Erişilebilirlik

Pompeo’ya Çin'deki Müslüman Uygurlar İçin Mektup


Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygurlar'a yönelik politikaları Amerikan siyasetinin de gündeminde. Amerikan Kongresi’nde hem Demokrat hem de Cumhuriyetçiler’den oluşan bir grup Kongre üyesi Trump yönetimine, Sincan’daki (Şincan) Uygurlar'ın haklarını ihlal etmekle suçlanan üst düzey Çinli yetkililere yaptırım uygulanması çağrısında bulundu. Pekin hükümetindense başka ülkelerin içişlerine müdahale edilmemesi uyarısı geldi.

Amerikan Kongresi’nin 17 üyesi Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Maliye Bakanı Steve Mnuchin’e bir mektup yazarak Çin’in Sincan (Doğu Türkistan) bölgesinde yaşayan milyonlarca Uygur’un ve diğer etnik gruplara bağlı Müslümanlar’ın keyfi gözaltı, işkenceye maruz kaldıklarını ve bu grupların dini ibadet ve kültürlerinin gereklerini yerine getiremediklerini, kamplara ya da “yeniden siyasi eğitim merkezlerine” kapatıldıklarını savundu.

Mektupta özellikle bir Çinli yetkilinin ismi öne çıkarıldı: Sincan bölgesini bir polis devletine çevirmek ve toplama kampı sistemi uygulamakla suçlanan Chen Quanguo.

Mektupta, Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ve Amerikan Kongresi bünyesindeki Çin İdari Komisyonu Eş-Başkanı olan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Christopher Smith’in imzası da bulunuyor.

Pekin’den ABD’ye sert yanıt: “Kendi işinize bakın”

Pekin hükümeti iddialara sert yanıt verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Amerikalı Kongre üyelerinden gelen talebe tepki gösterdi. Sözcü, “Başka ülkelerin işlerine burunlarını sokup kendilerini insan hakları yargıcı gibi göreceklerine kendi işlerine baksınlar” dedi.

Birleşmiş Milletler de Sincan’da etnik azınlıklar için kurulan kamplarda insan hakkı ihlallerinin yaşandığı tespitinde bulunmuştu. Çin hükümeti bu tespite de yanıt verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü değerlendirmelerin doğrulanmamış bilgilere dayandığını savundu.

Pekin hükümeti alınan sert önlemlerin, 10 milyondan fazla Müslüman’ın yaşadığı Sincan Özerk Bölgesi’ndeki ayrılıkçı ve radikal unsurların tasfiye edilmesi için gerekli olduğunu savunuyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “Alınan önlemlerin amacı istikrar, kalkınma ve refahın sağlanmasıdır. Bu önlemler sayesinde ülkeyi bölmeyi amaçlayan terör faaliyetlerini bastırıp, halkın can ve mal güvenliğini sağlayacağız, ulusal güvenliğimizi koruyacağız” ifadelerini kullandı.

Çinli Sözcü: “Tehditlere boyun eğeceğimizi düşünenler artık uyansın”

Çinli sözcü Amerika’nın Pekin’e yönelik ticaret politikasını da eleştirdi. Sözcü, “Amerika’nın Çin üzerindeki baskıyı arttırma politikası işe yaramaz, sorunun çözümüne de yardımcı olmaz. Çin’in bu gözdağı ve tehditlere, asılsız eleştirilere boyun eğeceğini düşünenler artık uyansın” sözleriyle Trump yönetimini hedef aldı.

Çin 2017 yılının Nisan ayında radikal eğilim taşıdıkları gerekçesiyle Müslüman Uygurlar'ı gözaltına almaya ve bu kişileri eğitim kamplarına yerleştirmeye başlamıştı. Gözaltına alınanların sayısına ilişkin net bir bilgi olmamakla birlikte, Uygur insan hakları savunucularıyla insan hakları örgütlerine göre bu sayının 120 binle 1 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Pekin hükümeti, bölgedeki Uygur azınlığın radikal unsurlarının saldırı planlayarak gerilimi tırmandırdığını, bu grupların ülke için ciddi tehdit oluşturduğunu savunuyor.

2009 yılında Çin’in özerk Sincan bölgesindeki olaylar sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, sonraki yıllarda da zaman zaman gerilim tırmanmıştı. Çin hükümetinin gözaltına alınan kişileri yerleştirdiği kamplarda daha önce yaşayanlar Associated Press haber ajansına konuşmuş, silahlı muhafızlar tarafından korunan kamplarda Müslümanlar’ın dini inançlarından vazgeçmeye, kendilerini eleştirmeye ve iktidardaki Komünist Parti’yi övmeye zorlandıklarını anlatmıştı.

XS
SM
MD
LG