Erişilebilirlik

Sosyal Medyada Muhalif Yayınına Engelleme Kapısı Açıldı


Türkiye’de internet aracılığıyla yapılacak radyo ve TV yayınlarına kontrol getirilmesini amaçlayan yasa değişikliğiyle bireysel sosyal medya hesaplarından paylaşılacak görüntülere de engellemeler yapılması bekleniyor. RTÜK üyesi İsmet Demirdöğen de, AKP’nin bireysel paylaşımları kapsamadığı iddiasına katılmıyor ve Youtube, Twitter’la Facebook’un da etkileneceğini söylüyor.

TBMM’de dün gece torba yasa düzenlemesindeki 84’ncü maddeyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) yetki alanı internet aracılığıyla yapılan görüntülü yayınları kapsayacak şekilde genişletildi. TBMM Genel Kurulu’nda CHP ve HDP’nin itirazları üzerine, AKP’li Mustafa Elitaş’ın verdiği ve hükümetin katıldığı önergeyle sosyal medyayı kapsam dışında bırakacağı iddiasıyla değişiklik yapıldı. Ancak AKP’nin son dakika değişikliğine rağmen internet aracılığıyla sosyal medya siteleri üzerinden bağımsız ve özellikle muhalif görüşleri içeren görüntülü yayınlara RTÜK’le Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) tarafından müdahale edilebileceği vurgulanıyor.

RTÜK’te 9 üye görev yapıyor. Ancak son olarak HDP’nin üyelik hakkı TBMM’de AKP ve MHP işbirliğiyle engellenmişti. Böylece TBMM’nin seçtiği RTÜK üyeliklerinde son durum AKP’den 5, CHP’den 2 ve MHP’den 2 kişi şeklinde oldu. MHP’nin AKP ile “ittifak” sürecinde aynı şekilde tavır alması nedeniyle RTÜK’te yapılan oylamalarda da geriye sadece CHP’li üyelerce muhalefet edilmesi söz konusu. Dolayısıyla RTÜK’ün kararları, AKP hükümetinin görüşü ve talebi doğrultusunda olması itibariyle eleştiriliyor.

Şimdi yeni yasal düzenlemeyle RTÜK’ün internet aracılığıyla yapılan radyo ve TV yayınlarında “muhalif sesleri susturma” yönünde hareket edebileceği endişesi yaşanıyor.

Keza bireysel Twitter ve Periscope hesaplarından ekranlara yansımayan Meclis görüntülerini yayınlayan ve “Şeker TV” diye kendisine seslenilen CHP’li Ali Şeker de dünkü TBMM görüşmelerinde söz alarak tepki gösterdi. Şeker, “Twitter, Facebook, Youtube’a erişimin yavaşlatılması ve engellenmesi, Wikipedia’nın on bir aydır kapalı olması, muhalif sitelerin içeriklerinin kaldırılması, Sendika.org sitesinin 62 kez kapatılması, yasaklı site sayısının 100 bini geçmesi gibi ülkeye yaşattığınız deneyimler bu konudaki kötü niyetinizi ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan RTÜK üyesi Demirdöğen de, aşırı derecede muğlak ifadeler içermesi nedeniyle yasa içeriğinin metniyle tam olarak yorumlanamayacağı görüşünde. Demirdöğen, özellikle “reklam alan platformlar” ifadesi nedeniyle Youtube, Facebook ve Twitter’ın da kapsama alınacağını söyledi.

Başlangıçta Blu TV, Phu, Netflix gibi dizi, film gibi yayıncılık kuruluşları/platformlarına düzenleme getirilmesinin amaçlandığını söylediğini kaydeden Demirdöğen, ancak düzenlemeyle aslında bireysel paylaşım platformunda habercilik yapanlara ve haber amaçlı internet üzerinden yapılan yayınlara engelleme getirilmesinin amaçlandığını söyledi. Demirdöğen, “Dolayısıyla amaç iddia edildiği gibi vergi ödemekten kaçınan internet yayıncılarını denetim altına almak değilmiş. Belli ki yerleşik televizyon ve gazetelerde eser miktarda bulamadığımız haberleri ve gerçekleri bulabildiğimiz ve öğrendiğimiz internet ortamında gerçeğin erişim hakkı engelleniyor. Bu yasa bu engelleme için de lisanslama, lisans nasıl verilecek ve ücreti ne olacak da belirsiz ve içerik engellemeyi de öngörüyor” dedi.

