Erişilebilirlik

Piyasalar Yeni Bakan Nebati’ye Nasıl Tepki Verdi?


Türkiye’de son bir yıl içinde üçüncü hazine ve maliye bakanı, TBMM’de yemin ederek göreve başladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Hazine ve Maliye Bakanı olan Berat Albayrak’ın üç yardımcısından biri olarak 2018’in Eylül ayında çalışmaya başlayan Nureddin Nebati, Albayrak’ın istifası sonrası Lütfi Elvan’ın da bakan yardımcılığını yaptıktan sonra 1 Aralık’ta yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile bu göreve geldi.

Nebati: ‘‘Bizlerin en önemli önceliği yüksek faiz olmayacak’’

Bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda yapılan görev devir teslimi töreninde ilk kez bakan sıfatıyla hitap eden Nureddin Nebati hedeflerinin yatırım ve üretimi tetiklemek olduğunu söyledi.

Nebati, ‘‘Bizlerin en önemli önceliği yüksek faiz olmayacak. Yatırım ve üretim ihracat artışını tetiklemek. Ve bu sayede cari açık ve dış borç gibi kronik sorunları tamamen bertaraf etmek. İstihdamı arttırmak, ücret arışını sağlamak Türkiye’nin iç dinamiklerini dikkate almak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm ilişkileri gözeterek ama asla kulağını sokaktan işten işadamından, çalışandan, uzak tutmayarak gereğini yapmak olacaktır. Artık işçinin de kendisinin de patron olarak hissettiği gibi bir sistemi geliştiriyoruz. Bu ülkede sabit gelirliler nasıl enflasyona ezdirilmedi, emekliler ezdirilmedi. Bundan sonraki yolculuklarımızda önceliklerimiz arasındadır’’ dedi.

Nebati’nin bu mesajları piyasada çok fazla ilgi görmedi. Lütfi Elvan’ın görevden affının kabulu açıklanmadan önce 13,24 olan kur, yeni bakan ataması sonrası 13,42’ye ilerledikten sonra bugünkü açıklamaların ardından piyasa kapanışında 13,48’lerdeydi.

‘‘Önceliği kısa vadeli borçları çevirmeye kafa yorduğunu göstermek olmalıydı’’

Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Cem Başlevent piyasaların yeni bakana bir kredi açmasının mümkün olmadığı görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Profesör Başlevent, ‘‘Yeni bakanın bu güvensizliği aşma şansı yok. İki haftadır ismi konuşuluyordu. Geçtiğimiz hafta yaptığı tweet zinciri de onun için talihsizlik oldu. Zira yaklaşımı ekonomik teoriyle bağdaşmıyordu bu da donanımın yetersiz olduğunu düşündürdü. Zaten önce Asya piyasalarında sonra da Türkiye piyasasında gelişinin olumsuz karşılandığını gördük. İlk konuşmasında yüksek faizi telaffuz etmesi puanını daha da düşürdü. Neden? Çünkü aslında önceliği kısa vadeli borçları çevirmek olmalıydı. Aralık ve Ocak aylarında Hazine’nin 200 milyar TL çevirmesi gerekiyor. Bu yetmezmiş gibi kredi değerlendirme kuruluşları Türkiye’nin notlarını da değerlendirecekler. Bu meselelere kafa yorduğunu göstermek yerine faizden bahsetmeyi tercih etti’’ değerlendirmesinde bulundu.

Merkez Bankası 1 Aralık’ta piyasaya müdahale etme silahını kullanacağını açıkladıktan sonra bugün de Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu da faiz indirimi için sınırlı bir alana sahip olduklarını dile getirdi.

‘‘Merkez Bankası’nın cephanesi olmadığını bütün piyasa oyuncuları biliyor’’

Başlevent, bakan değişikliğinden sonra Merkez Bankası’nın tıpkı Albayrak-Uysal döneminde yapılan ‘‘geç likidite penceresi’’ uygulaması perde arkasından yeni yöntemlerle faizi dolaylı yoldan arttırabileceklerini düşünüyor.

