Erişilebilirlik

Saadet Partisi: ‘Seçime Gölge Düşmemeli’


AKP’nin gelecek Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler için sağ partiler arsında ittifak oluşturma girişiminde “kilit parti” olarak yorumlanan Saadet Partisi, CHP’nin “seçim güvenliği” endişesine destek verdi ve “seçime gölge düşmemeli” çağrısı yaptı.

Seçim mevzuatında seçimlerde siyasi partiler arasında ittifak kurulmasına olanak sağlanması amacıyla AKP ve MHP’nin hazırladığı yasa teklifine yönelik tepkiler devam ediyor. Ana muhalefet partisi CHP, sadece siyasi partiler ittifak değil mühürsüz oyların geçerli sayılması gibi düzenlemeleri içermesi nedeniyle yasa teklifine karşı destek arıyor. Geçen hafta İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve İyi Parti heyetiyle görüşen CHP heyeti, bugün de Saadet Partisi, HDP ve Vatan Partisi ile görüştü.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcıları Muharrem Erkek ile Lale Karabıyık ve İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’ndan oluşan CHP heyetinin bugünkü görüşmelerinde gözler Saadet Partisi’ndeydi. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AKP’nin, MHP ve Büyük Birlik Partisi (BBP) ile oluşturacağı seçim ittifakında “Milli Görüşü” temsil eden Saadet Partisi’nin katılımını amaçladığı gözlemleniyor. Son olarak gündemdeki yasa teklifini hazırlayan isimlerden AKP’li TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile görüşmüştü. AKP’nin, Saadet Partisi’ni ikna edip-etmeyeceği tartışmasında bugün CHP heyetiyle görüşen Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu ise, yasa teklifi aleyhinde mesajlar verdi.

Karamollaoğlu, AKP ve MHP’ye seslenerek, “Demokrasilerde seçim en önemli husustur. Seçime gölge düşmemesi gerekir. Bundan dolayı da elbette mecliste çoğunluğu temsil eden ittifaka mensup partiler tarafından her zamankinden daha fazla titiz davranılmasına ihtiyaç var. Hiçbir şaibenin olmaması icap eder” dedi. Türkiye’nin bugüne kadar tutarlı bir seçim mevzuatına sahip olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, bugüne kadar yanlışlıklar olmuş olsa da bunların şahsi hatalardan kaynaklanmış olabileceğini söyledi. Ancak TBMM gündemindeki yasa teklifini kasdederek seçim mevzuatında hükümet etkisini arttıracak değişiklikler yapıldığını anlatan Karamollaoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) da bu konuda gerekli titizliği göstermesi gerektiğini dile getirdi. Karamollaoğlu, “Bugüne kadar adalette yaşadığımız bazı gelişmeler ister istemez bizde endişelerin doğmasına vesile oldu. Biliyorsunuz kanun çok açık, seçimlerde sandık kurullarının mühürlemediği pusulalar geçersizdi. Ama geçmişte YSK bu açık maddeyi 'Ben dikkate almayacağım' gibi bir tavır sergiledi. Bu bizi endişelendirdi. Hukuksuzluk mecrasına adeta sürükleniyoruz gibi. Hükümetin inşallah bu ikazlara kulak kabartacağını, bunları dikkate alacağını ve meclisten geçerken bu yanlış anlamalara yol açacak hususların düzeltileceğini umut ediyorum” diye konuştu.

Erdoğan’dan mesaj: Güle güle…

Bu arada AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise, CHP – Saadet Partisi görüşmesi sonrasında grup toplantısında Karamollaoğlu’na isim vermeksizin yanıt verdiği de gözlendi. Erdoğan, “MHP'nin birlikte oluşturduğumuz bu ittifak kararlı bir şekilde mecliste yürüyor. Niye birileri rahatsız oluyor? Neden? Niçin? BBP de desteklediğini ilan etti. Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler kendilerine başka bir yol arkadaşı seçiyorsa onlara da güle güle demekten başka bir şey elimizden gelmez” dedi. Erdoğan’ın sözleri, Saadet Partisi’ne yanıt olarak yorumlandı.

CHP’li Özel: “OHAL’de seçime gidilmemeli”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, Saadet Partisi ile ortak açıklama sırasında, “Her türlü rejimde iktidar var. Ama rejimi demokrasi yapan muhalefetin varlığı, özgürlüğü ve orada yapılan seçimlerin adalet içinde, hukuka ve eşitlik ilkesine uygun, şeffaf biçimde yapılmasıdır” dedi.

