Erişilebilirlik

Pollack: 'Esat Kalırsa Suriye'de Barış Olmaz'


Washington’daki düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü Ortadoğu Politikaları Merkezi uzmanı Kenneth Pollack, IŞİD’in yenilgiye uğratılmasından sonra, IŞİD’in kalıntılarıyla savaşmak zorunda kalınacağı uyarısında bulundu. Pollack, Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtladı, Suriye çıkmazı, IŞİD’e karşı devam eden savaş ve Trump yönetiminin Ortadoğu politikasını değerlendirdi.

Daha önce iki kez Ulusal Güvenlik Konseyi’nde görev yapan Kenneth Pollack, Suriye’deki sorunlar için en iyi çözümün yakın bir gelecekte bulunabileceğini düşünmediğini söylüyor. Pollack, Suriye’deki sorunun büyümesinde yapılan hatalardan birinin Obama yönetiminin iç savaş yerine sadece teröre odaklanmasından kaynaklandığını savunuyor:

“Suriye’de yaşanan bir iç savaş, başarısız bir devlet var. Esat rejimi halkını katlederek kaybettiği kontrolu tekrar sağlamaya çalışıyor. Komşu ülkelere kaçan milyonlarca göçmen bölgeyi istikrarsızlığa sürüklüyor. Terör grupları çarpık görüşlerini bölge halkına yayıyor. Bu saydığım tam da bir iç savaş tablosu. Diğer bir deyişle terörizm iç savaşı değil iç savaş terörizmi körüklüyor. IŞİD de bu durumda hastalığın sadece bir belirtisi. Teröre odaklanma hatasını Obama yönetimi yaptı ve korkarım Trump kabinesi de aynı hatayı yapacak.”

Donald Trump seçim kampanyası süresince seçmenlerine IŞİD’i yok edeceğini ve bu konuda da aynı amacı güttüğünü düşündüğü Rusya’yla işbirliğine gidebileceğini söyledi. Ancak Brookings uzmanı Pollack, sadece IŞİD’in yenilgiye uğratılması için Rusya’yla işbirliği yapmanın yanlış bir politika olacağının altını çiziyor:

“Esat’ın eski gücüne tekrar kavuşup kontrolu eline alacağını düşünmüyorum. Suriye’de Esat rejiminden nefret edenlerin sayısı çok ve bu insanlar ne olursa olsun kendi halkına kıyan Esat’a direneceklerini söylüyor. Rusya da Esat’la ittifak oluşturmuş durumda. Bu nedenle Rusya bu sorunun çözümü olamaz. Ruslar Esat’ın tekrar kontrolu ele alması için uğraşıyor. Esat’ın başında olduğu bir Suriye’de sorunlar bitmez. Biz de sadece IŞİD’i yenme uğruna Rusya ile işbirliğine gidersek, sorunu kökünden halledemez ve ilerde de IŞİD’in oğullarıyla savaşmak zorunda kalırız.”

Pollack, Irak’ta uzun bir süredir yaşanan iç savaşla ilgili görüşlerini de Amerika’nın Sesi’ne açıkladı. Irak sorunun çözümü için atılabilecek adımlardan birinin Irak yönetimine Sünni Araplar’ın katılması olacağını belirten Pollack’a göre, Irak’taki gerginliğin baş nedenlerinden biri, Kürtler’in Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana istedikleri özerklik ve bağımsızlık:

“Irak’ın kurulduğu Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Kürtler ve Bağdat’taki Irak merkezi hükümeti arasında açık bir savaş sürüyor. Kürtler’in yaşadığı toprakların Irak’a verilmesi iyi bir plan değildi. Diğer bir deyişle kötü bir evlilik yaptılar. Bu evliliğin bitmesi zamanı geldi. Tabii ki sınırıların nasıl çizileceği, petrol ve doğal kaynakların nasıl paylaşılacağı ve hatta etnik grupların nerede yaşayacakları hakkında bir görüşbirliğine varmak gerekir. Bu hemen ve tek taraflı gerçekleşemez. Amerika ve müttefiklerinin aracı olacağı ve uzun bir süre yürütülmesi gereken müzakerelere ihtiyaç var.”

‘Irak’ta yaşanacak bir bölünmeye karşı Türkiye hükümeti nasıl bir tavır alacaktır’ sorusunu da Brookings Enstitüsü uzmanı Pollack şöyle yanıtladı:

“Kürtler, Iraklılar ve Amerikalılar’ın, Türkiye’nin çıkarları veya korkularına saygı duyması gerekir. Bu nedenle Türkiye de bu müzakerelerde aktif rol oynamalı. Erdoğan bazen Kürtleri, Türkiye’nin düşmanı olarak tanımlasa da, geçmişte Erdoğan’ın Kürtlerle iyi ilişkiler içinde olduğu zamanlar da olduğunu görebiliriz. Bence Erdoğan, Irak’tan ayrılacak bağımsız bir Kürt devletinin, Türkiye için aslında hem ekonomik hem de siyasi açıdan yararlı olacağının farkında.”

Türkiye’de yaşayan Kürtler de böyle bir bölünmede kendilerine bir payda çıkararak, özerklik ve hatta bağımsızlık isteyebilirler mi? Kenneth Pollack, Türk hükümetinin böyle bir sorunun önüne geçecek adımlar atabileceğini söylüyor:

“İsteyebilirler. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atacağı en zekice adımlardan biri, başbakanken yaptığı barış açılımı gibi bir adım atmak olur. Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı sorunların önemli bir nedeni bence bu açılımdan geri dönmekten kaynaklanıyor. Bu nedenle Erdoğan geçmişte olanları hatırlayıp aynı hatalara düşmeden bu konuda faydalı bir rol üstlenebilir.”

Brookings Enstitüsü uzmanı Kenneth Pollack, Trump yönetiminin Suriye ve Irak’ta atacağı her adımın sadece günü kurtarmak veya seçmenleri sevindirmek için değil, bölgedeki sorunların ortadan kaldırılması amacıyla atılması gerektiğini de vurguladı.

XS
SM
MD
LG