Erişilebilirlik

Sağlık Bakanlığı ile TTB Aşılamada Buluştu


Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı’nı, Corona virüsü salgınıyla ilgili verilerini şeffaflıkla açıklamamakla ve aşılama kampanyasını başarılı yürütememekle itham etse de ‘’mutlaka aşı yaptırılması gerektiği’’ çağrısını destekliyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cuma akşamı Türkiye’nin Corona virüsü salgınıyla ilgili geçen haftaya ilişkin verileri ve illerdeki aşılanma durumunu ise ikinci doz aşı yaptırma oranını dikkate alarak güncellemeyle açıkladı.

Türkiye’nin aşılanma haritasıyla ilgili “Şu an mavi olan illerimizde ikinci doz aşı oranı yüzde 75’in üzerinde. Şu an sarı olan illerimizde ikinci doz aşı oranı yüzde 65’in üzerinde” bilgisini paylaşan Koca, vatandaşlara salgın koşullarında yaşamaya alışmama uyarısında bulundu. Koca, “Alışmak riski arttırır! Bugünkü vaka sayısı 27 bin 197. Can kaybımız 221. Son günlerde karşımıza çıkan sonuçlara alışırsak salgınla mücadele gücümüz zayıflar. Durumu, ilk kez yaşıyormuş kadar ciddiye almalıyız. Karar verdiğimizde başarı elde ettiğimizi biliyoruz” dedi.

İllere göre vaka sayılarıyla ilgili geçen haftaya ilişkin verileri açıklayan Koca, “11-17 Eylül arasında vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan on ilimiz: Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak, Tokat, Trabzon, Malatya, Yozgat, Düzce, Erzincan, Çorum!” bilgisini verdi. Ardından “Bu illerden birindeyseniz şimdi daha da dikkatli olmalısınız. Nihai çözüm aşı, tedbirler şart” uyarısında bulundu.

Bu noktada Sağlık Bakanlığı’yla halk yararına sağlık politikaları bakımından görüş ayrılıklarına sahip olan Türk Tabipleri Birliği de hafta boyunca Bakan Koca gibi aşı yaptırılması için çağrılarını sıklaştırdı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlık çalışanları arasında salgındaki ilk aylara kıyasla Corona virüsü kaynaklı ölümlerdeki azalmaya dikkat çekerek, bunun aşı sayesinde olduğunu açıkladı. Türkiye’de salgın dördüncü dalga dönemindeyken yaşanan hamile kadın ölümlerindeki en önemli sorunu da “aşısızlık” olarak vurgulayan TTB, Sağlık Bakanlığı gibi gebelere aşı yaptırma çağrısını sürdürdü ve yüz yüze eğitim açısından 12 yaş üzerindeki çocuklara da aşı yaptırılması gerektiği mesajı verdi.

Corona virüsü salgınındaki son duruma ilişkin VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut da Türkiye’nin toplumsal bağışıklığı sağlayarak salgın sürecini geride bırakabilmesi için bilimsel verilerle topluma seslenmeye devam edeceklerini vurguladı.

“Son dört ayda sağlık çalışanı can kaybı 29 oldu”

Sağlık çalışanlarına yönelik ilk iki doz SinoVac/CoronaVac aşı kampanyası sonrasında, aşı yaptırmayanl çalışanların yüzde 14’tü. Ancak geçen ilkbahar ile birlikte Türkiye’nin Pfizer/BionTech aşısıyla tamamlayıcı doz aşılamaya geçmesiyle birlikte ilk iki dozunu yaptırmamış sağlık çalışanlarınca da aşı yaptıranlar oldu.

TTB Genel Sekreteri Bulut, Sağlık Bakanlığı’nın resmi açıklaması olmamakla birlikte aşı olmayan sağlık çalışanı oranını artık sadece yüzde 1-2 düzeyinde öngördüklerini açıkladı. Bulut, “Hatta bu ölüm rakamlarımıza da yansıdı. Ayda ortalama 29 meslektaşımızı kaybediyorduk. Ve 435 hekim meslektaşımızı salgın sürecinde kaybetmiştik. Son dört aydır bu rakam toplamı 26’dır. Bunların 11’i hekim ve bu da aşılama çalışmalarının başarılı olduğu ve hekimlerin çoğunun aşılandığını bizlere ifade ediyor. Çünkü vefat eden meslektaşlarımız da ya değişik hastalıkları nedeniyle aşılarını yaptıramayanlar ya da bir şekilde randevusunu henüz oluşturamayanlar olarak görülüyor. Şu anda sağlık çalışanlarında aşılanmayı başarılı olarak sayabiliriz” dedi.

AKP ve TBMM meslek hastalığı talebini neden duymuyor?

Salgın ile en ön safta mücadele eden sağlık çalışanları için Türkiye’de halen Corona virüsü enfeksiyonu ilgili “meslek hastalığı hakkı” tanımlaması yapılmadı.