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi, ‘‘Eski bakan Berat Albayrak, daha önce birlikte fotoğraf verdiği Nureddin Nebati’nin kısa vadede başarılı olması için hamleler yapacaktır. Belki örtülü bir şekilde faiz artırımı yaparak döviz kurunu aşağı çekmeye çalışacaklardır. Farklı yerlerden fonlamalar yaratarak geç likidite penceresi şu bu diyerek piyasaları aşağıya çekme yoluna gidebilirler. Dünkü gibi müdahalelerle piyasanın ateşini söndürmek mümkün değil. Onlar da 300-500 milyon dolarlık satışların saman alevi etkisi yapacağını biliyorlar. Zira Merkez Bankası’nın cephanesi olmadığını bütün piyasa oyuncuları biliyor. Kaldığı daha milyarlarca dolar çeşitli yollarla yakıldı ama kuru tutmak mümkün olmadı. Bu nedenle yeni bir hikaye yazmak isteyeceklerdir. Daha önce olumsuz sonuç vermiş bir maceraya girmek yerine farklı kanallardan faizin fonlanması ve dövize kaçısın engellenmesi için çaba harcayacaklardır’’ dedi.

Prof. Güneş: ‘‘Merkez Bankası kurun yukarı gitmesinden rahatsız ama aciz’’

Ancak Profesör Cem Başlevent gibi düşünmeyenler de var. Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden Hurşit Güneş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022’de de faiz indirimi yapılacağı yönündeki mesajlarının hala tazeliğini koruduğunu söyleyerek Aralık ayında yeni bir faiz indiriminin sürpriz olmayacağını savunuyor.

Profesör Güneş, ‘‘Cumhurbaşkanı kararlı, faiz indirimleri 2022’de sürmesini istiyor. Cumhurbaşkanı’nın sözleri kuru tetikliyor. Ben Aralık ayındaki Para Politikası Kurulu’nda Merkez Bankası’nın bir puan daha indireceğini düşünüyorum. Aslına bakarsanız dünkü müdahale Merkez Bankası’nın çok endişeli olduğunu gösteriyor. Dün 1 milyar dolar sattılarsa, rahatsız ama aciz olduğunun altını çizmeliyiz. Kur yukarı gitsin ihracat artacak, bu doğru bir tez değil. Asıl yapmaya çalıştıkları faizi indirmek ama kurun yukarı gitmesinden mutlu olduklarını söyleyemeyiz. Öyle olsaydı geçtiğimiz dönemde dolambaçlı yollarla piyasaya milyarlarca dolar satmazlardı. Bir hiperenflasyona savrulmadan faizi yükselteceklerini düşünmüyorum. Önümüzdeki para politikası kurulu toplantısında faiz inerse kur 14’lere gider. İndirmezse ne olur merkez bankası geldiği noktadan rahatsız ama aciz. Çok ciddi bir döviz talebi var mı? Belki bir miktar ama çok değil. Neden döviz dengelenmiyor? Birincisi, satıcılar çekildi. İkincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan her konuşmasında faiz inecek mesajı veriyor’’ diye konuştu.

Elvan ve Ağbal ne yapmıştı?

2020'nin Kasım ayında Berat Albayrak ve Murat Uysal ikilisinin ayrılmasından sonra göreve gelen Lütfü Elvan ve Naci Ağbal, piyasaya ‘‘güçlü ve bağımsız ekonomi yönetimi’’ mesajları vererek 3 ay içinde kuru 7 liranın altına çekmeyi başardılar.

Ancak Ağbal’ın istifası ardından Erdoğan’ın faiz indirimi söylemleri ve yeni Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun son üç ayda yaptığı faiz indirimlerinden sonra dün gece Lütfü Elvan’ın görevden alınmasıyla bu akşam itibariyle ABD Doları/Türk Lirası kuru 13,65’lere geldi.

‘‘Ekonomi yönetiminin kontrolünün tamamen Erdoğan’da olduğu algısı iyice pekişti’’

Profesör Cem Başlevent, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son hamleleri ile çok önemli bir fırsatı geri teptiğini söyledi.

Başlevent, ‘‘Açık söylemek gerekirse Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’dan sonra Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan’ın da gönderilmesi ile ekonomi yönetiminin kontrolünün tamamen Erdoğan’da olduğu algısı iyice pekişti. Bu durum kurumsallıkla çelişiyor. Hem Merkez Bankası Başkanlığı’nın hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın formalite bir görev olduğu izlenimini doğuran bir manzara çıktı karşımıza. Bugün Merkez Bankası Başkanı’nın yatırımcılarla görüşmesinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. Zaten olsa dövizde biraz gevşeme olurdu ama gördüğünün gibi artış sürüyor’’ yorumunda bulundu.

XS
SM
MD
LG