Erişilebilirlik

‘Rusya’yla Gizli Anlaşma’ Hangi Durumlarda Suç?


ABD’de özel yetkili savcı Robert Mueller 2016 yılındaki başkanlık seçimlerinde Moskova’nın rolüne yönelik soruşturmayı yürütürken hukuk uzmanlarının gündeme getirdiği sorulardan biri de Başkan Donald Trump’ın seçim kampanyası ekibi ve Rusya arasında ne gibi bir irtibatın Amerikan yasalarını ihlal etmiş olabileceği sorusuydu.

Amerikan istihbarat kurumları, Rusya’nın Amerika’da anlaşmazlığa yol açmak ve Trump’ın Demokrat rakibi Hillary Clinton’a zarar vermek amacıyla ‘hack’leme ve propaganda komplosuna başvurduğu sonucuna varmıştı. Mueller’ın yürüttüğü ve bugüne kadar Trump’ın seçim kampanyasından çok sayıda kişinin ya suçlu bulunduğu ya da suçunu itiraf ettiği soruşturma, Ruslar ve Başkan’a yakın kişiler arasındaki irtibatı belgeledi.

Trump’ın seçim kampanya ekibinin Moskova’yla eşgüdüm içerisinde olup olmadığını belirleme amacındaki Mueller, soruşturmaya ilişkin raporunu Adalet Bakanı William Barr’a göndermeye hazırlanıyor. Trump ve Rusya işbirliği iddialarını reddederken, Rusya Amerikan seçimlerine müdahale ettiği iddialarını da yalanladı.

İşte özel yetkili savcı Robert Mueller’ın iki taraf arasındaki irtibata ve diğer konulara ilişkin inceleme ihtimali bulunan olası suçlar:

ABD yasalarında “Gizli Anlaşma” adında federal bir suç var mı?

Başkan Trump’ın avukatı Rudy Giuliani 2018 yılının Temmuz ayında “Burada oturmuş federal kanunu inceleyip gizli anlaşmayı suç olarak niteleyen bir yasa bulmaya çalışıyorum. Gizli anlaşma suç değildir.” diye konuşmuştu. Trump da ertesi gün Twitter’da “Gizli anlaşma suç değildir, ama bu da önemli değil çünkü böyle bir gizli anlaşma olmadı” mesajını paylaşmıştı.

ABD yasalarında “gizli anlaşma” adıyla anılan bir federal suç yer almıyor. Ancak “gizli anlaşma” ABD yasalarında işlendiği sıklıkla iddia edilen suçlardan biri olan “komplo” suçunun hukuk dili dışında ifade ediliş şekli. Komplo ise yasadışı bir eylemde bulunmak amacıyla iki ya da daha fazla kişi arasında yapılan anlaşma anlamına geliyor. Komplonun illa başarılı olması gerekmiyor ancak komploya karışan kişilerin planı ilerletmek için adım atmış olması gerekiyor.

Bilgisayarların ‘hack’lenmesi açık bir şekilde federal suç olduğundan, Trump’ın seçim kampanyasından Demokrat Parti Ulusal Komisyonu’na ait bilgisayarların 2016 yılında ‘hack’lenmesini teşvik eden ya da buna onay veren herhangi bir yetkili komplo suçundan yargılanabilir. Amerikalı yetkililer Demokrat Parti’ye ait bilgisayarların Hillary Clinton’a zarar vermek amacıyla daha sonra Wikileaks’te yayınlanan e-maillerin çalınması amacıyla Rusya tarafından ‘hack’lendiğini belirtmişti.

Trump 2016 yılı Haziran ayında düzenlediği bir basın toplantısı sırasında Clinton’ın e-maillerine atıfta bulunarak “Rusya, eğer dinliyorsan umarım kaybolan 30 bin e-maili bulabilirsin” demiş, “Muhtemelen basınımız tarafından güçlü bir şekilde ödüllendirileceğini düşünüyorum” ifadesini kullanmıştı.

Amerika’da Anayasa Mahkemesi’nin 1910 yılında aldığı emsal bir karar uyarınca, federal komplo yönetmeliği kapsamında “hükümetin herhangi bir biriminin hukuki bir şekilde işlemesini sekteye uğratma, engelleme ya da aşma” amacını taşıyan anlaşmalar da yasak.

Amerika’yı dolandırmak amacıyla komploda bulunmak olarak bilinen “cezai ehliyet” kavramı Mueller tarafından 2018 yılı Şubat ayında aralarında merkezi St. Petersburg’da bulunan ve sosyal medyada ‘trol’ çalışmalarıyla bilinen İnternet Araştırma Ajansı’nın da bulunduğu üç Rus şirketi ve 13 Rus vatandaşı hakkında hazırlanan iddianamede gündeme getirilmişti.