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Bulut da AKP iktidarına yapılan çağrılara ve TBMM’ye muhalefet cephesinde sunulmuş yasa teklifi bulunmasına rağmen sağlık çalışanlarını halen meslek hastalığı hakkından mahrum bırakan tutumda değişiklik olmadığını işaret etti. TBMM’nin 1 Ekim’de yeniden açılmasıyla birlikte bu talebi yinelemeye devam edeceklerini kaydeden Bulut, “Özellikle bazı kliniklerde gerek Covid-19 gerekse enfeksiyon hastalıkları gerek yoğun bakım gerekse göğüs hastalıkları, acil servis gibi alanlarda hasta yükü çok fazla.Bunun dışında asemptomatik yani bir şekilde tespit edilememiş ama bulaştırıcı olan diğer kliniklere başvuran hastalar nedeniyle de hekimler, sağlık çalışanları doğrudan hastalığa yakalanma riskiyle çalışıyor” diye konuştu.

Dünyada aşılanmada geri kalındığını ve Türkiye’nin aşı koruyuculuğunu tamamlanmasında yavaş olduğunu belirten Bulut, “Aşılanma hızındaki yavaşlık varyantların artmasına neden oluyor. Varyantların artması da aşıların etkisini zaman içerisinde değiştireceği için bu sağlık çalışanlarına hastalık ve ölüm olarak dönecektir. Ve halen meslek hastalığı olarak kabul edilmiş değildir TBMM’de. Meslek hastalığı kabul edilmesini defalarca talep ettik; bu talebimiz devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Rutin aşılamada 28 bin aile çocuklarını 2019’da aşılatmadı

Prof. Dr. Vedat Bulut, “Aşı karşıtlığı hiçbir şekilde aşı yaptırmayı düşünmeyen bireyleri ve çocukluk dönemi rutin aşılarına bile karşı grubu ifade ediyor. Kirli ya da yanlış bilgiyle aşı karşıtı olunuyor. Türkiye’de 2019 yılı verilerine göre 28 bin aileyi ifade ediyor. 28 bin aile çocuklarına aşı yaptırmadı. Ancak 2020 verileri elimizde yok çünkü bu yıl Mart ayında yayınlanması gereken sağlık istatistikleri yayınlanmadı. Halen yayınlanmasını bekliyoruz. Aşı karşıtı olan kişiler bile bazen ‘aşıya karşı değiliz aşının dayatılmasına karşıyız’ diye bir savı da söylüyor. Ama sonuçta tedirginliklere, milyonlarca insanın ölümüne ve on milyonlarca insanın hastalanmasına yol açıyor” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı ile TTB Aşılamada Buluştu
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:09:59 0:00

Maalesef aşı karşıtlığına yol açan bilgi kirliliğinde hekimler kaynaklı söylemler olduğunu kaydeden Bulut, “Eğer o meslektaşlarımızı tasnifine bakarsak, bu söylemi kim ne için veriyor perde arkasını kontrol etmek gerekiyor. İncelediğimizde genellikle alternatif tıpla uğraştıklarını görüyoruz. Bitkisel ilaçlar, kürler sattıklarını ya da işte bir takım kitap kazancı peşinde olduklarını ya da buradan elde edecekleri tanınırlık veya popüler olma yönünde bir arzuyla yaptıklarını görüyoruz. Bir grubu da şöyle ifade etmek gerekiyor; aşı karşıtlığı ya da aşı tedirginliğini arttıran söylev veren bilim insanları, bilgi eksikliğinden bunu yapıyorlar. Çünkü 20 yıl önce mezun olmuşlar, 25 yıl önce mezun olmuşlar ve kendi alanları da olmadığı için de bu alanda kendilerini güncellememişler. Halbuki en azından bu alanda uzmanlaşmış kişilere sorarak gerçek bilgiyi elde edebilirlerdi, toplumla bu yanlış bilgiyi paylaşmadan önce” tepkisini de paylaştı.

Corona salgınında vaka ve can kaybı sayıları neden düşmüyor?

Türkiye’nin Corona virüsü salgınında “en başarısız ülke değil, en başarılı ülke de değil” konumunda olduğunu işaret eden Prof. Dr. Bulut, “Başarılı bir model çizemiyor, bunun nedeni de Türkiye’de uygulanan sağlıkta dönüşüm programıdır. Neoliberal kapitalist sistem, hastalık olmasını tercih ediyor. Temelinde insanları hastalıktan korumak yerine onların hasta olup hastanelere başvurup onlardan daha çok para kazanmanın getirdiği düşünce var. Sağlık Bakanlığı’na da bu düşünce hakim olmuş durumda. Başından itibaren maske takılmasından, PCR testine odaklanılmasına ve günümüzdeki aşılama politikasına kadar çok yanlış sağlık politikaları uygulandı. Aynı zamanda bütçeyi yanlış kullandılar; çünkü tek bir PCR testine mahkum edildi Türkiye, tek bir aşıya ilk önce mahkum edildi, sonra aşı çeşitliliği ikiye çıktı ve ancak Sputnik V aşısı ise elimizde 400 bin kadar doz olmasına karşın tamamlayıcı ikinci dozu gelmediği için kullanıma sokulamadı. Kaldı ki Türkiye’de halen 25 -30 bin arasında vaka seyrediyor şu anda. Her gün 250-300 canımızı kaybediyoruz. Bu yüksek ölüm oranları çok acı. Son olarak TÜİK Ağustos ayında ölüm verilerini yayınlamadı. Maalesef bunu izah edemiyorlar. Oysa başından beri sağlık meslek örgütleri ve sendikalar, sağlıkla ilgili taraflar masada olsaydı süreç daha iyi yönetilebilirdi” dedi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG