Erişilebilirlik

RTÜK Kararları Tartışılırken Netflix Türkiye’de Ofis Açıyor


Türkiye’de radyo-televizyon yayınlarıyla ilgili cezalandırma kararıyla tartışmalar yaratan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun internet aracılığıyla yayın yürüten uluslararası platformları da lisanslandırma süreci devam ediyor.

Türkiye’nin yasal değişiklik sonrası “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında” mevzuatı 1 Ağustos 2019’da yürürlüğe koymasıyla birlikte internet aracılığıyla yayınlarını yürüten platformlara yönelik nasıl bir denetim süreci yürütüleceği merak konusu. Mevzuat uyarınca uluslararası platformlar açısından Türkiye’de kullanıcılarına ulaşabilmeleri için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) lisans alma zorunluluğu bulunuyor. Türkiye lisans alma zorunluluğunun yanı sıra sansür talepleri, cezalandırma gibi işlemler nedeniyle bu platformlarca Türkiye’de ofis açılmasını ve temsilci bulundurulmasını da talep ediyor.

Türkiye’de 3 milyonu aşkın üyeye sahip Netflix ise, dünkü açıklamasıyla İstanbul’da 2021’nin ikinci yarısında ofis açacağını duyurdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ofis açılmasını Türkiye’nin dizi ve sinema sektörü açısından katkıda bulunacak bir gelişme olarak yorumladı. Netflix'in kurucusu ve eş CEO'su Reed Hastings ise, Türkiye'nin zengin kültürü ve köklü hikaye anlatma geleneği ile kendileri için çok değerli bir ülke olduğunu belirterek, Türk yapımı içerikler üretme bakımından konuyu değerlendirdi.

Netflix’in İstanbul’da ofis açma kararı ise kullanıcılar açısından “içerik-sansür” bağlamında ele alınıyor. Türkiye’deki kullanıcılar, Hastings’in internet ortamından yayınlara yönelik düzenleme gündeme geldiğinde "İnternet üzerinden yayın yapan yayıncılara müdahale konusunda Türkiye için bir endişem yok. Biz Suudi Arabistan’da varız, Pakistan’da varız. Yani oralarda sorun çıkmayacak da Türkiye’de mi çıkacak?" açıklamasını yeniden tartışıyor.

Netflix içeriklerine nasıl bir müdahalesi olacağı halen tartışılan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ise, Türkiye’de ofis açılmasından memnuniyet duyuyor.

RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu, bugünkü açıklamasıyla Netflix’in lisans sürecini tamamlamasının ardından İstanbul’da Türkiye ofisini açacak olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Uslu, diğer yayıncı platformlara da “Lisansını alan veya almak üzere olan Amazon PrimeVideo, Mubi, Spotify, Deezer gibi uluslararası diğer paydaşlarımızı da daha güçlü işbirliği için Türkiye'de ofis açmaya davet ediyorum” diye seslendi.

Uslu, “Netflix’in Türkiye’ye duyduğu güveni gösteren bu karar, inanıyorum ki hem ülke ekonomisine hem de yayıncılık dünyasına büyük katkılar sunacaktır. Dünyada dizi film ihracatında ikinci sırada olan ülkemiz için yerel ve küresel büyük bir rekabetin de teşvik edici unsuru olacaktır. Dünyada eşi benzeri olmayan bir kültüre ve coğrafyaya ev sahipliği yapan ülkemiz, barındırdığı zengin ve özgün hikayeleriyle yayıncılar için büyük bir kaynaktır. Ülkemizin değerleriyle uyumlu, hassasiyetlerimizi ön plana alan yapımların önemine tekrar vurgu yapmak isterim” ifadesini kullandı.

Habertürk TV’ye ceza “ifade özgürlüğü” tartışmasını büyüttü

Bu arada RTÜK’ün, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın AKP’nin Türkiye’nin tank palet fabrikasını Katar’a satmasını eleştirdiği sözlerini gerekçe göstererek Habertürk TV’ye ceza vermesi “ifade özgürlüğü” bağlamında sorgulanıyor.