Özel yetkili savcıya göre bu kişi ve şirketlerin Amerika’ya karşı yürüttüğü enformasyon savaşı Amerika’nın Federal Seçim Komisyonu ve diğer hükümet birimlerinin işlemesini engelledi. Mueller, 2018 yılının Temmuz ayında Demokrat Parti’ye ait bilgisayarları ‘hack’lemekle suçlanan 12 Rus istihbarat yetkilisi hakkında da iddianame hazırlamıştı.

Trump’ın seçim sampanyasının Rusya’yla bağlantısı başka yasaları ihlal etmiş olabilir mi?

Evet. Seçim kampanyalarının finansmanı yasaları uyarınca yabancıların Amerika seçimlerini etkilemeleri yasak. Başkan adayları da yabancı ülke vatandaşlarından seçim kampanyalarına katkı kabul edemez. Seçim kampanyalarına yapılan katkılar “seçimi etkileme amacı taşıyan ve bir değeri olan katkı” ifadelesiyle geniş bir şekilde tanımlanır.

Demokrat Parti’nin ‘hack’lenen e-mailleri, Mueller’ın Ruslar ve Trump’ın seçim kampanyası arasında bir eşgüdüm olduğunu tespit etmesi halinde bu kategoride değerlendirilebilir.

Trump’ın seçim kampanyası yetkilileri bilerek Ruslar’dan değerli bilgi talep ettiyse, hukuk uzmanlarına göre seçim kampanyalarının finansmanı yasaları uyarınca bu suç kapsamına girebilirler. Ancak Trump’ın seçim kampanyasında görev alan yetkililer böyle bir yardım talebinin seçim kampanyalarının finansmanı yasalarını ihlal ettiğini bilmediklerini gösterebilirlerse güçlü bir savunma da oluşturabilirler. Kanunu bilmemek bir bahane olmasa da, seçim kampanyalarının finansmanını ihlaller, suçu işleyen kişinin kanunun çiğnendiğinin bilincinde olduğunu gerekli kılması açısından diğer ihlallerden farklı.

Mueller başka hangi suçları gözetebilir?

Mueller, Trump’ın ilk olarak FBI tarafından yürütülen daha sonra 2017 yılı Mayıs ayında özel yetkili savcının atandığı Rusya soruşturmasını engelleyerek ya da kapatmaya çalışarak adaleti engelleyip engellemediğini de inceliyor. Bir dava ya da hükümet birimince yürütülen soruşturmaya müdahale etmeyi suç olarak kabul eden pek çok federal kanun bulunuyor.

Tanımı epey geniş olan bir federal yasa uyarınca “adaletin gereğince uygulanmasını etkileme, sekteye uğratma ya da engelleme girişiminde bulunmak” yasak. Bu girişim başarısız olsa da hala adaleti engelleme kapsamına girebilir. Adaleti engelleme davaları söz konusu kişinin zihinsel durumuna bağlı bulundukları için genellikle kanıtlaması zor olan davalardır.

Böyle bir durumda savcıların Trump’ın “yolsuz” bir niyet ya da soruşturmayı engelleme amacıyla hareket ettiğini göstermesi gerekir. Bazı avukatlar, Trump’ın 2017 yılı Şubat ayında eski FBI Başkanı James Comey’den dönemin ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn’e yönelik Ruslar’la irtibatı konusunda yürütülen soruşturmadan geri adım atmasını isteyerek adaleti engellediğini savunmuştu. Trump 2017 yılı Mayıs ayında James Comey’yi görevden almıştı.

Bazı avukatlar da Trump’ın adaleti engellediği iddiasının zayıf olduğunu çünkü Başkan’ın Comey’ye bir baskı uygulamadığını ya da Comey’yi Flynn soruşturmasıyla ilgili olmayan başka sebeplerden dolayı görevden aldığını söyleyebilir. Trump’ın kendisi de Comey’nin görevden alınması konusunda farklı açıklamalar sunmuş, sebepleri sıralarken “Şu Rusya olayı” ifadesini de kullanmıştı. Bazı hukuk uzmanları da Başkan’ın kendi altında çalışan bir yetkiliyi görevden almak gibi anayasadan doğan hakkını kullanarak adaleti engelleyemeceği görüşünü dile getiriyor.

Adalet Bakanlığı’nın mevcut politikası uyarınca, bazı hukuk uzmanları karşı çıksa da, görevde olan bir başkan yargılanamaz. Ancak Trump’a yönelik komplo ya da adaleti engelleme suçlaması Kongre’de kendisinin görevden alınmasına yönelik olarak azledilme sürecinin başlamasına yol açabilir. ABD Anayasası’nda “Başkan, başkan yardımcısı ve Amerika adına çalışan yetkililer vatan hainliği, rüşvet ya da diğer yüksek profilli suçlardan suçlu bulunurlar ya da azledilme süreçleri başlarsa görevden alınmalıdır” ifadesi yer alıyor.

XS
SM
MD
LG