Erişilebilirlik

Okullara Hizmet Veren Esnaf ‘Kapanma’dan Şikayetçi


Dünyayı etkileyen Corona virüsü salgınında Türkiye’de 11 Mart’ta ilk vaka görüldüğü açıklaması yapılması sonrasında ilk dalga yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla 1 Temmuz itibariyle sosyalleşme mekanları da (sadece alkol ruhsatına sahip bar gibi işletmeler haricinde) yeniden açılarak “normalleşme” dönemine geçiş yapılmıştı. Ancak normalleşme kararı alındığında günlük yeni vaka sayısı, günlük iyileşen hasta sayısından çok daha az seviyeye gelmiş iken ilerleyen günlerde durum değişti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal mesafe, maske takılması gibi kurallara uyularak, salgında yeni vaka sayısı artışına yol açılmaması çağrılarını sık sık yineliyor.

Ancak son günlerde iyileşen hastadan fazla yeni vaka tablosu ortaya çıkması okulları açma kararını etkiledi ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından 12 Ağustos’ta yapılan açıklamada “öncelikle online eğitime başlanacağı” bildirildi. Selçuk, Ağustos’un ikinci yarısı itibariyle özel okullarda ve 31 Ağustos itibariyle ise devlet okullarında online eğitime başlanacağını açıkladı. Okulların fiziki olarak açılmasını 21 Eylül’de planladıklarını belirten Selçuk, o tarih geldiğinde salgındaki duruma ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verileceğini kaydetti.

Okullara Hizmet Veren Esnaf ‘Kapanma’dan Şikayetçi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:11:18 0:00

Okulların kapalı kalmasından, eğitim sektörü içerisinde gelir elde eden esnaf şikayetçi. Okul servisi şirketleri ve personeli, kantinciler ile okullar açık olduğunda çok daha fazla satış yapabildiklerini vurgulayan kırtasiyeciler endişeli.

Okulların 21 Eylül’de de açılamayacağı kaygısı içindeki esnaf temsilcileri, devletten ekonomik yardım beklentisini dile getiriyor.

“Servis araçlarımız yatıyor, destek bekliyoruz”

VOA Türkçe’ye konuşan Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Tuncay Elmadağlı, salgın nedeniyle okulların kapanmasının ve açılış tarihinin 21 Eylül’e ertelenmesinin en çok servisçileri etkilediğini söyledi. Kendileriyle birlikte kantin işletmecilerinin de zarar ettiğini kaydeden Elmadağlı, esnafa yönelik devletten çözüm önerileri beklediklerini dile getirdi.

Türkiye’de geçen eğitim-öğretim yılında 16 Mart itibariyle okullarda yüz yüze eğitime son verildiğini hatırlatan Elmadağlı, “O tarihten bu güne kepenklerimiz kapalı. Bizim Ankara’da 7.350’ye yakın servis aracımız var. Bunu üç grupta topluyoruz. Birincisi okul-memur personeline, diğeri sadece personele ve üçüncüsü ise sadece okullara servis hizmeti veren araçlarımız var. Sadece okul taşıyan aracımız 3.500-4.000 civarında. Altı aydır kontağa basmadık, evlerin önünde yatıyor araçlar. Servisçilerimiz en mağdur kesim olarak duruyor” dedi.

21 Eylül’de yeniden okulların açılmasını umutla beklediklerini söyleyen Elmadağlı, ancak o dönemde de velilerce servis araçları yerine çocuklarını kişisel olanaklarıyla okula bırakma seçeneğinin tercih edilebileceğini ve salgınla ilgili son vaka artışları nedeniyle karamsarlığa kapıldıklarını anlattı.

Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı, “Biz öyle tahmin ediyoruz ki okullar açıldığında da belki 15 gün belki bir ay velilerimiz çocuklarını ya okula göndermeyecekler ya da servis aracına vermeyecekler. Bunu tetikleyecek mesele, Sağlık Bakanımızın açıkladığı rakamlar… İnşallah bu rakamlar düşerse servis taşımacılığına yeniden velilerimizin çocuklarını bindireceklerini düşünüyoruz” ifadesini kullandı.

“Eski ihaleler geçerli olmalı çünkü velilerden ödemesini yapanlar var”

Sektörde “belirsizlik” yaşandığını, okullarca servis ihaleleri de yapılmadığını belirten Tuncay Elmadağlı, yeni ihaleler yapılırsa servisçiler ile veliler arasında sıkıntı yaşanacağını savundu. Elmadağlı, Milli Eğitim Bakanlığı’na “2019-2020 yılı ihaleleri 2020-2021 yılı için geçerli olmalı” çağrısında bulunarak, “Yeni ihaleleri yapmayın, okullarda geçen yılki ihaleyi alan firma devam etsin çünkü zaten okullar Eylül ayında açıldı Mart ayında kapanmıştı. Dört-beş ayımız vardı ve süremiz tamamlanmadı. Bazı veliler parasını ödediler, peşin verenler vardı, taksit yapanlar vardı. Burada da bir belirsizlik oluştu. Bazı veliler paralarını geri aldı bazı veliler, ‘çocuğumuz devam edecek, devam ederken hesaplaşırız’ dedi. Ortaya birçok sorun çıktı. Büyük oranda çözüldü. Ama sıkıntı yaşanmaması için söz konusu okullarda aynı şekilde aynı firmalarla devam edilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Elmadağlı, servis araçlarını ise salgına karşı güveli hale getirdiklerini, dezenfekte ettirdiklerini ve araçlara maske koyduklarını da anlattı.

