Erişilebilirlik

2015’te Türk jetlerinin Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını düşürmesiyle kopma noktasına gelen Rusya-Türkiye ilişkileri, Uluslararası Kriz Grubu (ICG) tarafından hazırlanan rapora konu oldu. “Karadeniz ile Güney Kafkasya’da Rusya ve Türkiye” başlıklı raporda ilişkilerin onarıldığına dikkat çekilerek, “Bundan, Türkiye’nin ekseninin doğuya döndüğü şeklinde kesin bir hükme varılmamalı. Ankara’nın Karadeniz ve Güney Kafkasya’daki öncelikleri Moskova’nınkilerle ters düşmektedir” denildi.

ICG’nin Türkiye Ofisi tarafından hazırlanan raporda, iki ülkenin bölgesel ihtilaflarını çözme olasılığının düşük olduğuna dikkat çekilerek, şu görüşlere yer verildi; ”Rusya ve Türkiye’nin bölgenin ihtilaflarını çözme ihtimalleri düşük. Fakat düzelen ilişkilerini Karadeniz’de kazara oluşabilecek çatışmaları engellemeye, Kırım Tatarları’nın durumunu iyileştirmeye, Ermenistan-Azerbaycan diyaloğunu attırmaya ve bölgesel ihtilafların alevlenme riskini minimize etmeye yönelik adımlar atarak kullanabilirler.”

İki ülkenin Suriye’de eşgüdüm halinde çalışmalarına rağmen, Karadeniz ve Güney Kafkasya’da rekabet halinde oldukları ifade edilen raporda, ”İki ülke arasındaki rekabet, coğrafi olarak Rusya ile Türkiye arasında yer alan Karadeniz ve Güney Kafkasya bölgelerinde hala açık şekilde hissediliyor. Moskova’nın Kırım’a askeri yığınak yapması ve Karadeniz’deki güç projeksiyonu, Türkiye’nin Batı ile zayıflayan ilişkilerine rağmen Ankara'nın bu bölgede NATO’nun varlığını arttırmasına sıcak bakması sonucunu doğurdu. Rusya-Türkiye arasında Kafkasya’da yaşanan rekabet ise Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki husumete fazladan bir risk katmanı ilave etmektedir. Bu nedenle Moskova ile Ankara’nın bölgesel anlaşmazlıkların çözümüne yönelik birlikte çalışma ihtimalleri oldukça düşüktür. Yine de iki ülke arasında ilişkilerin düzelmesi bölgede ortaya çıkan kıvılcımları söndürmekte ya da en azından ihtilafların alev alma riskini azaltmakta işe yarabilir” görüşüne yer verildi.

İki ülke arasındaki yakınlaşmanın Türkiye ile Batı arasındaki gerilimin bir sonucu olduğu belirtilirken, yakınlaşmanın ulaştığı boyut batılı ülkelerde Türkiye’nin NATO’ya bağlılığını sorgulamasına ve bazı yetkililer arasında Ankara’nın ekseninin kaydığı algısının ortaya çıkmasına neden olduğunun altı çizildi.

Endişelerin yersiz olmadığını ifade eden ICG uzmanları, “Ancak Moskova ve Ankara’nın, Karadeniz ve Güney Kafkasya üzerindeki nüfuzlarını arttırmak konusunda rekabet içinde olduklarını göz ardı etmemek de gerekiyor. Karadeniz’de 2014’te Kırım’ı ilhak eden Rusya, deniz kuvvetlerini güçlendirdi, güneye doğru güç projeksiyonunu arttırdı ve stratejik dengeyi kendi lehine değiştirdi. Kırım’ın ilhakı Ankara’nın, Türkiye ile yakın tarihsel bağları olan Kırım Tatarlarının durumuna ilişkin kaygılarını arttırdı. Türkiye buna Karadeniz’de kendi askeri gücünü takviye ederek yanıt verdi. Ankara, NATO’yu Karadeniz’in dışında tutma politikasını tersine çevirip ittifakın Karadeniz’de konuşlanmasını teşvik etti. Ankara’nın Batı başkentleriyle ilişkilerinin gergin olmasına rağmen, NATO, en azından Karadeniz’de, Türkiye’nin stratejik hesapları açısından hayati öneme sahip” görüşünü savundu.

Dağlık Karabağ sorununda yaşanabilecek herhangi bir gerilimin, bölgenin bu iki nüfuzlu gücünü de beraberinde sürükleme riskini taşıdığı uyarısını yapan ICG; “İki ülke arasındaki rekabet bölgede silahlanmayı arttırmaktadır. Rus ordusunun Suriye, Ermenistan ve Gürcistan’ın ayrılıkçı Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki ve Kırım yarımadasındaki askeri varlığının artması Türkiye’nin Rusya tarafından kuşatılma korkusunu körüklemektedir. Rusya ve Türkiye bölgede farklı ve çoğunlukla birbirine ters düşen hedeflere sahip olsa da işbirliklerinin artması bölgedeki anlaşmazlıkların alevlenmesini engellemelerine yönelik bir fırsat yaratabilir. Ankara, Karadeniz’de güvenlik riski oluşturabilecek bir hadise yaşanmaması için NATO ve Rusya ile bağlarını kullanabilir. Hem Rusya hem de NATO Karadeniz’deki mevcudiyetlerini arttırarak askeri tatbikat yaparken, Rus jetlerinin alçaktan uçuş yapması ya da NATO uçaklarının yolunu kesmesi kaza riskini arttırmıştır. Her düzeyde diyalog esastır ve Türkiye ilave iletişim kanalları devreye sokabilir” dedi.

Raporun son bölümünde bir uyarı vardı. Uyarı şöyle; ”İlişkiler iyiye gidiyor olsa da bölgenin hassas noktalarında iki ülkenin hedefleri ve çıkarları çatışmaktadır. Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelmesi bölgede uzun süredir yaşanan ihtilafların çözümü için yeterli değildir. Fakat ortaklıkları kusursuz olmasa da, Ankara ve Moskova, bölgedeki ihtilafların alevlenmesi tehlikesini azaltmaya yönelik işbirliği yapabilirler.”

XS
SM
MD
LG