Erişilebilirlik

Ortadoğu son günlerde yaşanan saldırılarda hayatlarını kaybedenleri andı ancak çoğu kişi Ortadoğu’daki trajedilerin yeterli dikkati çekmediği düşüncesine kapılırken, Arap Dünyası haksız bir şekilde radikal grupları desteklemekle suçlanıyor.

Beyrutlular geçen haftaki bombalı saldırılarda hayatını kaybeden 43 kişiyi andı. Çoğu, Paris’teki saldırılar sonrasında, geleneksel ve sosyal medyanın Batı’da yaşanan saldırıları daha kapsamlı işleyişi karşısında, göz ardı edildiklerini düşünüyor.

Beyrut’taki bir kafenin müdürü Şala Vehbi şunları söylüyor: “Beni rahatsız eden en büyük şey, Beyrut’taki patlamalar sonrası basının burada olmayışı ve herkesin Paris’teki olaylar hakkında paylaşım yapması.”

Ancak bombaların patladığı alan olan Beyrut’un güney bölgelerindeki ve şehrin diğer sakinleri, Lübnan’dan daha güvenli olduğunu düşündükleri Fransa’daki saldırılar karşısında da şaşkına uğradıklarını söylüyor.

Beyrut’un bombalanan güney bölgesinin belediye başkanı olan Zuhair Celul, “Güvenliğin yoğun olduğu Paris’te, bütün ülkeyi sarsan saldırılar yaşandığını gördük. Bu da dünyada hiçbir liderin, ‘Ülkemi yüzde yüz koruyabilirim’ diyemeyeceğini gösteriyor,” diye konuştu.

Acılar paylaşılmıyor

Mısır da ise, hükümet üyeleri ve saldırıları anmak isteyenler, Lübnan, Fransa ve Rusya bayraklarının renklerine bürünen Piramitlerin olduğu Gize’de toplandı. Paris ve Beyrut’ta ölenlerin yan sıra Mısırlılar, Sina Yarımadası’nda düşen Rus yolcu uçağında ölen 224 kişiyi de andı. Uçakta ölen hemen hemen herkes Rus vatandaşıydı.

Ancak Kahire’deki pek çok kişi, Fransa’da yaşananlar karşısında dünya çapında gösterilen üzüntünün, Ortadoğu’da yaşanan trajedilere karşı olan ilgi eksikliğini daha da ortaya çıkardığı görüşünde.

Üniversite öğrencisi olan Kerim Ala, dünyanın Batı’da olanlara daha çok üzüntü duymasının nedeninin, saldırıları Arap asıllıların yaptığını, teröristleri Arap ülkelerinin beslediğini düşünmeleri olduğunu söyledi ve “Bizim hepimizin bu tarz terör eylemlerini her an her yerde yaptığımıza inanıyorlar,” dedi.

Ala , “Son dönemde, Fransa, Mısır, Lübnan ve Ürdün’de yapılan ve 400’den fazla kişinin öldüğü saldırıları üstlenen IŞİD militanları, sadece Ortadoğu’dan değil, tüm dünyadan örgüte katılıyorlar,” diye de ekledi.

IŞİD’in büyük çapta kontrolu eline geçirdiği Suriye ve Irak’tan kaçan mülteciler, IŞİD’in ‘polislerinin’ çoğunun Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’dan gelmiş gözüktüklerini ve hepsinin bölgesel Arap aksanları yerine standart Arapçayı konuştuğunu aktarıyorlar.

Yapılan son bir ankete göre, Suriyeliler’in çoğu IŞİD’i Amerika ve müttefiklerinin yarattığına inanıyor. Mısır’da da gençlerin büyük bir bölümü ülkede yaşanan karışıklığı Batı’nın yarattığını ya da yaşananları Batı’nın engellemediğini düşünüyor. Ayrıca Batılı ülkelerle ittifak içinde olan Arap liderlerini de suçluyorlar.

Kuru temizleme dükkanı olan 24 yaşındaki Ali, “Aslında hiçbir ülke bağımsız değil. Batı bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor” diye konuştu.

Saldırı sonrasında Fransa’nın Kahire Büyükelçiliği önüne çiçekler bırakılmıştı. Arap yetkililer Batı müttefikleri ile gurur duyduklarını belirtti. Fransa, Filistin’in Mısır Büyükelçisi’ne göre, demokrasilerin tarihi lideri.

Büyükelçi Cemal El Şobaki, “Bu gaddar, gözü kör terörizmi alt edecekler. Biz bu terör saldırısı karşısında Fransız halkının yanındayız” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG