Erişilebilirlik

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi 1960’lı yıllardan bu yana tartışmalı bölgelerden biri. Bölgede yıllardır süregelen dini etnik çatışmalar zaman zaman alevlenerek devam ediyor.

Sincan’ın Urumçi şehrinde 2009 yılında Uygurlarla Çin’in en büyük etnik grubu Han halkı arasında yaşanan çatışmalarda bir gecede yaklaşık 200 kişi hayatını kaybetti.

Bu olaylar bölgede Müslümanlara yönelik baskıları arttırırken çok sayıda Uygur Türk’ü de bölgeden kaçmaya başladı. Bölgeden kaçan Uygurlara göre sadece 2013 yılında 10 binden fazla kişi Sincan’dan kaçtı. O tarihten bu yana da kaçışlar bir nevi göçe dönüştü.

Associated Press haber ajansının geçtiği habere göre, bugün bölgeden kaçan Uygurlar için farklı bir durak noktası belirdi: Suriye. Çin’in bölgedeki insan hakları ihlallerine karşı kaçanların bir kısmı Suriye’ye giderek silah kullanmak ve savaş deneyimi kazanmak için IŞİD’e katılıyorlar. Bu kişiler Suriye’de cephede deneyim kazandıktan sonra Çin’e dönüp Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kendi savaşlarını vereceklerini söylüyorlar.

IŞİD terör örgütü de Uygurlu Müslümanları kendi saflarına katabilmek adına Suriye’den sonra savaşmak üzere Çin’e yönelecekleri söylemini kullanıyor. IŞİD yayınladığı videolardan birinde “Suriye’de savaş bittiğinde Uygurlara haklarını vermek için ateist Çin’e karşı savaşmaya gideceğiz” mesajını verdi.

Ayrıca örgüt bu yıl Haziran ayında Pakistan’da iki Çinli öğretmeni kaçırıp öldürdü. Kırgızistan’daki Çin büyükelçiliği önünde yapılan intihar saldırısı talimatının da Suriye’de El Nusra örgütü içerisinde savaşan Uygurlar tarafından verildiği açıklandı. Bunlar da örgüte karşı sempatinin artmasına neden oldu. Öte yandan örgüt özellikle savaşçı toplayabilmek için yaptığı yayınlarda Uygur dilinde de yazılı ve görsel mesajlar veriyor, hatta dergi çıkarıyor.

IŞİD’e katılmak ve deneyim kazanmak isteyenlerin bir kısmının hikayeleriyse Türkiye’yle kesişiyor. AP haber ajansına konuşan ve ailesinin hayatından endişe ettiği için soyadını vermeyen Ali isimli bir Uygur Türk’ü, kendisinin evinde Kur’an buldukları için Çinli askerler tarafından işkence gördüğünü, ardından da Suriye’ye gitmek üzere kaçtığını anlatıyor. Ali kendisinin de diğer Uygurlar gibi bir gün geri dönüp gördükleri işkencelerin intikamını alacağını söylüyor. Sincan’dan kaçabilmek için yaklaşık 15 bin dolar para ödeyen ve mesleği çiftçilik olan Ali, İstanbul’a geldikten sonra inşaatlarda aylığı 300 dolara işçi olarak çalıştığını söylüyor.

Türkiye’ye geldikten iki ay sonra da kendilerini Suriye’ye götürecek kişileri bulduğunu söyleyen Ali, bu kişilerin genelde Zeytinburnu ve Sefaköy semtlerinde Suriye’ye gidecek savaşçılar aradıklarını iddia ediyor. Ali, Suriye’ye giderek birkaç hafta kalıp, silah kullanmayı öğrenip geri dönmeyi planladığını ama Suriye’de iki buçuk sene kaldığını anlatıyor.

Uygur, Çin ve Suriyeli yetkililere göre Ali’ye benzer şekilde Sincan’dan Suriye’ye gelen kişilerin sayısı yaklaşık 5 bin civarında.

Çin, Türkistan İslami Partisi olarak isimlendirilen TİP’in hem kendi ülkelerinin hem de Ortadoğu’nun güvenliği için tehlike arz ettiğini, bu oluşum üzerinden IŞİD’e katılımların olduğunu belirtiyor.

Türk polisi bu yıl içerisinde TİP’in üst düzey isimlerinden bazılarını yakaladığını açıkladı ancak Çin’in bu kişileri sorgulama talebini reddetti. Örgüte yakın bazı kişiler de Türkiye’de yakalanan bazı üst düzey kişilerin serbest bırakıldığını öne sürüyor.

Öte yandan Suriye’ye gitmek üzere Türkiye’ye gelenlerin ve Suriye’den dönen çok sayıda Uygur Türkünün ülkelerine de geri dönemedikleri, Suriye’ye de tekrar gitmek istemedikleri için Türkiye’de sıkışıp kaldıkları iddia ediliyor.

XS
SM
MD
LG