Erişilebilirlik

‘Seçim Propagandası Yasak Ancak İhlalinin Yaptırımı Yok’


Hukuk uzmanları ve siyasi parti temsilcileri, Türk bakanların 16 Nisan’daki referandum için propaganda faaliyeti yürütmesini engelleyen Almanya, Hollanda ve son olarak Avusturya’nın hukuki dayanağının, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi yasal mevzuatı olduğuna dikkat çektiler.

Hukukçu akademisyenler ve Yüksek Seçim Kurulu’ndaki (YSK) parti temsilcileri, yurtdışında propaganda faaliyeti yapılmasını yasaklayan hükmün geçerli olduğu görüşünde uzlaşıyor. Uzmanlar, 298 sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun”da yasak bulunduğunu ifade etti. Ancak AKP’nin YSK temsilcisi, hükümet üyelerince yurtdışında faaliyetler yürütülebileceği görüşünde.

Uzmanlara göre, Yüksek Seçim Kurulu’nun elinde yurtdışında propaganda yasağı çiğnendiğinde uygulanabilecek herhangi bir cezai yaptırım gücü bulunmaması sorunu tetikledi. Yasak kararını çiğneyen ilgili siyasi parti mensupları hakkında cezai işlem uygulanabilmesi ise, ancak Cumhuriyet savcılıkları “seçim suçu” işlendiği gerekçesiyle sehven soruşturma başlatırsa olası. Doğrudan siyasi parti hakkında işlem yapılması ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görev kapsamında.

Amerika’nın Sesi olarak görüştüğümüz akademisyenler, isimleri saklı kalmak kaydıyla konuyu değerlendirebileceklerini ifade etti. Bir akademisyen, “Hukuken, AK Parti adına bakanlarımızca propaganda yapılması seçim mevzuatımıza aykırı. 2008 yılından önce yurtdışında vatandaşlara oy kullanımı izni verilmiyordu. Hatta Anayasa Mahkemesi, mektup ile oy kullanılması gibi düzenlemelere de gizlilik ilkesi ihlal olabileceği için karşı çıktı. Bunun ardından devlet temsilciliklerinde sandık kurulması kararıyla yurtdışında oy kullanma süreci başladı. Bu konuda 298 sayılı kanunumuzda 94. madde hali hazırda yürürlükte ve yurtdışındaki propagandayı yasaklıyor tereddütsüz şekilde. Ancak YSK yaptırım gücüne sahip değil. Bu konu ‘seçim suçu’ olduğu için savcılıklarca soruşturma açılması lazım ve hatta ilgili bakanlar hakkında fezleke düzenlenerek, dokunulmazlıklarını kaldırmak üzere Meclis’e dosya sevk edilmesi lazım. Ama bunun için cesur savcılar gerekli,” dedi.Bir diğer akademisyen ise, “Mevzuattaki yasak açık hüküm. Yasak, o dönem Türkiye’nin iç siyasetini yabancı ülkelere taşımamak maksadıyla konulmuştu. Ancak sonrasında farklı başlıklı toplantılarda seçim propagandası yapıldı, yurtdışındaki vatandaşlara yönelik. O dönem siyasi partiler karşılıklı olarak bu durumu hoş gördü. Ancak yasaklama uygulanmazsa ne olacağı belirsiz,” görüşünü aktardı.

AKP: “Başbakan ve bakanlar yasaklama dışında”

YSK’da AKP temsilciliği görevini yürüten eski milletvekili Recep Özel, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, mevzuatta yasak bulunduğunu ancak bunun hükümet üyelerini kapsamadığını savundu.

Yurtdışında oy kullanımı için ilk defa 2008 yılında 298 sayılı yasada değişiklik yapıldığını kaydeden Özel, “O değişiklikte ‘seçimlerde propaganda yapılamaz’ hükmü mevcut. Ancak şu anda içerisinde bulunduğumuz halk oylaması seçimlerden farklı. O değişiklikte, partiler ve adaylar var iken eşit şartlar altında yarışmayı sağlamak için hükümler mevcut. Şu andaki ise halk oylaması ve yediden yetmişe herkesi ilgilendiriyor. Vatandaşları bilgilendirme amaçlı toplantılar söz konusu. Bakan ve milletvekilleriyle ilgili yasaklama ise, genel seçimlerde son 10 gün, halk oylamasında son 7 gün yurt içindeki etkinlikler için geçerli” dedi. Batılı ülkelerce son genel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde herhangi bir müdahalede bulunulmadığını da kaydeden Özel, “Türkiye’nin dünyada elini güçlendirecek bir sistem değişikliği yaparken Batılı ülkelerce bunun yapılması düşündürücü. O zaman yasak hükmü hiç mi akıllarına gelmedi? Türkiye’ye sürekli istikrar gelmesi birilerini rahatsız etti ki bu akıllara geldi.Bakanlarımızca yapılan her toplantı meşrudur. Yurtdışındaki programlara ilişkin bakanlarla ilgili yasaklayıcı durum yoktur” diye konuştu.

