Erişilebilirlik

Ortadoğu'nun Hayat Suyu Alarm Veriyor


Yaşının 3 milyar yıla yakın olduğuna inanılan Dicle Nehri’nin, Güneydoğu Torosları eteğinden başlayan yolculuğu, onlarca derenini katılmasıyla Irak’a doğru devam eder.

Diyarbakır, Bismil, Batman, Hasankeyf, Cizre ve Musul’dan geçen Dicle, Bağdat’ı ikiye böler,

Şattul Arap’ta Fırat’la birleşen Dicle, buradan Basra Körfezi’ne dökülür.

Tevrat’ta Digris, İncil’de Tigris, Kuran’da Dijle olarak geçen nehrin bu dinler için kutsal olduğuna inanılır. Şarkılara, edebiyata konu olan nehir bugünlerde alarm veriyor.

Diyarbakır’dan Basra’ya kadar geniş bir alana hayat veren Dicle ve çevresindeki yaşam alanı, yapımı süren barajlar nedeniyle her geçen gün tahrip oluyor. Zengin bir canlı çeşitliliğine sahip Dicle Vadisi içerisinde Diyarbakır için önemli ekonomik ve ekolojik yaşam alanı olan ve 2015 yılında UNESCO tarafından Diyarbakır Sur’larıyla birlikte Dünya Kültürel Mirası listesine alınan, ancak korunması için herhangi bir adım atılmayan Hevsel Bahçeleri de Dicle Nehri’yle aynı akıbete uğruyor.

‘Dicle için sonun başlangıcı’

Dicle Nehri üzerinde önemli çalışmalarıyla bilinen Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidro-Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erhan Ünlü, yapılan barajlar nedeniyle Dicle Nehri’nde su seviyesinin giderek düştüğünü ve bunun da balıklar üzerinde ciddi bir etki bıraktığını söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Ünlü, balıkların yaşam alanının daraldığına dikkat çekerek “Balık türleri suyun azalması ve kışın havanın soğuk olması nedeniyle su miktarının daha yüksek olduğu derin yerlerde yaşamaya çalışıyor. Ama suyun azalması nedeniyle bu canlıların barınabilecekleri bir yer kalmıyor. En önemlisi fegimen akışını etkiliyor. Dolayısıyla alüvyonların ulaşmasını engelliyor ve besin zinciri bozuluyor. Böyle olunca da birçok canlı zarar görüyor” dedi.

Yaklaşık 30 yıldır Dicle’deki değişimleri gözlemlediğini ve birçok olaya tanık olduğunu söyleyen Ünlü, ”Asistanlığımın ilk yıllarında Dicle Nehri kıyısında araştırma yaptığımız sıralarda birçok balık çeşidiyle karşılaşırdık, şimdilerde ise balık türleri oldukça azaldı. Nehir kıyısı çamur ve mil deryasına dönüştü ve kumluk alanlar yok oldu. Alandaki canlı türlerinde yok oluş süreci başladı. Nehirde bulunan 46 balık türünün yaklaşık 20 tanesi endemik tür. Nehir sisteminde meydana gelecek bozulmalar veya nehir sisteminin değişikliğe uğraması, balık türleri habitatlarının, yaşam alanlarının değişmesi balık türlerini büyük ölçüde etkileyerek ve yok olmaya doğru götürecek” diye konuştu.

Barajların balık biyo-çeşitliliğini en çok etkileyen faktör olduğunu vurgulayan Ünlü, “Barajlar, nehir üzerinde balıkların hareketleri önünde set oluşturuyor. Balıklar çok hareketli canlılardır. Beslenmek ve üremek için bir bölgeden başka bir bölgeye nehir boyunca hareket ederler. Nehir üzerinde kurulan setler, barajlar bu balıkların üst havzalara üst havzalardan da alt havzalara geçişini engeller. Bu nedenle de Dicle Nehri üzerinde kurulan Kıralkızı Barajı, Dicle Barajı, Batman Barajı, Devegeçidi Barajı’nın hiçbirinde balık geçişleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla nehir setleri önlerine kadar gelen balıklar orada da yoğun bir balıkçıkla tahrip edilmektedir” şeklinde konuştu.

‘Dicle Nehri’nde 30 yılın en büyük kuraklığı yaşanıyor’

Dicle Nehri ve çevresindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla kurulan Hevsel Koruma Platformu üyesi Güner Yanlıç, Dicle Nehri’nde son 30 yılın en büyük kuraklığının yaşandığına dikkat çekti. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Yanlıç,”Dicle Barajı’yla birlikte, debisinde büyük su azalmasına neden olmuştur. Buna ek olarak DSİ sulama kanalları nedeniyle tarımsal alanda kullanımı ve bunun özellikle bilinçsiz kullanımı debisini daha da azaltmaktadır. Mesele böyle olunca, Dicle Nehri son 30 yıl boyunca debisindeki suyun azalmasının en büyük dönemini yaşıyor. Bismil’in girişine kadar yani bir 60 kilometreli alan boyunca isimsiz su, su tanımsız su olarak ya da Amed girişindeki Sade Deresi olarak geçilmekte resmi kaynaklarda. Böyle olunca da Dicle Nehri, nehir vasfını yitirdiği için Kıyı Koruma Kanunu’ndan muaf olunmakta ve her türlü talana açık olmakta. Daha öncede bu duruma karşı dikkat çekmeye çalışmıştık. Dicle’nin tarihi vasfını ve değerine kavuşması için elimizden gelen çalışmayı sürdüreceğiz. 40 yıldır Dicle Nehri’nden kum çıkartılmakta. Kumun çıkartılması için de ÇED’in belirlediği kriterlere uyması gerekir. Çıkarılan kum derinliğinin 3 metreyi geçmemesi gerekmesine rağmen 15-20 metreyi bulan derinlikler oluşturulmakta. Bu derinliklerden kaynaklı balık ya da türlü canlıların yaşam alanları daralmaktadır” dedi.

XS
SM
MD
LG