar. 30 Eylül günü kamptaki gardiyanlar ateş açınca en az bir kadın hayatını kaybetti, yaralananlar oldu. Yardım görevlileri ve mahkumlar o zamandan bu yana El Hol’da 11 bin Iraklı olmayan kadın ve çocukların tutulduğu ek binada sağlık hizmetlerinin durdurulduğunu söyledi.

VOA Türkçe: El Hol kampı Türkiye’nin planladığı güvenli bölgenin dışında. Ancak kampı koruyan güvenlik güçlerinin sayısında azalma olursa bir güvenlik boşluğu olabileceği endişesini dile getirenler var ABD’de.

Letta Tayler: SDG güçlerinin bir kısmının Türk ordusuyla çatışmak için kampları terk etmesi, kamp içindeki kötü koşullar ve çaresizlikle birleştiğinde IŞİD’in geri gelmesinin bir reçetesi olabilir.

XS
SM
MD
LG