Erişilebilirlik

Orta Vadeli Program Ekonomiye Ne Vadediyor?


Türkiye’nin gelecek üç yıla dair ‘‘ekonomik hedefler kılavuzu’’ ya da ‘‘öngörülebilirliği arttıran bir yol haritası’’ olarak kabul edilen Orta Vadeli Program (OVP) bugün Resmi Gazete’de yayınlandı.


Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından her yıl üç yıllık bir perspektifle hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Kararı ile resmileşen 2021 yılı Orta Vadeli Programı; hükümetin 2022, 2023 ve 2024 yılı hedeflerini ortaya koyuyor.

2015’te Cumhuriyet’in 100. yılı için konan 25 bin dolar hedefinin çok uzağında kalınacak

OVP’de 2021 yılı enflasyon tahmini yüzde 16,2 olarak öngörülüyor.

Enflasyonun 2022’de yüzde 9,8’e, sonrasında ise 2023’te yüzde 8’e, 2024’te de yüzde 7,6’ya düşeceği tahmin ediliyor.

Bu yıla ilişkin büyüme tahmini ise yüzde 9 olurken, ekonominin 2022'de yüzde 5, 2023 ve 2024 yıllarında ise yüzde 5,5 büyümesi bekleniyor.

Kişi başına düşen milli gelir hedefleri de bu verilerle uyumlu. Ancak bu hedefler, 2015’te cumhuriyetin 100'üncü yılında öngörülen 2 trilyon dolarlık bir ekonomi ve kişi başına düşen 25 bin dolarlık gelirden çok uzak.

2013’te 12 bin 635 dolar ile tarihi zirveyi gören kişi başına düşen milli gelirin 2020’de 8 bin 597 dolara düştükten sonra bu yıl 9 bin 489 dolara, 2022’de 9 bin 947 dolara ve 2023’te 10 bin 703 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Dolar cinsinden milli gelirin 2021’de 801 milyar dolara, 2022’de 850 milyar dolara, 2023’de 925 milyar dolara, 2024’te 1 trilyon dolara yükselmesi öngörülürken ortalama dolar/TL kuru beklentileri ise 2021 için 8,30, 2022 için 9,27, 2023 için 9,77 ve 2024 için 10,27 oldu.

Prof. Kozanoğlu: ‘‘Dolar cinsinden mili gelir sekiz yıl öncesiyle mukayese edilemez halde’’

Altınbaş Üniversitesi’nden Profesör Hayri Kozanoğlu, Türkiye’ye yatırım yapan yabancı yatırım çevrelerinin Orta Vadeli Program'ı dikkate aldıklarını, bu nedenle verilerin denge olduğunu söylerken bu programdan bir başarı hikayesi çıkmasının imkansız olduğunu kaydetti.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Profesör Kozanoğlu, ‘‘Yayınlanan program Cumhurbaşkanı’nın ‘ekonominin şaha kalktığı’ yaklaşımını tekzip ediyor. 2013'ten itibaren dünya koşulları değişti, sürekli borçlanarak cari açık vererek ekonomisini sürdüren bir ülkenin eski büyüme performansını sürdürmesi mümkün değildi. Zaten hedefler de bu durumu ortaya koyuyor. Dolar cinsinden milli gelir sekiz yıl öncesiyle mukayese edilemez halde. 2013’te 957 milyon dolar milli gelirin, 2023 hedefi 925 milyar dolar. Demek ki on yılda bir arpa boy gidilememiş olacak. 2023 yılı ihracat hedefi 500 milyar dolardı, OVP’de 2023 hedefi 242 milyar dolar. Yarısından az. Faiz oranlarının da yüksek seyretmeye devam edeceği ortaya konuyor. Bunu nereden anlıyoruz? 2020’de 142 milyar dolar olan faiz harcamaları 304 milyar dolara çıkacak. Zaten en iyimser bir yaklaşımla bile istihdam yüzde 47,8. Bir ekonomide iki kişiden biri çalışmıyorsa o ekonomiden hiçbir parlak hikaye beklenemez’’ dedi.

OVP’ye göre gelecek üç yılda işsizlik düşecek istihdam artacak

Profesör Kozanoğlu’nun dikkat çektiği işsizlik ve istihdam tahminleri aslında son üç yıla göre çok daha iyimser hedefler içeriyor.

2021 yılında işsizliğin yüzde 12,6’den kapanacağını öngören OVP, bu oranın 2022’de yüzde 12, 2023 yılı için yüzde 11,4 ve 2024 için ise yüzde 10,9’ye gerileceğini hesap ediyor.


2020’de 26 milyon 812 bine gerileyen istihdamın bu yıl 28 milyon 641 bine yükseleceğini tahmin eden OVP’nin 2024 yılı istihdam hedefi ise 32 milyon 152 bin.

Bu istihdam artışının işgücüne katılma oranını 2020’deki yüzde 49,3’ten 2024’te yüzde 53,6’ya çıkartması beklense de istihdam oranını (2020’deki) yüzde 42,8’den 2024’e ancak yüzde 47,8’e yükseltebiliyor.

Prof. Güneş: ‘‘OVP, pandeminin sürmesi ihtimali hakkında bir senaryo içermiyor’’

Marmara Üniversitesi’nden Profesör Hurşit Güneş, OVP’nin COVİD-19 pandemisinin etkisini yitireceği varsayımıyla oluşturulduğuna dikkat çekiyor.

VOA Türkçe’nin konuştuğu Profesör Güneş, ‘‘OVP, pandeminin sürme ihtimali hakkında bir senaryo içermiyor. Yeni pikler, etkili yeni varyantlar olursa o iyimser büyüme tahminleri tutmayabilir. Turizmde toparlanma öngörülen hızda olmayabilir. Ancak 2021 ve 2022’de başta ihracat katkısı olmak üzere rekabetçi kur ile ekonominin derhal ayağa kalkacağı hesap edilmiş. Ancak Avrupa ekonomisi bu denli hızlı gelişecek mi? Hep birlikte göreceğiz. Tabii bir de 2022 yılında erken bir seçim ya da 2023’te zamanında seçim bir siyasi istikrarsızlık unsuru olabilir. O da bu büyüme tahminlerini gerçekçi olmaktan uzaklaştırabilir’’ dedi.

XS
SM
MD
LG