CHP’li Başarır’ın, Habertürk TV’de 28 Kasım’da “Gerçek Fikri Ne?” programında tank palet fabrikası satışı bağlamında söylediği “Öyle bir noktadayız ki Cumhuriyet tarihinde ilk kez devletin ordusu Katar’a satılmış, ben değer biçemiyorum. 20 milyar dolar olduğu söyleniyor, 50 milyon dolara satılmış. Birileri mandacı olmuş” sözleri ceza gerekçesi olmuştu. RTÜK, 2 Aralık’ta oy çokluğuyla Habertürk TV’ye Başarır’ın sözleri ve “sunucu Eren Eğilmez de itiraz etmedi” gerekçesiyle 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan (yüzde 5) idari para cezasına karar vermişti. RTÜK, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin aşağılandığını iddia ederek, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesindeki “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olamaz” ilkesine aykırılık olduğunu öne sürdü.

CHP’li RTÜK üyesi İlhan Taşçı ise, CHP’li vekil Başarır’ın program içerisinde açıklık getirdiği ve Türk ordusunu kast etmediğini belirterek AKP’nin fabrikayı Katar’a satmasını hedef aldığını belirttiği bölüm deşifre yapılmaksızın RTÜK’ün ceza kestiğini belirtti. Taşçı, bugün de “RTÜK’ün Habertürk’e verdiği cezanın öncelikli amacı, milletvekilinin siyasi söyleminin cezalandırılmasıdır. RTÜK’ün verdiği karar, televizyonculara da gözdağıdır” dedi.

Taşçı, RTÜK’ün Habertürk’e verdiği cezayla ilgili “Kanal benzer ihlalden 2. kez ceza alırsa bu sefer yayını 10 gün durdurulacak. 3. kez ceza alması hainde ise Habertürk’ün yayın lisansı iptal edilecek” bilgisini paylaşmıştı. Taşçı, ayrıca 10 madde halinde RTÜK’ün “ifade özgürlüğü” alanına saygılı olacak şekilde hem düşünce hem de yasal açıdan reforma ihtiyaç duyduğunu da açıklamıştı.

RTÜK Başkanı cezalandırmayı savundu

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ise, CHP’li Başarır’ın sözlerine açıklık getirdiği bölüm olmaksızın “eksik deşifre ile ceza” verilmesine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadı. Aksine Habertürk’ün, RTÜK’ün verdiği ceza kararına tepki gösterdiği yayınları eleştiren Şahin, kanalı RTÜK’ü hasım gibi gösteren bir yayın politikası yürütmekle suçladı.

Şahin, “Kanal hakkında verilen kararla, ifade özgürlüğüne müdahale edilmiş gibi algı oluşturmak maksatlı bir yaklaşımdır. Bağımsızlığımız ve egemenliğimizin güvencesi olan ordumuza uzatılan dil kesinlikle ifade özgürlüğünün bir parçası olamaz, zaten böyle bir konuda ifade özgürlüğünden de bahsedilemez” dedi.

Şahin, Başarır’ın “Türk ordusuna hakaret ettiği” görüşünde de ısrar ederek, Habertürk TV’nin ceza kararı aleyhine görüş aldığı isimlere de tepki gösterdi. Ebubekir Şahin, “Seçme isimlere sormak istediğim bir soru ise Türk ordusuna olmadık hakaret eden programı ve hakaret sahibini ne zaman kınayacaklarıdır. Keşke RTÜK aleyhine yapılan bu planlı yayınlar, kahraman askerlerimize hakaret edilirken de yapılabilseydi. RTÜK olarak halkımızın göz bebeği olan ordumuz başta olmak üzere milli ve manevi değerlerimizi korumaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Ayrıca RTÜK, daha önce benzer şekilde en üst cezalandırma kararını 1 Temmuz’da HalkTV ile TELE1 kanalları için almıştı. Her iki kanal için de beşer gün yayın durdurma cezası kararı, yargıya da taşınmıştı. Ancak yargı da “basın özgürlüğü” aleyhine kararları onaylamıştı.

XS
SM
MD
LG