Erişilebilirlik

Sancar: “AYM’nin Kapatma Davasını Reddetmesini Bekliyoruz”


31 Mart yerel seçimlerinin yıldönümü nedeniyle HDP'nin düzenlediği “Halkların İradesi İçin Adalet” panelinde konuşan Eş Genel Başkan Mithat Sancar, Anayasa Mahkemesi'nin kapatma iddianamesini reddetmesinin beklediklerini söyledi.

Mardin’de düzenlenen ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin de katıldığı panelde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, 31 Mart yerel seçimlerinde iktidarın yenilgisinde en önemli aktörün HDP olduğunu savundu. Hükümetin HDP’den intikam aldığını öne süren Sancar, ”31 Mart bu iktidarın geri dönülmez biçimde yönetememe girdabına girdiği tarihtir. İktidarın yaşadığı bu acı tecrübe, ona bunları yaşatan, bizlere, partimize, halklarımıza karşı öfke duymasının önemli nedenidir. İntikam peşinde koşmasının önemli bir sebebidir ve o günden sonra operasyonlarını hızlandırdılar” dedi.

HDP’nin kapatılma davasına değinen Sancar, iddianamenin sarayda hazırlandığını söyledi Sancar, “Bu iddianame Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı binasında hazırlanmadı; bu iddianame yetkin, adil hukukçular tarafından hazırlanmadı. İktidarın küçük ortağının genel merkezinde hazırlandı ve Saray'da son şeklini aldı; oradan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na havale edildi. Zaten iddianameyi okuduğunuzda saçmalıklarla, çelişkilerle dolu bir belge ile karşılaşırsınız. İçinde delil adına hiçbir şey yok. Konuşmalarımızı kes-yapıştır usulüyle yerleştirmişler ve buradan da bize suçlamalar yöneltiyorlar. Bu iddianameyi devreye sokmalarının elbette nedenleri var, parti kapatma sürecini başlatmalarının elbette nedenleri var. Ben hala Anayasa Mahkemesi'nde vicdanlı hukukçular olduğu inancımı koruyorum” diye konuştu.

Konuşmasında Anayasa Mahkemesine de seslenen Sancar, davanın reddedilmesi çağrısı yaptı. AYM’nin adalet inancının sağlanması için sorumluluk almasını isteyen Sancar, “Bugün şu anda raportörün ilk inceleme sonucu üzerinden AYM Genel Kurulu ilk kararını verecek. İddianameyi kabul etme ya da reddetme konusunda kararını verecek. AYM'de vicdanlı hakimlerin bu temelsiz, hukuk adına, demokrasi adına yüz kızartıcı belgeyi reddetmelerini bekliyorum. Raportörün ilk belirlemeleri de zaten biraz mahçup da olsa bu iddianamenin ne kadar saçma, hukuk dışı hazırlandığını ortaya koyuyor. AYM’nin kararının daha da ileri bir noktada olmasını bekliyoruz. Eğer bu ülkede adalet inancına katkı sağlanacaksa bu konuda herkese sorumluluk düşüyor. Şu an AYM de bu sorumlulukların merkezinde bir konumda duruyor” ifadelerini kullandı.

“Talebimiz erken seçim”

Hedeflerinin HDP’yi yaşatmak olduğunu vurgulayan Sancar, erken seçim çağrısı da yaptı. Sancar, siyasi dengeleri temelden belirlemeye çalışacaklarını ifade ederek, “Biz HDP'’yi savunacağız ve yaşatacağız. Bu konuda kararımız açıktır, nettir. İkincisi; bu ülkenin siyasi dengelerini belirleyen siyaset üretim tarzımızı devam ettireceğiz. Eninde sonunda sandıklar gelecek ister erken seçim ister zamanında bizim talebimiz erken seçimdir. Hangi tarihte yapılırsa yapılsın seçimler başta olmak üzere Türkiye’nin siyasi dengelerine etki etme gücümüzü sonuna kadar kullanacak yolu da belirledik. Tekrarlayayım, temel hedefimiz, Türkiye’de seçimler başta olmak üzere siyasi dengeleri temelden etkilemek, hatta belirlemektir. Bu iki hedef; HDP’yi savunmak ve yaşatmak ve Türkiye’nin siyasi dengelerine ağırlığımızı koymak” diye konuştu.

“Bu bir yardım çağrısı değil”

Türkiye’deki muhaliflere de seslenen Sancar, “Demokrasi ve ortak gelecek için bütün demokrasi güçleri sorumluluklarını yerine getirmeli” dedi. Bunun bir yardım çağrısı olmadığına dikkat çeken Sancar, “Şimdi Türkiye’nin diğer demokrasi güçlerine, demokrasi isteyen adaletten yana derdi, kaygısı, endişesi olan bütün kesimlere acil ve hayati rol düşüyor, görev düşüyor, sorumluluk düşüyor. Bıkmadan, usanmadan söylüyorum; bu bir yardım çağrısı değildir. Bizim kimseden gelip bize yardım etmesini talep ettiğimiz yok. Bizim yeterli gücümüz, birikimimiz var. Haklılığımıza da inanıyoruz, bedel ödeme pahasına bu yolda da yürürüz. Ama mesele biz değiliz sadece, mesele HDP değildir sadece, mesele sadece Kürt halkı değildir. Bu ülkenin ortak geleceğidir. Demokrasi ve ortak gelecek için bütün demokrasi güçlerinin sorumluluklarını açık bir şekilde görmeleri ve bunu yerine getirmeleri gerekiyor. Bunu kendi adımıza değil bu ülkenin geleceği adına, gençleri adına, bu ülkenin bütün insanları, yoksulları, dışlanmışları adına talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD'den Türkiye'ye F-16 Desteği - 30 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:50 0:00
XS
SM
MD
LG