Recep Özel, “Eğer ‘Hayır’ kampanyası toplantısı da engellenirse Bakan Çavuşoğlu’nun yaptığı gibi elçiliklerde toplantı yapılabilir mi?” sorumuzu da yanıtladı. Özel, ‘Hayır’ kampanyası yürütenlere hukuksuzluk yapılırsa buna tepki göstereceklerini söyledi ancak elçilikte yapılabilmesi konusunda sadece hükümeti dolayısıyla AKP’yi işaret etti. Özel, “Sayın Çavuşoğlu’nun hitabı elçilik konutu bahçesinde yapıldı. ‘Hayır’ diyecek devlet yetkilisi olursa mümkün ama, elçilik binası içerisinde yapılmadı. Bakanımızı diğer ‘Hayır’ kampanyası düzenleyenlerle karıştırmamak lazım. 18 madde ne götürüyor, ne getiriyor? Bunun vatandaşlarımıza anlatılması lazım. Bakanlarımız resmi programlar için gittiği anayasayı anlattığı toplantılar bunlar” ifadesini kullandı. “Siz tek başınıza iktidardasınız ‘Hayır’ diyecek devlet veya hükümet yetkilisi olabilir mi?” diye sorduğumuz Özel, “’Hayır’ cephesine bir haksızlık, hukuksuzluk yapılırsa yine haykıracak olan bizleriz. Mesela yurt içerisinde ‘Hayır’ kampanyası yapanlara bir ilde yasaklama getirilmeye çalışıldı ama ben hemen buradan müdahale ettim” açıklaması yaptı.

CHP: “Türkiye yabancı ülkelere ‘kamu güvenliği’ sözü verdi”

CHP Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yurtdışında propaganda yasağını açıkça karar olarak yayımladığını hatırlattı. YSK’nın 19 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 109 no’lu kararına işaret eden Yakupoğlu, “Bu kararda yasaklama mevcut. Anayasamıza göre YSK’nın kararları kesin hükümdür ve herkes de uymakla yükümlüdür. Dolayısıyla yurtdışında ve yurtdışı temsilciliklerde her türlü propaganda yasaktır,” dedi. YSK’nın bu kararı 298 sayılı yasaya bağlı aldığını belirten Yakupoğlu, ancak kanunda bu yasağı kimin uygulayacağı ve çiğnendiğinde nasıl yaptırım getirileceğiyle ilgili düzenleme olmadığını söyledi. “Bizim hukuki boşluk dediğimiz bir durum var. İşte bu hukuki boşluktan dolayı YSK bir şey yapamıyor. Çünkü yasak var, yasaklara uymayanlara karşı YSK’nın yetkisi yok” diyen Yakupoğlu, bunun özellikle Almanya gibi ciddi bir Türk nüfusun bulunduğu ülkelerde elçilikler dışında sandık kurulması ihtiyacından kaynaklandığını açıkladı.

Yurtdışında oy kullanılması için o dönemde bu yasaklamaya ihtiyaç görüldüğünü kaydeden Yakupoğlu, “Çünkü elçilikler dışında sandık kurulması için YSK, o ülkelerde izin başvurusu bulunurken, o ülkelere ‘Sizin kamu güvenliğinizi tehlikeye düşürmeyeceğiz, vatandaşlarınıza sıkıntı yaratmayacağız, biz kimseyi rahatsız etmeden memleketimize döneceğiz’ demek için bu yasaklama getirildi. Bugüne değin başka seçimler yapıldı. O zaman da yasak yürürlükteydi. O seçimlerde de kısmi propagandalar yapıldı. Ama şimdi o ülkeler, kendi kamu düzenlerine olumsuz etki yapıldığı iddiasıyla yasaklama getirdi,” diye konuştu.

Yakupoğlu, diplomatik temaslarda kamu düzeni güvencesi verilen ülkeler ikna edilemediği için sıkıntı çıktığı görüşünde. Yasal çelişkiye son vermek için TBMM’de yurtdışında propaganda yasağını kaldırmanın mümkün olduğunu belirten Yakupoğlu, CHP’nin de bu yasal değişikliğe destek vereceğini dile getirdi.

Avrupa ile “sandık kurulması” krizi de kapıda mı?

Bu arada Yakupoğlu, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri ile Türkiye’nin 16 Nisan’daki halk oylaması nedeniyle başka bir diplomatik kriz yaşama ihtimalini de işaret etti.

Avrupa’da en fazla Türk nüfusa ev sahipliği yapan Almanya’da elçilik dışında sandıklar kurulması gerektiğini kaydeden Yakupoğlu, “Almanya henüz bugün itibariyle bizim dışarıda sandık kurmamıza izin vermedi. Çünkü izinler, oy kullanımına 8-9 gün kala geliyordu. Hollanda’da ise bugüne değin sadece bilgi vererek sandık kuruyorduk. Almanya’da ise izin alıyoruz,” dedi.

HDP: “Yurtdışında propaganda yasak ama yaptırımı yok”

YSK’da HDP Temsilcisi Mehmet Tiryaki de, “Mevzuatımızda açıkça yurtdışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında propaganda yapılamayacağı belirtilmiştir. YSK’nın bu yönde kararları mevcuttur. Ancak bu yasaklamaya riayet edilmezse ne yapılacağı konusunda hükümler konulmamıştır. Açıkça yasaya aykırılık vardır ama yaptırımı yoktur” dedi. Tiryaki, Dışişleri Bakanı ile Aile Bakanı’nın doğrudan ‘Evet’ kampanyası toplantısının yasak kapsamında değerlendirilebileceğini ancak bunun kesin olmadığını kaydetti.

XS
SM
MD
LG