Erişilebilirlik

'Suriye ve Rusya İdlib’e Saldırmaya Hazırlanıyor Türkiye Tetikte'


Suriye’de Rusya’nın yardımıyla kontrolu yeniden ele geçiren Devlet Başkanı Beşar Esat ve Rus ordusu, rejimin kontrolu dışında olan muhaliflerin son kalesi Türkiye sınırındaki İdlib’e büyük bir saldırıya hazırlanıyor. Türkiye de kapısının önünde yaşanacak bir katliamı önlemek için devrede.

Suriye’nin güneyine düzenlediği operasyonlarla kontrolu ele geçiren Esat rejimi, artık ülkede muhaliflerin sığındığı son stratejik nokta olan kuzeydeki İdlib kentine yönelmeye hazırlanıyor. Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib kenti, muhaliflerin yanısıra, rejimin saldırılarından kaçan cihatçı militanların da son sığınağı.

Fransız Le Figaro gazetesinin bölgeden aktardığı "İdlib: Esad’ın son fetih eylemi" başlıklı haberde, İdlib halkının nefesini tutarak, rejim ve Rus birliklerinin kente son ve büyük bir saldırı düzenlemesinin beklentisi içinde olduklarını yazdı. Le Figaro’ya konuşan İdlib sakinleri "Rejimin saldıracağı artık biliniyor, bu bir sır değil. Sadece ne zaman saldıracağı bilinmiyor," diyerek, her an bir saldırı beklentisi içinde olduklarını dile getiriyor.

İdlib halkına son ültimatom

Son bir kaç haftadır rejim birlikleri İdlib’e düzenlediği topçu ateşi ve hava saldırılarını giderek artıran bir tempoda sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Rus medyasına konuşan Beşar Esat, "Artık bizim hedefimiz İdlib" diyerek bu niyetini açıkça dile getirdi. Bu açıklamadan bir kaç gün önce de, helikopterlerden atılan ve Suriye ordusunun imzasını taşıyan broşürlerde yer alan, "Suriye Arap ordusuyla işbirliğiniz sizi aktivistlerin ve teröristlerin egemenliğinden kurtaracak, hayatınızı ve ailelerinizi koruyacak. Sizden Suriye’de diğerlerinin yaptığı gibi, yerel uzlaşmaya katılmanızı bekliyoruz" sözleriyle, İdlib halkı ültümatom niteliğindeki sözlerle uyarıldı.

Doğu Halep’in boşaltılmasının ardından İdlib’e yerleşen bir muhalif aktivist olan Ebu Şadi, Le Figaro’ya "Bu şantajı kabul etmek, ölüm fermanlarımızı imzalamak anlamına gelir," sözleriyle tepkisini dile getiriyor. Kuzeni, Suriye rejiminin kontrolü altındaki bölgede yaşamayı kabul etmiş ve Suriye ordusunda askere alınmış, ancak, uzun süredir kayıp. Ebu Şadi, "Fazla seçim şansımız yok. Eğer teslim olmayı reddedersek, bombalanacağız. Ama kaçacak başka bir yer de yok," diyor.

Son iki yıldır, İdlib nüfusu, Daraya, Humus, Doğu Guta ve Dera gibi Esad rejiminin kontroluna geçen bölgelerden kaçanların sığınması nedeniyle iki katına çıkmış. Le Figaro, "Ancak İdlib’de yaşayan yaklaşık 3 milyon kişinin diğerlerine göre büyük bir şanssızlığı var. Kaçacak başka toprakları yok. Sığınmacıların kaldığı çadır köylerle yığılı Türk sınırına çekilen duvar, buraya kaçmalarını engelliyor," diyor.

Ankara, tampon bölge arayışında

Le Figaro, Suriye sınırında yaşananaları yakından izleyen Türkiye’nin ‘bir katliam yaşanmaması için’ müzakere kartını oynadığını aktarıyor. Astana sürecinde Rusya ve İran’ın yanında diplomasi yürüten Türkiye’nin, bu çerçevede İdlib’de bir düzine gözetleme noktası elde ettiğini ve bu noktaları ‘geçilemeyecek kırmızı çizgiler’ olarak gördüğünü belirtiyor:

"Ankara, bölgede kendi çıkarlarını da korumaya çalışıyor ve sınırda, Kürt milislere karşı tampon bölge yaratacak bir ‘himaye alanı’ oluşturmak için uğraşıyor. Böylece Suriye’den yeni bir göçmen akınının da gelmesini engellemek istiyor. Türkiye zaten yaklaşık 4 milyon Suriyeli’ye ev sahipliği yapıyor. "

Bu amaçla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya, Fransa ve Almanya’yı (henüz katılımları bildirilmedi) 7 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek Suriye konulu bir zirveye davet ettiğini vurgulayan gazete, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun "cihatçılar ve rejim muhalifleri arasında kesin bir ayrım yapılması ve terörist grupların kim olduklarının belirlenmesinin ardından, terör gruplarının yok edilmesi gerektiğini," içeren sözlerine de yer verdi.

Rusya’dan geri çekilme sinyali

Kulislerde çeşitli kaynaklar, Suriye’de ‘normalleşmeye’ geçilmesini hedefleyen Rusya’nın batı ile müzakerelerinde, ülkenin yeniden yapılanmasına katkıda bulunmaları koşuluyla, Rus ordusunun İdlib’e ilerlemesini yavaşlattığını dile getiriyor. Koalisyon ülkelerinin Suriye’de yıkılan kentlerin yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunması, insan hakları örgütleri açısından ise kabul edilemez bir durum olarak tanımlanıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Direktörü Kenneth Roth, "Geçmişte, Suriye ordusu ve istihbaratı, çok önemli miktarlarda insani yardımı, katliamlarını finanse edebilmek için kullandı," uyarısında bulunuyor.

XS
SM
MD
LG