Erişilebilirlik

Portland Saldırganı Mahkeme Salonunda Slogan Attı


ABD’nin Portland kentinde Müslüman kızları metroda taciz eden saldırgan, araya giren 2 kişiyi bıçaklayarak öldürdü. Beyazların üstünlüğünü savunan saldırgan çıkarıldığı mahkemede, “Amerika’nın düşmanlarına ölüm” sloganı attı. Bir zamanlar “Dazlak şehri” olarak anılan Portland’da nefret suçlarının yükselişe geçmesinden kaygı duyuluyor.

Saldırı Ramazan’ın ilk gününde gerçekleşmişti. Saldırgan Jeremy Joseph Christian, biri hicap takan iki kadını sözlü olarak taciz etmeye başlamış, kendisine müdahale eden üç yolcuyu da bıçaklamıştı. Duruma müdahale eden üç kişiden ikisi hayatını kaybetti.

35 yaşındaki saldırgan, çıkarıldığı mahkemede pişmanlık belirtisi göstermedi. “Sizin terörizm dediğiniz şey bence

vatanseverlik” diye bağıran saldırgan “Amerika’nın düşmanlarına ölüm” sloganları attı.

Cinayet, adam öldürmeye teşebbüs, tehdit ve silah bulundurma suçlarıyla yargılanıcak olan saldırgan suçlamalara itiraz etmedi. Bir sonraki duruşma 7 Haziran'da yapılacak.

Bıçaklanan üç kişiden hayatta kalan tek isim Micah Fletcher, yaşananları hazmetmekte güçlük çektiğini açıkladı. KGW televizyonuna konuşan Fletcher, “İyileşmeye çalışıyorum, olabildiği kadar iyileşeceğim” dedi.

Öldürülenlerden Myrddin Namkai Meche, 23 yaşındaydı. Üniversiteden yeni mezun olan Meche, hastanede hayatını kaybetti. Olay yerinde ölen 53 yaşındaki Ricky Best ise dört çocuk babasıydı.

Cinayetler Portland’ı derinden sarstı. Bölgede yakın zamanda başka nefret suçları işlenmesi ve tartışmalı gösterilerin yapılması dikkat çektiği kadar endişe de yaratıyor.

Pasifik Kıyı Bölgesi, ABD’nin en liberal şehirlerini barındırsa da, beyazların üstünlüğünü savunan ırkçı eylemlerle dolu uzun bir geçmişi var.

Portland Üniversitesi’nden Profesör Karen Gibson, “Portland’ın liberal imajı, ırkçılıkla ilgili karanlık ve gizli geçmişin yerini alıyor” diyor.

Oregon eyaletinin ilk yerleşimcileri, güney eyaletlerden geldi. Beraberlerinde siyahlar hakkında olumsuz

yaklaşımlarını da taşıdılar. Portland şehrinin nüfusunun sadece yüzde 6’sı siyah. Yüzde 70’inden fazlası da beyaz.

Başkan Donald Trump’ın bazı Müslüman ülkelere seyahat yasağı uygulamak istemesi, Meksika sınırına duvar örme vaadi ve yasadışı göçle mücadele planının ırkçlığın hortlamasına neden olduğunu düşünenler de var.

Belediye Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada da, Trump’ın seçilmesinden bu yana en çok nefret suçu ihbarının Portland’dan yapıldığı belirtiliyor.

Kurbanlar için yapılan anma törenine katılan bir vatandaş da “Bunu burada olmayacağına dair bir düşüncem yok. Çünkü bu ülkede ırkçılık var, her türlü şey var. Bu her yerde ve daha da yaygın hale geliyor” dedi.

Öte yandan 4 Haziran’da Portland’da düzenlenmesi planlanan gösterinin gerilimi arttırmasından korkuluyor. Zira gösteri Trump Konuşma Özgürlüğü adı altında “Vatansever Dua” adlı bir grupça düzenleniyor. Belediye Başkanı Ted Wheeler iptal çağrısını yineledi zira karşıt gösteriler de kapıda.

Wheeler ayrıca federal hükümete, 10 Haziran’da şeriat karşıtı gösteriyi iptal etme çağrısı da yaptı. Wheeler, “Bu tür gösteriler, Demokrat bir şehir olduğumuz için dışarıdan gelen provokatif insanları topluyor” dedi.

Saldırgan Jeremy Joseph Christian’ın Nisan ayında benzer bir gösteriye katıldığı ortaya çıktı. Video görüntülerine göre boynuna Amerikan bayrağı dolayan Christian’ın elindeki beyzbol sopası da dikkat çekiyor. Saldırgan daha sonra karşıt gruplarla çatışırken de görülüyor.

Portland yıllarca 1994’te kurulan beyaz ayrılıkçı Volksfront örgütünün ana merkeziydi. Nefret gruplarının izini süren Güney Yoksulluk Hukuk Merkezi’ne göre, bölgede dazlaklar uzun zamandır mevcut. Portland polisi bu ırkçılara karşı güçlü bir birimini hazır tutuyor.

Kentteki ırkçı saldırıların en bilineni 1988’in Kasım ayında gerçekleşti. Etiyopyalı bir göçmen, evinin önünde üç ırkçı tarafından ölesiye dövüldü. Mulugeta Seraw, ABD’ye üniversite okumaya gelmiş bir öğrenciydi. Sonunda beyzbol sopasıyla öldürüldü. Katiller, Beyaz Aryan Direnişi’nin üyeleriydi.

XS
SM
MD
LG