Erişilebilirlik

Onbinlerin Umuduydu Enkaz Oldu


Onbinlerin Umuduydu Enkaz Oldu
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:29 0:00

Diyarbakır’ın Lice İlçesinde 1972 yılında kurulan ve bölgede yaşayan on binlerce kişinin umudu olan salça fabrikası, tamamlanmayınca, aradan geçen 46 yılda enkaza dönüştü.Fabrikanın ortaklarının birçoğu artık hayatta değil ama umut hala canlı. İkinci ve üçüncü kuşak varisler fabrikanın açılmasını istiyor.

Lice ilçesinde yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta, artık harabeye dönen binalar hemen dikkat çeker. Temeli 44 yıl önce atılan bu binalar bir zamanlar sadece Lice’nin değil, çevre ilçe ve köylerin de umudu olmuştu. PKK’ya yönelik operasyonlar ve uyuşturucu ile adını duyuran ilçenin çok bilinmeyen bir özelliği daha var. Lice, Diyarbakır ve çevresindeki en önemli domates yetiştiriciliği merkezi konumundaydı. Kendi has büyüklüğü ve tadı ile ün yapan Lice domatesleri birçok kişinin de gelir kapısıydı. Bu binalar da, bu domateslerden salça üretmek amacıyla kurulan fabrikanın enkazı.

1972 yılında bir araya gelen ilçe halkı, bir kooperatif kurarak, işsizliğin sona erdirilmesi amacıyla salça fabrikasının temelini attı. Kimisi yüzüğünü, kimisi bileziğini, kimisi birikimini ortaya koyarak fabrikaya ortak oldu. 1800 üyenin katılımıyla kurulan fabrika, bölgedeki on binlerce kişinin umudu oldu. Yapımı 1980’lere kadar süren fabrikanın inşaatı 12 Eylül askeri darbesi ve bölgedeki olaylar nedeniyle sekteye uğradı. Ancak 1990’larda inşaat tamamlandı, deneme üretim bile yapıldı. Bu sırada ortak sayısı 2 bini geçti.

Fabrika tam faaliyete gireceği sırada güvenlik güçleri ve PKK arasında yoğun çatışmalar başladı. PKK’nın faaliyet gösterdiği bölgeye yakın olan fabrikada çalışanlar can güvenliği nedeniyle bölgeyi terk etti. Bölgenin umudu fabrika böylece kaderine terk edildi. Makinaları yağmalandı, binası yakıldı, yıkıldı. 90 dönüm arazi üzerine kurulan ve 5 binadan oluşan fabrika bir davaya da konu oldu. Hak sahipleri, 1993 yılında yakılan fabrika ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, ‘güvenlikten kaynaklı malvarlığına ulaşamama’ iddiasıyla dava açtı. Dava 2001 yılında tarafların uzlaşmasıyla sonuçlandı. Zararlarının buradan karşılanacağını umut eden hak sahipleri bir kez daha hayal kırıklığını uğradı.

Aradan geçen 44 yılda fabrika harabeye döndü. Hak sahiplerinin çoğu artık hayatta değil. Ancak ikinci ve üçüncü kuşak varisler hala umutlu. Bunlardan biri de Abdulbari Avunç, birçok yakın akrabasının fabrikanın açılması için para koyduğuna dikkat çeken Avunç, Amerika’nın Sesi’ne şunları söyledi; ”Dedem, babam ninem, hatta burada çalışan bir akrabam, burada bekçilik yapıyordu ortaktı. Şimdi salça fabrikamız sahipsiz kaldı. Birçok kişi gelip parçaları, malzemeleri alıp götürdü. Hatta askeriye bile gelip götürdü. Biz bu işbirliğini yeniden yaşatmak istiyoruz. Salça fabrikamız yeniden açılsın istiyoruz. Çocuklarımız için geleceğimiz için istiyoruz. Burası yapılırsa, buralarda çok güzel şeyler olur. Mesela yapılırsa gelip çalışabiliriz. Büyüklerimizin, etkili insanlarımızın bize el uzatmasını istiyoruz.”

İkinci kuşak hak sahibi olan Mehmet Han Akkan da, fabrikanın yeniden açılmasını isteyenlerden. Avukatların hak sahiplerine danışmadan dostane çözüm yaptığını savunan Akkan, “Bunu alanlardan biri benim babamdı. 7500 lira para vermiş. Şimdi fabrika yanmış, nasıl olduğunu kimse bilmiyor. Salça fabrikası yıkıldı ama şimdi burada hak sahibi olanların hakkı var. Bunun yeniden yapılmasını istiyoruz. Bu insanların mağdur olanların haklarının kaybolmamasını istiyoruz” dedi.

Babası ve amcaları fabrikanın hissedarları arasında bulunan Metin Bekiroğlu ise dostane çözümle üyelerin mağdur edildiğini söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Bekiroğlu, “Fabrikada test üretim yapıldı. Fakat başlayan olaylar nedeniyle askerlerin fabrika bekçisi darp etmeleri ve güvenlik endişesi başlayınca fabrika bekçisi görevini bırakıp ilçeyi terk etmek zorunda kaldı. Bundan sonra fabrika atıl duruma geldi ve çürümeye terk edildi, içindeki teknik malzemeler yağmalandı. Fabrika köyler için depo ve hayvan barınağı oldu. Oluşan maddi zararlar için dönemin Lice belediye başkanı Halit Nazmi Balkaş zararların giderilmesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Trilyonlarca liraya mal olan fabrikanın zararlarına karşılık 90 bin İngiliz sterlini (160.000 milyara) karşılığı, dostane uzlaşma adına, 1800 üye mağdur edildi. Alınan 90 bin İngiliz sterlini ile fabrikanın zararlarının karşılanmasına imkan yoktu. Kooperatif üyelerinden habersiz varılan bu uzlaşmadan hiç haberleri olmadı. Büyük bir maddi ve manevi zararlarının olmasına ve mevcut zararları devam etmesine yol açtı. Şimdiye kadar mirasçıları olarak tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi paranın akıbetini öğrenebilmiş değiliz” diye konuştu.

Tüm bu tartışmalardan geriye enkaz kaldı. Enkaz gün geçtikçe çürüyor, Liceliler enkaza bakıp hüzünleniyor.

XS
SM
MD
LG