RTÜK’te AKP çoğunluğuyla karar alındığını da anımsatan Demirdöğen, “Bu çoğunluk hali hazırda mevcut TV ekranlarında yayınlanan masum sahneyi dahi ‘ateşli, uzun süreli öpüşme’ sayarak yaptırım uyguluyor. Bir patlamada anne feryatları yüksek sesle verildiği gerekçesiyle bunun terör amaçlarına hizmet edeceğini savunarak ceza veriyor. Çok sübjektif gerekçelerle internet ortamından yapılacak yayınlara da engelleme yapılması hedefleniyor” diye konuştu.

Yasal düzenleme TBMM’de görüşülürken Doğan Medya Grubu’nun da satılma süreci yaşanmasını da anlamlı bulduğunu vurgulayan Demirdöğen, “Zaten BTK aracılığıyla internet ortamına denetleme adı altında sansür uygulanıyordu. Bu arada Twitter, Facebook, Youtube gibi sosyal medya hesaplarını kapsamayacağı iddiasıyla yasa Meclis’ten geçerken ‘bireysel paylaşımlar bu yasa hükmüne dahil değil’ denildi. Ama reklam alan, ticari iletişim yapan kurumlar diyerek Türkiye’den reklam kuruluşları bu denetim altında tuttular. Bu saydığım üç sosyal medya paylaşım platformu da Türkiye’den reklam alıyor. Dolayısıyla reklam aldığı için RTÜK denetimi içerisinde kalmış gözüküyor” açıklaması yaptı.

Seçim süreci nasıl etkilenecek?

Bu arada olağanüstü hal (OHAL) gerekçesiyle Kanun Hükmünde Kararname düzenlemesiyle özel radyo ve TV’ler tarafından seçim dönemlerinde dengeli yayıncılık yapması şartı rafa kaldırılmıştı.

Şimdi internet üzerinden yapılacak yayınlara ilişkin bu yeni düzenlemeyle de seçim sürecinde muhalefet açısından sıkıntı olacağı da vurgulanıyor.

Demirdöğen, “Seçim süreçleri her zaman tartışmalı olmuştur. Son seçim dönemlerinde özellikle TV yayınlarında iktidar partisine geniş yer verildiği AGİT raporlarıyla da tespit edilmiş vaziyette. Buna rağmen kısmen ‘eşitlik ilkesi’ çerçevesinde yer verilen muhalefete, son KHK düzenlemesiyle de özel televizyon ekranları kapatılmış durumda. Kamu yayıncısı olarak TRT kurumu var. Ama TRT de, kendi yasası ve RTÜK Yasası’ndaki ilkeye uygun davranmıyor ve bir parti sesi gibi hareket ediyor. Dolayısıyla sosyal medyada, internette muhalefet kendisini ifade edebiliyordu. Bir de medya yapısındaki sahiplik yapısından dolayı işsiz kalan gazeteciler de halka gerçekleri aktarmak göreviyle yayınlar yaptıkları alan da internet ortamıydı. Şimdi kendine medya kuruluşlarında yer bulamayan muhalefet internette yer bulamasın diye bütün özgürlük olanakları yok ediliyor. Bu yeni yasa uygulamalarıyla halka internet aracılığıyla ulaşmak da zorlaşacak” dedi.

Yasal düzenleme ne diyor?

TBMM’de kabul edilen yasal düzenlemeyle 6112 sayılı “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun”da değişikliğe girildi. Bu düzenlemeye ilişkin RTÜK ve BTK tarafından 6 ay içerisinde ortaklaşa yönetmelik çıkarılması gerektiği de vurgulandı.

Buna göre; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcıları RTÜK’ten yayın lisansı almak zorunda kalacak. Keza radyo ve TV yayınlarını internet üzerinden iletecek platformlar da RTÜK’ten yayın iletim yetkisi alacak.

Yayın lisansı bulunmayan veya lisansları iptal edilmesi halinde ilgili radyo ve TV yayınları, RTÜK’ün talebi üzerine yargı kararıyla erişim engellenmesi veya içerik yasaklanması kararı alınacak. Bu yargı kararı için RTÜK’ün talebi üzerine Sulh ceza hakimliğince en geç 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karar alınması da şart koşuldu. Bu noktada, yargı kararıyla içerik veya erişim engellemesi yapılacağı öngörülmekle birlikte yargıya da aslında RTÜK’ün talebine uygun şekilde 24 saatte karar alması zorunluluğu getirilmesi de dikkat çekti.

Erişim ve içerik engellemesiyle ilgili yargı kararına ise, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca itirazda bulunulabilecek.

AKP’nin verdiği önergeyle ise, “Bireysel iletişim bu madde kapsamında değerlendirilmez ve radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini internet ortamından iletmeye özgülenmemiş platformlar ile radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerine yalnızca yer sağlayan gerçek ve tüzel kişiler bu maddenin uygulanmasında platform işletmecisi sayılmaz” hükmü de getirildi.

XS
SM
MD
LG