Kantinciler de Bağ-Kur prim ödemeleri, kredi faizlerinde destek bekliyor

Tüm Kantin İşletmecileri İşveren Sendikası Başkanı Okan Fırat, kantin işletmecileri olarak pandemi öncesinde de hijyene önem vererek çalıştıklarını ve şimdi de hazır olduklarını söyledi. Ancak MEB’in kararıyla okullarda kira ödemeleri durdurulmuş olsa da diğer giderleriyle ilgili sıkıntılarını olduğunu kaydeden Fırat, “Devlet destek paketi açıklanmıştı 25 bin lira idi. Alan arkadaşlarımız oldu, alamayanlar oldu. Faizli kredi alanlarımız oldu ve bunun da süresi geldi. Ertelenme, esnafımızı da sıkıntıya sokacak. Bağ-Kur’umuz devam ediyor. Prim ödemelerimizi veriyoruz. Vergilerimiz, elektriğimiz, suyumuz devam ediyor” dedi.

Çocukları ve toplum sağlığını her şeyden önemli gördüklerini de söyleyen Fırat, “Biz, okullar bir an önce açılsın işte biz de gidelim çalışalım demiyoruz. Tabii ki bu virüs, pandemi Türkiye’mizi dünyamızı terk etsin biz de işlerimizin başına dönelim. Eğer bu süre zarfında mücadeleyle devam edip okullarımız açılmayacaksa bize de ona göre bir önlem alınması lazım. Bizim vergilerimizin, SSK’mızın, Bağ-Kurumuzun devlet tarafından normal bir hibe adı altında destekleyici ücret, asgari ücret kadar da olsa hayatını idame ettirmek adına bir ücret talebimiz olacaktır. Bu anlamda güçlü devletimize inanıyoruz. Yüz binlerce kantincinin zor durumda olduğunu biliyoruz. İnşallah devletimiz bu sesi duyacak ve biz de biraz nefes alacağız” diye konuştu.

“Yüz yüze eğitim olmayınca veliler kırtasiye malzemesi almıyor”

Ankara Kitap Kırtasiyeciler Odası Başkanı Ünal Şimşek ise, yüz yüze eğitim olmazsa neredeyse hiçbir velinin eğitim-öğretim araçları satın almayacağını söyledi.

Eğitimi bu haliyle “uzaktan” anlamlı bulmadığını kaydeden Şimşek, “Öğrenci-öğretmen bir bütündür. Bu bütünü yaparak yaşayarak öğrenmesi yerine böyle hikaye-masal dinler gibi dinlenmesi yanlış. Böyle açılmasına gerek yok” dedi.

Hali hazırda marketlerde kırtasiye ürünü satılması nedeniyle kırtasiyeciler olarak zarar ettiklerini söyleyen Şimşek, şimdi ise hazırlık yapmalarına rağmen okullar halen açılmadığı için zararın sürdüğünü belirtti. Şimşek, “Her yıl okullar açılmadan Ağustos’ta, okulda öğrenci ihtiyaçların tamamını dükkanlarımıza yerleştiririz. Paramız varsa peşin yoksa kredili olmak şartıyla. Çünkü okulların kapanmasını hiçbirimiz hesap etmeyiz. Eğitim-öğretimsiz bir yıl olmaz, bugüne kadar olmadı da” diyerek kırtasiyeciler olarak şimdi ellerinde dükkan dolusu malzemeyle satış yapmayı beklediklerini söyledi.

“MEB 21 Eylül’de okulları açmazsa perişanız”

Peki okullar 21 Eylül’de açılmazsa ne olacak? Ankara Kitap Kırtasiyeciler Odası Başkanı Ünal Şimşek, “Bakanlık okulları açmamış olursa biz perişanız. Ürünlerimiz taksitle almışsa, taksitleri var. Altı aydır okul olmadığı için daha önce ürün satıp borçlarnıı ödeyememiş devletten yardım istemişiz devlet yardım vermiş. O yardımı eski borçlarımıza verdik. Peki yeni borçlarımız, satış olmazsa nereden vereceğiz? Onun için bu, kitap-kırtasiyecinin bir anlamda sonu demektir”dedi.

Kitapçı ve kırtasiyeci esnafı olarak devletten kendilerini korumasını beklediklerini de söyleyen Şimşek, devletten hem sıfır faizli kredi hem de marketlere kırtasiye yasağı gibi taleplerde bulundu. Şimşek, “Türkiye geneline baktığınızda 50 bin civarında kırtasiye esnafı var. Nereden baksanız bir milyon insana ekmek veriyorlar. İş istemiyorlar ama zemin hazırlarlarsa devletin kapısına gelmeden çocuğumuz beslenir, Bağ-Kur primlerimiz ödenir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG