Erişilebilirlik

Sur’da Yıkıma Karşı BM’ye Başvuru


Kentsel dönüşüm kapsamına alınan Sur’un Alipaşa ve Lalebey mahallelerindeki çok sayıda aile evlerini terk etmek istemiyor. Geçen hafta polis bariyerleriyle kapatılan bölgelerdeki ailelere evlerini terk etmeleri uyarısı yapılmıştı.

Mahallelerdeki gerginlik sürerken, duruma dikkat çekmek amacıyla kurulan Sur'un Yıkımına Hayır Platformu, konuyu Birleşmiş Milletler’e taşıdı. Platform, yıkımın durdurulması ve insanların zorla çıkarılmaması için Türkiye’ye baskı yapılmasını istedi.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Platform Sözcüsü Talat Çetinkaya, iç hukuk yollarını tükettikleri için konuyu uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdıklarını söyledi. Çetinkaya, “Kentsel dönüşüm adı altında oradaki yurttaşlar zorla evlerinden çıkarılıyor. Rıza ile çıkanlar da var ama zorla çıkarılmaları üzerine başvurduk. Oradaki insanlar çıkmak istemiyor biliyorsunuz. Bunu çeşitli yol ve yöntemlerle söylediler, İHD’ye başvuru yapanlar oldu. Biz de bunun üzerine içerideki birçok yere başvuru yaptık. İçerden sonuç almayınca Birleşmiş Milletler’in Zorla Tahliye Komiserliği'ne başvurduk. Bu tür bilgileri içeren, mevcut durumu gösteren materyalleri içeren bir dosya sunduk. Bizim amacımız bu yıkımı, bu tahliyeyi durdurmak. Onun için gönderdik” dedi.

Daha önce Sur’a ilişkin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’ya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını hatırlatan Çetinkaya, uzun vadede umutlu olduklarını dile getirdi. Çetinkaya, ”Birleşmiş Milletler’in bir yaptırım gücü yok. Biz baskı bekliyoruz. Türkiye uluslararası sözleşmeleri kabul ettiği için ve o kabul ettiği yasaları ışığında bir yaptırım da olabilir. Ama şu an Türkiye’nin özgün durumundan kaynaklı ne kadar dikkate alınır, ne kadar dikkate alınmaz onu bilmiyoruz. Biz ondan çok gündeme getirmeyi istiyoruz. Uluslararası platformlarda en azından bir başvurumuz olsun. Belki şimdi olmaz ama gelecekte bunun bir yaptırımı da olabilir. Biz bütün yöntemleri kullanmak istedik. UNESCO'nun daha farklı bir yapısı var. Sur, UNESCO kültürel mirası içine alındı ama ondan önce hükümetin koruması altında. UNESCO da bu nedenle ses çıkarmıyor çünkü öncelikle hükümetin koruması altında. Türkiye'nin de bu konuda kendini meşru gösteren argümanları oldu bu nedenle UNESCO da sessiz kaldı. BM’nin yapısı biraz daha farklı. BM sivil toplum kuruluşlarıyla da çalışıyor” diye konuştu.

Bu arada platform su ve elektrik kesintileri ile mahallelerin bariyerlerle kapatılmasına ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Platform, sorumlular hakkında kamu davası açılmasını istedi.

XS
SM
MD
LG