Özel başkanlığındaki CHP heyeti, daha sonra HDP Genel Merkezi’ne geçti. Burada HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen başkanlığındaki HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, HDP Eş Genel Başkan Yardımcıları Fatma Kurtalan ve Alican Önlü’nden oluşan heyetle görüşüldü.

CHP’li Özel, HDP Sözcüsü Bilgen’le ortak açıklamasında ise, seçim ittifakı diye sunulan ancak seçim güvenliği endişesi yaratan yasa teklifini görüştüklerini vurguladı. Özel, “Biz CHP olarak endişelerimizi 5 başlıkta özetledik. İlki mülki idare amirlerinin yetkilerini genişleten ve uygulamaya dair belirsizlik yaratan düzenlemeler. İkincisi oy verme günü oy pusulalarına müdahaleyi mümkün kılan düzenlemeler, üçüncüsü oy verme işleminde yapılan hatalar sonucunda ortaya çıkan durumu cezasız kılan ve bu oyları yeterli kılan düzenlemeler, dördüncüsü sandık kurulu ve sandık alanına ilişkin düzenlemeler. Sandıkların güven içinde kişilerin özgürce oy kullanmalarını engelleyecek düzenlemeler ve yurttaşların özgür iradeleriyle kullanacakları oyun adil bir şekilde sayım ve dökümünün engelleyecek düzenlemeler var. Bütün kaygılarımız, tespitlerimiz ortak. Burada da ortaklaştığımız birinci husus OHAL şartlarında seçime gidilemeyeceği. Zaten OHAL’in 18 aya kadar uzatılması, OHAL’in olağan bir yönetim biçimi gibi sürdürülmesi, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun yasama organı meclise denk faaliyette bulunması son derece sorunlu” diye konuştu.

Seçimi tek gün değil mutlaka süreç olarak değerlendirmek gerektiğini işaret eden Özel, “Seçim öncesi, sırası ve sonrasındaki her şeyin adil, her türlü baskıdan uzak, demokratik ve şeffaf olması gerekiyor. Bunun için en önemli şart da bir an önce OHAL’in kaldırılması. Seçimle ilgili getirilen tüm bu adaletsizliklere itiraz ediyoruz. Dünyadaki bütün diktatörlerin beslendiği bir şey var: umutsuzluk ve korku iklimi. Böyle bir umutsuzluğa izin vermeyeceğimizi yapılacak seçimlerde Türkiye tarihinin en yüksek katılım oranını hedeflediğimizi vatandaşın ülkeye sahip çıkmaya, bizim de onların verdiği oyu korumaya inançlı olduğumuzun altını çizmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

HDP’li Bilgen: “AKP – MHP koalisyonuna katılmayanlar düşmanlaştırılıyor”

HDP Sözcüsü Bilgen de, TBMM’deki yasa teklifiyle ilgili CHP ile aynı kaygıları duyduklarını vurguladı. Bilgen, seçimlerin yanı sıra seçilmişlere de ve seçim iradesine de saygı duyulması gerektiğini belirterek, “Bu 26 madde seçim güvenliğiyle ilgili değildir. Seçim güvenliğiyle ilgili olsaydı seçilmişlerin iradesine yönelik bir saygı olurdu. 100 civarında belediye başkanı görevden alındı, kayyum atandı ve bundan medet uman bir iktidar pratiği sergilendi. Milletvekillerimizin önce dokunulmazlıkları kaldırıldı sonra vekillikler düşürüldü. Dolayısıyla seçim güvenliğinden söz etmek için önce seçilmişlerin iradesine saygı duymak, onu önemsemek gerekiyor. AKP’nin bu politikasına karşı duyarlılık gelişmesi de bizim için önemli” dedi.

Bilgen, TBMM’deki 26 maddelik düzenlemenin yanı sıra AKP’nin kullandığı siyasi söyleme dikkat çekerek, “Her şeye rağmen galiba bu ittifak paketinde yazılmayan bir 27. madde var. AKP sözcülerinin çokça dillendirildiği AKP- MHP koalisyonuna katılmayanların düşmanlaştırılmasıdır. Bu da seçimi yarış olmaktan çıkarıp sadece ülkede gerilimi artırır. Bu nedenle özellikle toplumsal muhalefetin siyasete etkin katılımının, seçmenin kendi iradesine sahip çıkmasının ülkeye sahip çıkmak anlamına geldiğini ifade ediyoruz” diye konuştu.


XS
SM
MD
LG