Erişilebilirlik

TRT Haber’de bir programa katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suruç’ta yaşanan olaya ilişkin değerlendirme yaparken, ilçeye gitmek isteyen sivil toplum kuruluşlarını hedef aldı. Soylu’nun hedefinde özellikle Diyarbakır Baro'su vardı. Soylu, Baro’yu “Zaten Diyarbakır Barosu PKK'ya müzahir bir Baro'dur, çok açık ve net söylüyorum PKK’ya müzahir bir Baro'dur. Bütün eylemlerimizde olaylarımızda hukuka dahil olan bütün olaylarımızda PKK sesini çıkarmadığı zaman Diyarbakır Barosu sesini çıkartır” sözleriyle eleştirdi.

Bu eleştiriye ilk tepki Baro’dan geldi. Yönetim Kurulu, "Diyarbakır Barosu, hak, hukuk ve toplumsal meselelerde üyelerinin cesur ve fedakar mücadelesiyle ödediği ağır bedeller neticesinde edindiği bu müstesna ve görkemli duruşuyla, geçmişte olduğu gibi bugün de tehdit eden bu dile boyun eğmeyecek ve sessiz kalmayacaktır... Sayın Süleyman Soylu, iddialarınızın arkasındaysanız sizi gereğini yapmaya davet ediyoruz. Diyarbakır Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri olarak Diyarbakır Barosu Adli Yardım Hizmet Binasında terörle mücadele ekiplerinizi ve savcılarınızı bekliyoruz.”

Diyarbakır Barosu’na bir destek de Ankara Baro'sundan geldi. Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Soylu’ya tepki gösterdi. Canduran, “Diyarbakır Barosu asla yalnız değildir! Savunma birdir, birliktir, bir olacaktır. Nefret dolu bu açıklamayı şiddetle kınıyor, savcıları göreve davet ediyorum. Bu talihsiz açıklama baroları ve avukatları açık hedef haline getirmiştir. Ali Günday’ı da, Tahir Elçi’yi de hedef gösterdiler. Sonuç ortadadır. Avukatlara ve Barolara saldırının azmettireni, hiç şüphesiz bu talihsiz açıklamayı yapanlar olacaktır. Barolar savunmanın yılmaz temsilcileridir. Avukatların tarihte hiçbir muktedire baş eğdikleri görülmemiştir, görülmeyecektir. Hiç kimse, hele de ülkenin içişleri bakanı, baroları, avukatları töhmet altında bırakamaz. Kimse İçişleri bakanına bu yetkiyi vermemiştir” dedi.

Suruç’a gitmek için kurulan heyette bulunan Hak İnisiyatifi Temsilcisi Reha Ruhavioğlu da Soylu’nun açıklamalarına tepki gösterdi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Ruhavioğlu, “Devletin muradı sivil toplum kuruluşlarını kendi kontrolünün dışına çıkmamasını sağlamak. Ama bağımsız STK’lar bu baskıya gelmezler. Biz insan hakları örgütleri olarak kimsenin gönlünü hoş etme gibi hassasiyetimiz yok. Biz hakikatin şahidi olma yükümlülüğünü ile hareket ediyoruz. Bu, bazen PKK’yi rahatsız eder, bazen devleti rahatsız eder, bazen İçişleri Bakanı rahatsız eder. Kimi rahatsız ettiğine bakmayız. Devletin, sivil toplum benim kontrolüm altında olsun yaklaşımı hem sivil toplumun doğasına aykırı hem ifade özgürlüğüne aykırı, böyle olması mümkün değil.Soylu’nun mesnetsiz ithamlar, hakaretler de bulunması son derece yanlış. Yargısal yola başvuracağız” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG