Erişilebilirlik

''Aşı Önce ABD'ye Verilecek'' Açıklamasına Tepki


Merkezi Paris'te bulunan Fransız ilaç firması Sanofi'nin logosu

Dünyaca ünlü Fransız ilaç firması Sanofi'nin patronu Paul Hudson'ın Corona virüsüne karşı aşı geliştirmeleri durumunda aşıyı öncelikli olarak Amerikalılara vereceklerini açıklaması Avrupa Birliği (AB) ve Fransa'da büyük tartışma yarattı. Elysee Sarayı'na kadar tüm Fransız siyasetçileri Sanofi'ye sert tepki gösterdi. Açıklamadan büyük üzüntü duyduğunu belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron, Sanofi'nin patronu Hudson'ı Elysee'ye çağırdı. Avrupa Birliği'nden ise "bulunacak bir aşının kamu malı olması gerektiği" açıklaması yapıldı.

Dünya ilaç devlerinden Sanofi'nin patronu Paul Hudson, Bloomberg Televizyonu'na yaptığı açıklamada, "Eğer aşıyı ilk biz bulursak, öncelik Amerikan halkının olacak. Çünkü araştırmalara en çok finansal desteği Amerikan hükümeti verdi. Dolayısıyla Amerikalılar ilk ve geniş ön sipariş hakkına sahip" dedi. Amerikan Biomedikal Araştırmalar Kurumu (BARDA) ile "örnek bir işbirliği yaptıklarını ve Barda'nın Sanofi'ye 30 milyon Euro aktardığını" açıklayan Hudson, 18 ila 24 ay gibi bir sürede aşının hazır olacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Tüm dünyanın umutla beklediği aşı çalışmaları sürerken Fransız firmasının İngiliz patronundan böyle bir açıklama gelmesi, Fransa'da ve AB'de büyük tepki çekti. Açıklamaya ilk tepki, Fransız Maliye Bakanlığı bünyesinde Corona salgınına karşı mücadeleyi takip eden Devlet Bakanı Agnes Pannier-Runacher'den geldi. Runacher, "Böyle bir bahane gösterilerek, böyle bir ayrıcalığın tanınması kabul edilemez" dedi. Bakan Runacher, Sanofi'nin Fransız devletinden önemli yardımlar alan bir firma olduğunu hatırlattı.

"AB ve Fransa Amerika kadar etkin olursa herkes aynı anda aşıya sahip olur"

Fransa'nın tepkilerini azaltmak için BFM TV'ye konuk olan Sanofi Fransa Direktörü Olivier Bagillot, "Eğer Avrupa Birliği ve Fransa da Amerikalılar kadar etkin çalışırlarsa, herkes aynı anda aşıya sahip olacak" dedi. Ancak bu açıklama da siyasi tepkileri azaltmaya yetmedi.

Aynı haber kanalından konuyu değerlendiren aşırı sağ parti National Rally'nin lideri Marine Le Pen, "Sanofi uzun süredir bir Fransız firması değil. Amerikan hükümeti, vatanseverlik ilkesini öne koyuyor ve önce kendi halkı için adım atıyor. Burada soru şu: Başkalarının vatanseverliğine mi ağlayacağız, yoksa biz de biraz olsun vatansever mi olmalıyız?" dedi.

Cumhuriyetçiler'den (LR) Kuzey bölgesi başkanı eski Sağlık Bakanı Xavier Bertrand, "Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Merkezi Fransa'da bulunan ve çok yüksek miktarda araştırma vergisi kredilerinden yararlanan bir şirketin, ABD'ye bizden önce aşı vermesi düşünülemez" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

Sanofi'nin patronu Hudson'ın sözlerini "skandal" olarak niteleyen Sosyalist Parti (PS) ise Sanofi'nin yıllık 150 milyon Euro araştırma vergisi kredisinden, 24 milyon Euro da rekabet gücü istihdam kredisinden faydalandığını hatırlattı. PS'den yapılan açıklamada, "Kazancı başka ülkelerle paylaşıp, kaybı Fransız mükelleflerine yükleyemezler. Hükümet bunu kararlı bir tutumla engellemelidir. Bu bizim sağlık alanında stratejik bağımsızlığımızla da ilgilidir" dedi.

Radikal Sol France Insoumise (LFI) partisi milletvekili Caroline Fiat da "Aşırı ücret ödenen patron, yüksek sayıda işten çıkarma, hissedarlara yüksek paylar, üstelik vatanseverlikten yoksun bir şirket. Sanofi kapitalizmin en kötü yüzünü sergiliyor. Bir aşı, hiç tartışmasız herkese sağlanmalı" dedi.

XS
SM
MD
LG