Erişilebilirlik

Diplomatik izolasyon sürecini geride bırakan İran, uluslararası sahnede yerini alma yolunda ilk ziyaretini Avrupa'ya gerçekleştirdi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, nükleer anlaşmanın ardından İran'a uygulanan ambargonun kaldırılmasıyla çıktığı Avrupa turunun ikinci ayağı Fransa'ya geldi.

Paris saldırıları nedeniyle gezisini erteleyen İran Cumhurbaşkanı Ruhani, beraberinde Dışişleri, Enerji, Ulaştırma, Sağlık ve Sanayi Bakanları ve 100 kadar işadamıyla adeta çıkarma yapacak. İtalya'da 25-26 Ocak tarihlerinde temaslarda bulunan ve kırmızı halılar serilerek ağırlanan Ruhani, 27-28 Ocak tarihlerinde Paris'te de aynı özenle ağırlanacak. Ruhani'nin ziyareti, Avrupa için, diplomatik nedenlerin de ötesinde, büyük ekonomik önem taşıyor. İtalya'da milyarlarca dolarlık sözleşmeler imzalayan Ruhani, Paris'te 114 Airbus alımını düzenleyen 20 milyar dolarlık bir sözleşmeye imza atacak. Ayrıca inşaat, altyapı, havalimanı, demiryolu, enerji ve otomotiv sektörlerinde de pek çok sözleşme imzalanacak.

Gezinin diplomatik önemi

Ruhani'nin İtalya ve Fransa'yı kapsayan Avrupa ziyareti öncelikle diplomatik önem taşıyor. Ruhani, diplomatik ve ekonomik ambargonun kalktığını fiilen göstermek istiyor. Tahran hükümeti Batı'ya, Avrupa ile ekonomik ve diplomatik ilişkileri normalleştirmek/geliştirmek istediği mesajını veriyor. Hükümet, bir taraftan Batı'ya bu mesajı iletirken, İran halkına da, Şubat sonunda yapılacak genel seçimler öncesi güçlü bir politik mesaj gönderiyor. Ruhani, "açılımın, değişimin temsilcisi benim" mesajı veriyor.

Sembolik önemi

Ruhani,1998 yılından bu yana Fransa'ya gelen ilk İran Cumhurbaşkanı. O nedenle ziyaret sembolik açıdan da önem taşıyor. Ziyaretle, özellikle İran'a yaptırım uygulanması nedeniyle zayıflayan ilişkilerde yeni bir döneme girilmesi umut ediliyor. İran hükümeti, diğer batılı ülkelerle olduğu gibi Fransa ile ilişkilerini geliştirmek istiyor. Ancak İran yönetimi Fransa'nın nükleer görüşmelerdeki Suudi Arabistan yanlısı katı tutumunu unutmuş değil. Fransa ise Esat rejimine destek veren İran yönetimine temkinli ancak her iki ülke de "reel politik" kurallarını uyguluyor.

Ekonomik önemi

Gezinin en can alıcı noktası ise ekonomik boyutu. İran, ekonomisini geliştirmek için ambargonun hemen kaldırılarak bir an önce sanayileşme ve kalkınma projelerine ihtiyaç duyuyor. İran ekonomisinin yüzde 80'ini kontrol altında tutan devlet, ekonomide en büyük karar verici. Ruhani havacılık, enerji, otomobil sektörlerinde pek çok büyük anlaşmayı sonuçlandırmak için Paris'e geldi.

İran havayolları 250 uçaklık bir filoya sahip. Filonun yarısı uçamayacak kadar eskiyken, diğer yarısı ise güvenlik açısından kuşku uyandırıyor. İran'da, özellikle iç hatlarda sürekli uçak kazaları yaşanıyor. İran Hükümeti uçak filosunu önümüzdeki 10 yıl içinde 500 uçakla genişletme kararı aldı. Bunun 114'ünü Airbus'tan alacak, ama 100'er adet Amerikan 'Boeing'den ve Rus 'Sukhoi'den alacak. Kalanını ise Kanadalı firma Bombardier ve Brezilya firması Embraer'den almayı planlıyor.

İran'ın filo yatırımı yalnızca uçakla sınırlı kalmıyor, zira daha fazla uçak için daha fazla havaalanı ve altyapı yatırımı da yapılacak. Bu da Fransız inşaat devlerinin iştahını kabartıyor. Tahran havaalanı başta olmak üzere pek çok ihale için Fransız Vinci, Bouygues firmaları da sırada bekliyor. Fransız otomotiv devleri Renult ve Peugeot da yılda 1,5 milyon araçlık İran pazarına girmeyi güvence altına almaya çalışıyor.

‘Oyuna dönüş’

İran'a uygulanan ambargonun kaldırılmasıyla bu yıl İran'ın yüzde 4, önümüzdeki yıl da yüzde 4,2 oranında büyümesi bekleniyor. Ülkede sanayi üretimi her yıl yüzde 5 oranında artıyor. İran 80 milyonluk nüfusu ile yeniden açılım politikası izlerken, yatırım ihtiyacı nedeniyle Batı'nın iştahını kabartıyor. Fransız kredi şirketlerinden Euler Hermes'in "İran: Back to the Game/ İran: Oyuna Dönüş" adlı raporu, Batı'nın İran'a verdiği önemin nedenlerini de gözler önüne seriyor.

Raporda, İran orta sınıfının artan alım gücü ile İran'ın yıllardır süren ambargo nedeniyle artan altyapı ihtiyacına dikkat çekiliyor. Özellikle enerji, gaz ve petrol sektörlerinde dış yatırımlar artarken, 2015 yılında 1,1 milyon adet yeni plaka ile otomotiv sektörünün de iştah kabartıyor.

Euler Hermes, önümüzdeki yıl İran'ın ithalat ve ihracatının yüzde 20 artacağının altını çiziyor. Raporda İran'ın yeniden dünyaya açılmasından Avrupa'da en çok Almanya'nın kazanacağı belirtiliyor. Almanya 1,9 milyar dolarlık ticaret hacmi ile, İran'la en büyük ticaret hacmine sahip Avrupa ülkesi. Ardından 1,3 milyar dolar ile Fransa, 900 milyon dolar ile de İtalya geliyor. İngiltere 600 milyon dolarla dördüncü sırada yer alırken, Amerika 500 milyon dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5'e katlamayı hedefliyor. İran ile ticaret hacmi en yüksek olan Rusya ve Türkiye'nin ise pazar payını Avrupa lehinde kaybettiği belirtiliyor.

XS
SM
MD
LG